X

İçinden çıkamadığınız duygular mı var: 4 adımda üstesinden gelebilirsiniz

Pek çoğumuz hayatımız boyunca sayısız kere rahatsız edici, can sıkıcı düşüncelere ve duygulara maruz kalıyoruz. Beynimiz hiç susmuyor, devamlı bir fikir akışı var orada. Bu fikirlerin çoğu kısa sürede yenileriyle yer değiştirirken, bazıları da uzun süre zihni meşgul ediyor. Bu meşgul edicilerin, olumsuz ve/veya sizi rahatsız eden düşünceler olması kuvvetle muhtemel. Hiç kendinizi bu zincirleme olumsuz fikirlere kaptırdığınız ve içinden çıkamadığınız ya da bir duyguya her defasında yeniden kapılıp mutsuz olduğunuz oluyor mu? Bu durumlarda ne yapmanız gerektiği yazının devamında.

  • İlk tahlil etmeniz gereken şey, bu fikrin sizi neden bu kadar huzursuz ettiği. Çözülmemiş bir sorundan mı geliyor? Hep ertelediğiniz bir işin yükü mü? Yoksa anlatılmamış, konuşulmamış şeylerin ağırlığı mı? Sebebi her ne ise bulmak, yapılacak en öncelikli şey.Çünkü sebebini bilmediğiniz bir hissiyat ile mücadele etmeniz çok daha zordur. Çözüm odaklı değil, kaçış odaklı olmanıza yol açar. Ne yazık ki bir fikirden kaçmak, onun geri gelmesini önlemez.
  • Sebebi buldunuz. Şimdi, bu çözebileceğiniz bir şey mi ona bakacağız. Sizi huzursuz eden şey biriken işler ise örneğin, en doğru hareket bir an önce yapılacaklar listesi hazırlayıp işe başlamaktır. Bunun gibi hemen, o anda çözebileceğiniz şeyler olabileceği gibi, uzun vadede çözülebilecek veya hiç çözülemeyecek şeyler de sizi huzursuz edebilir.Bazen bir çözüme ulaşmak için beklemek gerekir. Böyle bir durumun içinde olduğunuzda, o an gelene dek, kendinizi huzursuz düşüncelere teslim etmek sizi yıpratmaktan başka bir işe yaramaz. Şunu da unutmayın, çözüm her zaman bizde mevcut değildir. Sizi rahatsız eden dış etkenler olabilir, sizden bağımsız olarak, o an bulunduğunuz çevre ve yaşam koşulları sorun çıkarıyor olabilir. Yapabileceklerinizin neler olduğunu fark edin. İçinde bulunduğunuz durumu nasıl iyileştirebileceğiniz üzerinde durun. İnsanları değiştiremeseniz de ilişkilerinizin işleyişini değiştirebilir, bulunduğunuz çevreye müdahale edemiyor olsanız da o çevrede yaşadığınız deneyimi iyileştirebilirsiniz. 

  • Olumsuz düşünceler kimi zaman da bir sorunun ürünü değildir. Beynimiz bazen çok konuşur ve eğer durmasına izin vermezsek öyle şeyler söyler ki, kendi kendini mutsuz eden bir mekanizmaya dönüşüverir. Beyninizdeki düşünceleri fark edin. Size, bir sorunun alarmını mı veriyor yoksa hiçbir faydası olmayan cümleler kurup sizi dibe mi çekiyor?“Zaten hiçbir zaman başarılı olamayacaktın.”
    “Sen sevilecek biri değilsin.”
    “Sunum yaparken her şeyi eline yüzüne bulaştıracaksın.”

    Bunun gibi cümleler size tanıdık geliyor mu? Bu fikrin bana ne faydası var diye sorun kendinize. Sizi dibe çekmek dışında bir işlevi olmayan cümlelerin akışına kapılıp gitmeyin. Bu fikri beyniniz üretiyor ve bir gerçekliği yok; size hiçbir fayda sağlamayacak. Beynimiz her zaman doğruları söylemez. Kendinize değerinizi hatırlatın ve beyninize kulak asmayın.
  • Ne yaparsanız yapın önüne geçemiyor, bazı olumsuzlukların içinden çıkamıyorsanız sorun daha derinlerde olabilir. Bir uzmandan yardım almayı deneyin. Günümüzde azalmış olsa da hala psikoloğa gitmenin, psikolojik yardım almanın utanılacak bir şey olduğunu düşünen insanlar var. Sağlık mental ve fiziksel olarak bir bütündür ve yardım almakta hiçbir sakınca yok. Daha fazla paylaşım için Instagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Web sitemi ziyaret etmek için hemen tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: İlişkideki beklentiler ve hayal kırıklıkları: “Ben söylemem, o anlasın” düşüncesini bırakın

Cansu Varol: Boğaziçi Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi ekollerini kullanmaktadır. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, panik bozukluk, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale