X

İç mekanlarda sirkadiyen ritminize göre aydınlatma seçiminin püf noktaları

Gün içinde kapalı alanlarda ne kadar vakit geçirdiğinizi hiç düşündünüz mü?

Aydınlatma, kapalı alanlarda kalabilmemizi sağlayan en önemli etkenlerden biri. Çevremize dair sahip olduğumuz bilgilerin büyük bir kısmını görme duyumuzla edindiğimiz düşünülecek olursa, -sağlıklı gözlerin yanı sıra- ışığın hayatımızda ne denli önemli olduğu anlaşılabilir. Yeterli ışık çevremizde olup bitenlerin farkına varabilmemizi sağlarken; ışığın tonu, miktarı ve rengi bulunduğumuz ortamın görüntüsünü, algısını, verdiği hissi ve ambiyansını da değiştirme gücüne sahip.

Çalışma alanlarından mutfaklara, oturma odasından yatak odasına, tüm yaşam alanlarımızda ışık ve aydınlatma modumuzu, davranışlarımızı ve verimliliğimizi etkileme gücüne sahip. 2017 yılında 3 bilim insanına Nobel Tıp Ödülü kazandıran ‘sirkadiyen ritim’ de insan vücudunun biyolojik ritminin ışıkla şekillendiğinin altını çiziyor.

Doğru ışıklandırmanın önemi

İster yemek yapıyor, isterseniz çalışıyor olun; aydınlatma, en az dekorasyonunuz ve eşyalarınızın yerleşimi kadar önemli. Yetersiz ışıklandırma, göz ve baş ağrıları başta olmak üzere, yorgunluk, bel ve sırt ağrılarının da öncelikli nedenleri arasında. Diğer yandan doğru ışıklandırma güvenlik sorunlarını ve hata yapma olasılığını da en aza indirme gücüne sahip. Peki yaşam alanlarımızı doğru şekilde aydınlattığımızdan nasıl emin olabiliriz?

Öncelikle bulunduğunuz ortama ve kullanım amacınıza göre, genel aydınlatma ya da lokal aydınlatmalardan farklı şekillerde faydalanın. Aydınlatmak istediğiniz alanlarda yansıma ve gölge oluşumunu önlemek için ışığınızı doğru şekilde konumlandırın. Örneğin, duvar ve tavan lambaları gibi genel aydınlatmaları, özellikle güneş ışığının ulaşamadığı alanlarda sıcak ve aydınlık bir ortam yaratmak; masa lambası gibi lokal aydınlatmaları, çalışma alanlarında odaklanmanızı kolaylaştırmak; spot ışıkları gibi özel lambaları, dekorasyonunuzda ön plana çıkarmak istediğiniz alanlara dikkat çekmek için kullanabilirsiniz.

Dyson Lightcycle Morph ile günün her saatinde doğru ışık

Baş Mühendis Jake Dyson’a göre, zamanımızın %90’ını kapalı mekanlarda geçiriyoruz. Dyson’ın yeni aydınlatması Dyson Lightcycle Morph™, doğru ışığı sağlama için gün ışığını takip ediyor ve farklı alanlardaki kullanımı için ışık ayarını kendisi değiştirebiliyor.

Diğer Dyson ürünleri gibi Dyson Link mobil uygulamasına bağlanabilen Dyson Lightcycle Morph™, kendiniz için kişisel bir ışık deneyimi yaratmanızı sağlıyor. Dyson Lightcycle Morph™’un sahip olduğu farklı aydınlatma modları da uygulama üzerinden oldukça pratik bir şekilde seçilip değiştirilebiliyor.

  • Ders çalışma modu: Ders çalışmak için önerilen seviyeleri ve akşam saatlerinde mavi ışığa maruziyeti düzenler.
  • Hassas mod: Görsel performansı iyileştirmeye yardımcı olur ve renkleri, gün ışığına çok yakın olarak gösterir.
  • Rahatlama modu: Düşük yoğunlukta rahatlatıcı renk sıcaklığı sunar.
  • Uyandırma modu: Daha doğal bir uyanma ortamı için lambanızı, açılacak ve kademeli olarak aydınlanacak bir şekilde ayarlamanızı sağlar.

 
Dyson Lightcycle Morph™ aydınlatmanızı farklı şekillerde pozisyonlamanız da mümkün:

  • Özel lamba modu: Sanat çalışmalarını ve dekoratif ürünleri sergilemek için yüksek kalitede ışık sunar.
  • Çalışma lambası modu: Odaklı, güçlü ışık sunar ve göz yorgunluğunu azaltmak üzere tasarlanmıştır.
  • Dolaylı lamba modu: Yumuşak arka plan aydınlatması veya mekan duygusunu artırmak için optik başlık döndürülebilir.
  • Ambiyans lambası modu: Azaltılmış mavi ışık ile rahatlatıcı bir ortam için rahatlatıcı bir parlaklık oluşturur.

Dyson Link uygulaması üzerinden kullanıcının konumuna erişebilen Dyson Lightcycle Morph™, ışığı bulunulan konumdaki lokal gün ışığına ve kullanıcının yaşına göre ayarlayarak, gün boyunca doğru ışık sunuyor. Hareket ve parlaklık sensörleri ise, enerji tasarrufu ve çalışma alanınızda sürekli aydınlatma sağlamanıza yardımcı oluyor.

Yer lambası ve masa lambası olarak iki farklı versiyonu olan Dyson Lightcycle Morph™’un içerisinde yer alan led lamba solma yapmazken, içerisindeki Heat Pipe teknolojisi sayesinde 60 yıla kadar dayanıyor.

 
Dyson Lightcycle Morph™ ile tanışmak için tıklayın.

 

Bu içerik Dyson katkılarıyla hazırlanmıştır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale