X

İç çekmek stresi azaltır mı: 4 nefes tekniği ile stres seviyenizi azaltın

Yaşadığımız dönem gibi belirsizliğin yoğun olduğu zamanlarda, hem kendimizde hem de çevremizde stres ve kaygı seviyelerinin arttığına şahit oluyor olabiliriz. Hatta gündelik rahatlama uygulamaları, meditasyon vs. yaptığımızda bile bu süreçte stres seviyelerimizin yine de yüksek olması mümkün. Nedeni, dışsal şartların belki de bizim ömrümüzde hiç olmadığı kadar belirsiz olması… Stres aslında bizim harekete geçmemiz için kimi zaman gerekli. Ancak aşırı yoğunluğu hem bedenimizi hem de zihnimizi ciddi anlamda yoruyor.

Dr. Andrew Huberman, Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Nörobiyoloji Bölümü’nde Amerikalı bir sinirbilimci ve beynin strese ve belirsizliğe nasıl tepki verdiği ve bunlara karşı koymak ve zorluklarla yüzleşmek için neler yapabileceğimizle ilgili harika çalışmaları var. Bu çalışmaların en önemli özellikleri bana göre her durumda uygulanabilir olmaları ve işlevsellikleri.

Huberman’ın laboratuvarı, stresi azaltmak ve otonom sinir sistemini stres modundan, yani sempatik moddan parasempatik, yani “dinlen ve sindir” moduna almayı öğrenmek amacıyla stres tepkimizi neyin etkilediğini araştırıyor. Nefesin parasempatik sistemi aktive etmek için harika bir araç olduğunu gören Huberman ve ekibi, farklı nefes alma modellerinin stres ve huzur duygularını nasıl etkilediğini anlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Buna göre kullanıldığında stres tepkisini azaltan nefes teknikleri şöyle…

İç çekme

Aslında iç çekme derken hayvanlarda ve insanlarda sıklıkla şahit olduğumuz çok doğal bir davranıştan bahsediyoruz. Nefes alırken hemen ardından tekrar nefes alma ve yavaşça nefes vererek tüm havayı boşaltmak. Huberman bu pratiğin birkaç kez yapılmasını öneriyor. Burnunuzdan iki kez nefes alıp sonra ağzınızdan nefes vermenin sizi anında sakinleştirdiğini söylüyor. Sebebi şu; kanda karbondioksitin fazla olması bizi strese sokuyor, bu şekilde iç çekmek akciğerlerdeki ve kan dolaşımındaki karbondioksit ve oksijen oranını hemen dengeliyor ve sakinleştirici parasempatik modun aktivasyonunu tetikliyor.

Burundan nefes alma

Karbondioksiti iyi bir şekilde atmanıza izin verir, azalan karbondioksit sayesinde daha sakin ve daha iyi hissederiz. Ayrıca bu nefes öğrenmeyi ve hafızayı geliştirebilir.

Uzun nefesler verme

Verdiğinizden daha fazla nefes alırsanız, genellikle enerji ve uyanıklık seviyeniz veya otonomik uyarılma düzeyiniz yükselir. Bu yüzden stresli olduğunuzda derin nefes almayın, yapılacak en yanlış şeylerden biri bu olabilir. Hatırlayın, karbondioksitten kurtulmak istiyoruz. Stres tepkisinin çoğu, karbondioksiti düzenleme başarısızlığından kaynaklanır. Bu yüzden özellikle uzun burun nefesleri verin.

Kutu nefesi

Bu teknik eşit sürelerde nefes alma, tutma, verme ve tutma şeklinde ilerler. Örneğin, 3 saniye nefes alın, nefesinizi 3 saniye tutun, 3 saniye nefes verin, nefesinizi 3 saniye tutun. Bunu birkaç dakikalığına, konuşmadığınız bir aktivite içindeyken herhangi bir zamanda yapabilirsiniz. Kutu solunumu, insanları dengeli bir oksijen ve karbondioksit oranında tutar, böylece uyanık halde sakince odaklanarak iş yapmak için harika bir zihin & beden dengesi oluşur.

Tüm bu teknikleri stres modundan çıkmak ya da zihni dengeleyerek gündelik işlerimize daha iyi odaklanmak için her an kolayca kullanabiliriz. Uygulamaları ritüel haline getirip her gün belli zaman dilimlerinde yapmak beynin nöroplastisite özelliği sayesinde nöronlarımız arasında güçlü bağlantılar oluşturmamızı, böylece bilinçli bir şekilde vücudun kendi stres mekanizmalarını strese karşı kullanmayı alışkanlık haline getirmemizi sağlar.

Bu dönemde online bireysel danışmanlık ya da eğitim almak istersen www.iremulgu.com adresimi ziyaret edebilir, bilgi için bilgi@iremulgu.com adresine mail atabilirsin. Mutluluk bilimini keşfetmeye devam etmek için Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma, web siteme ve Youtube kanalıma ulaşabilirsin.

Kocaman sevgiler…

İlginizi çekebilir: Anlam yoksa mutluluk da yok: Mutluluğa dair 7 çıkarım

İrem Ülgü Orhan: Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile besleyerek, doğu batı senteziyle kendi mutluluk atölyelerini tasarlıyor. Bireysel danışmanlık pratiğinde, özellikle kişilerin hedefleri önünde engel oluşturan, farkında olmadıkları düşünce ve davranış kalıplarını fark ettirme ve değişim yaratmaya dayalı kendine has koçluk metodlarını kullanıyor. Amacını "Her geçen gün daha çok kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak" olarak özetliyor. İrem kurucusu olduğu HUB Consulting şirketi ile koçluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermenin yanı sıra, İrem Ülgü Orhan adlı Youtube kanalı aracılığıyla kendi alanıyla ilgili video içerikleri paylaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale