X

Hoşgörü: Negatif olaylar ve durumlar karşısında ılımlı davranabilmenin önemi

Hayatta her zaman yaptıklarımızla anılırız…

Ailemiz, bağlılığımız ve sorumluluklarımızla; iş çevremiz, yaptığımız çalışmalar, başarılar ve hafızalarda bıraktığımız konuşmalarla; çevremiz, imajımızla, davranışlarımızla hatırlar ve yargılar bizi. Statümüz ve oluşturduğumuz kimliğe uygun hareket ederek, her zaman kontrollü olmaya çalışır, imajımızın bozulmaması için uğraşır dururuz. Ama unutulmamalı ki; her şey insanlar için. Bazen çevreden gelen dış etkenler, elimizde olmayan nedenler bizi tuhaf davranmaya itebiliyor.

Negatif olay ve durumların davranışlar üzerindeki etkisi

Düşünün! Çevremizde ne kadar olumsuzluklar, negatif konuşmalar oluyor, üstelik yayılma hızını ölçemiyoruz bile. Adım başı tartışmalar, aile kavgaları, kişisel çatışmalar, kazalar, cinayetler… Bir de bunlara yaşam kaygısı ve bazı ani olaylar eklenince, bazen kişi sergilediği pozitif imajı bozabiliyor. Çok yakın bir zamanda yıllardır tanıdığımız bir kişinin, hiç olmayacağı şekliyle davrandığını görünce düşündüm tüm bunları. O zaman aklıma geldi buz dağının öteki yüzü. Diğer yüzünün nelerle dolu olduğunu hiç bir şekilde bilemiyoruz. O zaman sizce de kişileri bir tek davranışlarıyla yargılamak doğru mu? Bu davranışın altında yatan nedenler ve elbette bir sebebinin olduğunu düşünmek gerekmez mi? Her zaman her davranışın doğru olması mı gerekli? Bazen bardağın taşması, kişiye ait olmayan şeylerin olması, hatalar doğal değil mi? İşte tam burada “hoşgörü” devreye giriyor. Madem insanoğlunun hayatında sevinçler, mutluluklar kadar, acılar ve sıkıntılar da var, o zaman bunları ve davranışa yansımalarını hoş görmek ve buz dağının altını düşünmek gerekiyor.

Üstelik biz aynı olaya o an başka, zaman geçince de daha farklı bakabiliyor ve değerlendirmeler yapabiliyoruz. Demek ki olaylar karşısında bakış açılarımız içinde bulunduğumuz ruha, zamana, mekana, konuma, yaşanılana göre değişebiliyor. Çünkü bizim de buz dağımızın altında bir çok şey yatıyor. O zaman yanlış değerlendirebileceğimizi düşünerek yargılamak yerine hoşgörülü olmak daha çok bize yakışan oluyor.

Hoşgörülü olmak, güzel düşünmek ve bunu beslemek, olaylar karşısında bizim kalkanımız oluyor. Bizi ve çevremizdekileri daha iyi hissettiriyor. Üstelik sürekli bahsettiğimiz ama uygularken zorlandığımız erdemlerden biri olduğunu da unutmamamız gerekiyor.

Olaylara her zaman olumlu yönlerinden bakmanızı ve gül düşünmenizi dilerim… Tıpkı Mevlana’nın dediği gibi:

[quote_box_center]Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünürsün , gülistan olursun
Diken düşünürsün dikenlik olursun…[/quote_box_center]

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.  tıklayınız.  

 

Saygı Günenç: Bir işletmenin en önemli kaynağı "insan" dır. Uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra , insanların mutluluklarını, hüzünlerini, heyecanlarını, başarılarını paylaşabilmenin güzelliğiyle, vizyonumu bu kaynağa daha yakın bir meslekte oluşturdum. "Bu dünyadan aldığının karşılığını yerine koymak her insanın zorunluluğudur." der Albert Einstein. Bu felsefeyle hareket ediyor, yazılarımla bir nebze insanların ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Mesleğimi seviyorum, çünkü insanları seviyorum. Tarihi yerleri gezmeyi, büyüleyici doğayı izlemeyi, denizi çok seviyorum. Binicilik, kayak, su sporlarını yapmaktan mutlu oluyorum. Okumaktan keyif alıyor, bu farklı kapıları açan dünyada uzun süre vakit geçiriyorum. Gözümün nuru blogumda emek harcamanın keyfini çıkarıyor ve paylaşmanın ayrıcalığını yaşıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale