X

Hollywood’un cinsiyetçi yaklaşımlar üzerine kurulmuş ışıltılı dünyası

Heater Graham, Hollywood’ta özellikle son yıllarda daha da artmış olan cinsiyetçi yaklaşımı eleştiren ilk oyuncu değil, ancak geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu konuşmada bu yaklaşımların sebeplerine değinerek olaya farklı bir bakış açısı getirdi.

Esquire dergisinden bir muhabir Graham’a  oynadığı seksi anne figürleri hakkında ne düşündüğünü sorduğunda Graham bunu ‘’Yaptığım isle gurur duyuyorum.’’ şeklinde cevaplıyor.

‘’Aslında gerçek hayatta anne değilim, bu nedenle anne rolünü oynamak benim için oldukça eğlenceliydi. Hayata olan bakış açım sanata olan bakış açımla örtüşüyor aslında. Her şeye pozitif tarafından bakmak ve hayatın tadını çıkarıyor olmak bizim seçimimiz. Pozitif baktığınız sürece her şeyin içinden var olan o parıltıyı bir şekilde yakalayabiliyorsunuz.’’

‘’Tabi sinema endüstrisinin cinsiyet ayrımcılığından hala arındırılamamış olduğunu da söylemek zorundayım. Tamamen cinsiyet ayrımcılığı yapılan, seksist bir endüstrinin içindeyim. Zaten son günlerde vizyona giren filmleri incelerseniz, %80’inin erkekler düşünülerek hazırlandığını kolaylıkla görebilirsiniz.’’

‘’Bu konuyla ilgili elimden fazla bir şey gelmiyor ne yazık ki. Seksist bir dünya ve seksist bir endüstri. Ben istediğim zaman ve istediğim kadar çalışma özgürlüğüne sahip olduğum için biraz şanslıydım. Eğer senaryo sizin bakış açınızı yansıtmıyorsa, bir süre sonra ister istemez kendi fikirlerinize uygun hala getirmeye başlıyorsunuz. ’’

Graham gibi Julia Louis-Dreyfus, Lena Dunham ve Cate Blanchett de Hollywood’un cinsiyetçi yaklaşımlarından bahsederek kadınlar için Hollywood’ta çalışmanın oldukça zor olduğundan bahsetmişlerdi. Film endüstrisinin bu cinsiyetçi yaklaşımı bir gün son bulur mu bilmyoruz, ancak oyuncuların bu konunun farkında olmaları ve harekete geçmeleri umut verici.

İlginizi çekebilir: Estetik algılara ayna tutan film: The Substance film incelemesi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale