X

Hobilerle yaratıcılığınızla tanışın

Bizi biz yapan, neler yaptığımızdır. Seçtiğimiz meslek ve  çevre, tükettiğimiz ürünler, okuduğumuz kitaplar, izlemekten keyif aldığımız programlar kim olduğumuzu belirler. Bunlardır aslında bizleri tanımlayan.

Her geçen yüzyıl hayat mücadelesini daha da arttırıyor ve bizler de yaşamın değerli bir parçası olabilmek adına sürekli bir savaş halindeyiz. Para kazanmanın zorlukları, gelişen teknolojinin insanlarla olan iletişimde bizleri nasıl daha yalnızlaştırdığı, daha bireyci kişiler haline getirdiği son derece aşikar. Bu noktada, kişinin biraz daha kendine dönmesi ve içindeki boşlukları keşfedip, onları doldurması gerekir. Hobiler bu anlarda yardımımıza koşan en etkili çözümlerden biridir.

Hobilerle Uğraşarak Yaratıcılığınızı Öğrenin!

Hobilerimiz de bizim kim olduğumuzu yansıtan bir araç vazifesi görür. Amaç, kişinin hayatının her yönden renklenmesidir. Çünkü edinmiş olduğunuz hobiler ne olursa olsun, kendi özünüze inmeye başlarsınız, ona ayırmış olduğunuz belli bir vakitten ötürü artık zaman konusunda daha disiplinli ve programlı olmaya başlarsınız. Yapmış olduğunuz hobiyle ilgilenen kişilerle ilişki kurmaya başlar daha çok sosyalleşirsiniz.

İnsanı en çok tatmin eden şeylerin başında herhalde kendi yaratıcılığını keşfetmek gelir. Hobiler de zaten yaratıcılığımızı bizlere ve başkalarına göstermemizi sağlar.

Psychologytoday.com sitesinin yazarlarından Michele ve Robert Root-Bernstein (The 13 Thinking Tools of the World’s Most Creative People kitabının yazarları) bu konuyla ilgili kaleme aldıkları makalede,  Winston Churchill örneğini veriyolar. İngiltere eski başbakanı Winston Churchill,  ilk defa 40 yaşında eline bir resim fırçası almış ve kendi ifadeleriyle  yaratıcılığını eninde sonunda ortaya çıkarabilecek, yaşamının en önemli meşgalelerinden biri haline gelen resim sanatıyla tanışmış ve amatör bir ressam olmuş. Burada Winston Churchill de,  kişinin yaratıcılığı ile yaşı kaç olursa olsun mutlaka bir gün tanışması, onunla sıkı bir ilişki kurması gerektiğinin altını çiziyor.

Ayrıca edindiğimiz hobiler zamanla kendilerini satın alınabilecek duruma da sokabilir ve bundan bir kazanç bile elde edebilirsiniz. Ama aslında en önemlisi, hayatımızın her tarafını sarmalamış olan stresin seviyesini büyük ölçüde azaltıp, yerine yeni heyecanları katması. Resim, koleksiyon, spor ve benzeri hobilerle yaşamınızı daha anlamlı bir hale getirebilirsiniz. Daha yaratıcı ve tutkulu olmak için bir hobi edinin, bırakın yaşamınız renklensin.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale