X

Hızlı değişim dönemlerine ayak uydurmak için kendinize sormanız gereken soru: “Ben yaptıklarımı seviyor muyum?”

Ben yaptıklarımı seviyor muyum?

Dünya değişiyor, son hızda.

Bu ay astrolojik anlamda bol tutulmalı, retrolu, istesek de istemesek de değişim yaşatan bir dönemden geçiyoruz. Tutulmalar değişimlerde turbo etkisi yaratır, adeta hızlandırılmış bir seans gibi!

Geçmişte bizi üzenlerden arındığımız, kendimizle yüzleştiğimiz, adım atmamız gerektiği halde tutuk kaldığımız alanları fark ettiren etkiler altındayız. Ön yargılarımızın belki de sadece yanılgı olduğunu fark edeceğimiz, tam da içimize sinmeyen konularla ilgili açılmalar yaşayacağımız günler.

An’da ve akışta kalmak için gelen değişimleri içsel olarak kabul ettikten sonra bu değişimlerin hayatımızda bedenlenmesine izin vermeliyiz.

İçsel ve zihinsel değişimler devam ederken, fiziki plandaki hayatımızı olduğu gibi tutmaya çalışmak acıtır. Düşünüp de uygulamamak, hissedip de harekete geçmemek bizi sıkıştırıyor. An’da ve akışta kalmak için gelen değişimleri içsel olarak kabul ettikten sonra bu değişimlerin hayatımızda bedenlenmesine izin vermeliyiz. Gelişimi hayatımızda, günbegün yaptıklarımızın içeriğinde görmek bizi keyif, neşe ve coşkuya yaklaştırır.

Kendimize soralım:

  • Acaba değişimleri içselleştirebiliyor muyum?
  • En sade halimde miyim? Hayatı olduğu gibi değerlendirebiliyor muyum?
  • Ben her gün yaptıklarımı seviyor muyum? Neden bu rutinle yaşıyorum? Nasıl bir farklılık katabilirim?
  • Eğer sevmiyorsam nasıl değiştirebilirim?
  • Seviyorsam, bu sevgiyi nasıl hayatımın başka alanlarına aktarabilirim?
Aslan sezonunda her şey biraz daha kendi hayatımızın kralı/kraliçesi olmakla ilgili.

Spontane olduğumuzda belli bir kolaylık hissiyle deneyimleriz hayatı. Aslan sezonunda her şey biraz daha kendi hayatımızın kralı/kraliçesi olmakla, oyuncu olmakla, çocuksu bir neşeyle ilgili.

Bariyerleri indirip, hayata bağlanmayı tavsiye ediyorum.

İlginizi çekebilir: Değişim zamanlarında kesinliği korumak için 6 kural

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Duygu Demir: 90’ların proje çocuklarından biriyken (Orta direk ailelerin, “iyi okullardan” mezun, “kurumsal” bir işi olan, evden işe işten eve giden çocuklardan...) dışarda aradığım mutluluğun, mutsuzluk ve tatminsizlik olarak bana döndüğünü çok katı bir şekilde fark ettim. Ve bu anlayıştan çıkmaya niyet ettiğim anda, türlü vesileler sayesinde Kuantum Alan Terapisi, meditasyon ve nefes çalışmalarıyla ilgilenmeye başladım. Yaşam amacımı keşfetmeye odaklandığım her anda, yeni kapılar açıldı önüme. Hayat beni çeşitli eğitim ve seminerlere, kitaplara, hocalara yönlendirdi. Şükürler olsun. Şu anda bir Astrolog ve Yoga Eğitmeniyim; aynı zamanda tam zamanlı bir hayat öğrencisiyim. Hayatta doya doya yaşamak ve hayatı tüm canlılar ve doğa ile paylaşmaktan daha değerli bir şey yok. Her daim sevgiyle kalalım!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale