X

Hindistan cevizi yağı kilo verdirir mi?

Hindistan cevizi yağı cildinizi yumuşak ve esnek tutmaktan kan şekeri seviyenizi düşürmeye kadar birçok olumlu etkiye sahiptir. Kilo kaybı da Hindistan cevizi yağı tüketimiyle bağlantılı olumlu etkiler arasında yer almaktadır. Bu nedenle fazla kilo vermek isteyen birçok insan bu tropikal yağı kahveli içecekler ve smoothieler de dahil olmak üzere yemeklerine, atıştırmalıklarına ve içeceklerine eklemeye başladılar. Bununla birlikte kilo kaybı için sihirli bir besin olarak reklamı yapılan çoğu bileşen gibi Hindistan cevizi yağı da kolay bir kilo verme çözümü olmayabilir. Son yapılan araştırmalar ışığında sizin için bu konuyu derledim. Sorularınız olursa bana Instagram‘dan ulaşabilirsiniz.

Hindistan cevizi yağı neden kilo verdirici olarak kabul edilir?

Hindistan cevizi yağının sağlıklı bir yağ olduğu konusunda hiçbir şüphe olmasa da bu popüler ürünün kilo kaybı için birçok insanın iddia ettiği kadar etkili olup olmadığı halen belirsizdir.

Hindistan cevizi yağı ve mct yağı ilişkisi

Bu yağın kilo vermeye yardımcı olduğu inancı esas olarak açlığı azaltabileceği iddiasına ve ayrıca Hindistan cevizi ürünlerinin orta zincirli trigliseritler (MCT’ler) olarak adlandırılan belirli yağlar içerdiği gerçeğine dayanmaktadır. Peki nedir bu MCT?

MCT’ler, zeytinyağı ve fındık yağı gibi yiyeceklerde bulunan uzun zincirli trigliseritlerden (LCT) farklı şekilde metabolize edilmektedir. LCT’lerin aksine, MCT’lerin %95’i hızla ve doğrudan kan dolaşımına katılır ve hemen yakıt olarak kullanılır. MCT’lerin ayrıca yağ olarak depolanma olasılığı LCT’lerden daha düşüktür. MCT’ler Hindistan cevizi yağındaki yağın yaklaşık %50’sini oluşturur. Yani Hindistan cevizi yağı ve MCT yağı aynı şeyler değildir. Bu nedenle Hindistan cevizi yağının MCT yağı ile aynı etkilere sahip olarak tanıtılmaması ve kilo vermeyle ilgili MCT çalışmalarının sonuçlarının Hindistan cevizi yağına atfedilmemesi gerekir.

Son yapılan araştırmalarda Hindistan cevizi yağı

Araştırmalar Hindistan cevizi yağı tüketiminin iltihabı azaltabileceğini kalp koruyucu HDL kolesterol düzeylerini yükseltebileceğini ve insülin duyarlılığını artırabileceğini göstermiştir. Birçok çalışma MCT yağını kilo kaybına bağlasa da Hindistan cevizi yağının kilo kaybı üzerindeki etkisi üzerine kanıtlara ulaşamamıştır. Çok sayıda insan üzerinde yapılmış çalışma, MCT yağ tüketiminin tokluk duygularını artırabileceğini ve LCT’lerin MCT’lerle değiştirilmesinin etkili bir kilo kaybına yol açabileceğini bulmuştur. Ancak MCT yağı çalışmalarından elde edilen sonuçların Hindistan cevizi yağına atfedilmemesi gerektiğini unutmamak lazım.

Tokluk hissi üzerinde etkileri neler?

Çalışmalar Hindistan cevizi yağının açlığı önemli ölçüde azaltabileceği ve tokluk seviyelerini artırabileceği iddiasını desteklemektedir. Öğünlere Hindistan cevizi yağı gibi yağ açısından zengin yiyeceklerin eklenmesinin mide hacmini artırabileceğini ve düşük yağlı yemeklerden daha fazla tokluk hissine neden olabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte diğer çalışmalar tokluk hissinin yağ asidi doygunluk seviyelerinden etkilenmediği sonucuna varmıştır. Bu nedenle diğer yağ türleri yerine Hindistan cevizi yağını seçmenin tokluk hissi uyandırmak için daha yararlı olup olmadığı belirsizdir.

Kilo kaybı üzerindeki etkileri neler?

Pek çok insan Hindistan cevizi yağı tüketmenin fazla vücut yağını atmanın sağlıklı ve etkili bir yolu olduğuna inanırken, bu teoriyi destekleyen çok az kanıt vardır. Bu yağın kilo kaybını artırma potansiyelini araştıran birkaç çalışma umut verici sonuçlar göstermemiştir. Örneğin 91 yetişkin üzerinde yapılan 4 haftalık bir çalışmada, günde 50 gram Hindistan cevizi yağı, tereyağı veya zeytinyağı tüketen gruplar arasında vücut ağırlığında önemli bir fark bulunmamıştır. Bununla birlikte bazı araştırmalar Hindistan cevizi yağının göbek yağını azaltabileceğini öne sürmektedir.

Obezitesi olan 20 yetişkinde 4 hafta süren bir çalışmada, bu yağdan günlük 2 yemek kaşığı (30 ml) almanın erkek katılımcılarda bel çevresini önemli ölçüde azalttığını gözlemlenmiştir. Benzer şekilde, kemirgenlerde yapılan bazı çalışmalar, Hindistan cevizi yağının göbek yağını azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, bu alandaki araştırmalar hala sınırlıdır. 32 yetişkin üzerinde yapılan 8 haftalık bir başka çalışmada ise, günde 2 yemek kaşığı (30 ml) Hindistan cevizi yağı almanın kilo kaybını veya kilo alımını etkilemediğini gösterilmiştir ve bu yağın kilonuz üzerinde en iyi ihtimalle nötr bir etkiye sahip olabileceğini düşünmüşlerdir. Yani etkilememektedir.

Sözün özü maalesef Hindistan cevizi yağını şu an için kahvenize katmak yalnızca size ekstra bir kalori sağlamaktadır. Yani aslında kalori alımınızı arttırıyor ve kilo almanızı kolaylaştırabiliyor. Normalde sade bir Türk kahvesinin kalorisi bulunmazken Hindistan cevizi yağıyla yapılan bir kahve kalorili oluyor. Bu nedenle beslenmenizdeki zeytinyağını ara sıra Hindistan cevizi yağı ile değiştirmek kalbinize, vücudunuzun savunma sistemine ve göbek çevresi yağlarınıza olumlu etki yapsa da henüz bilimsel anlamda kanıtlar yetersizdir.

Bununla birlikte kilo kaybını artırmasa da dengeli bir diyetin parçası olarak tüketilebilen ve başka birçok amaç için kullanılabilen sağlıklı bir yağdır. Yine de tüm yağlar gibi Hindistan cevizi yağının da yüksek kalorili olduğuna dikkat etmek önemlidir. Genel olarak, fazla kiloları düşürmek için tek bileşenlere güvenmek yerine bütün besleyici yoğun gıdalar tüketerek ve porsiyon kontrolü uygulayarak diyetinizin genel kalitesine konsantre olmak daha faydalıdır.

İlginizi çekebilir: Ödem sorununuza çözüm olacak 5 özel içecek tarifi

Gamze Altınay: Diyetisyen, aromaterapist, voleybolcu, hemşire, doğal ve organik yaşam aşığı biri olarak %100 burslu olarak okuduğum İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik ile aynı anda Hemşirelik bölümlerinden çift ana dal programı onur öğrencisi olarak mezun olarak mesleğime ilk adımımı attım. Koç Üniversite Hastanesi, Liv Hospital, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi başta olmak üzere ondan fazla hastane ve sağlık kuruluşunda çalışarak akademik bilgimi pratikle buluşturdum. Şuan Acıbadem Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimime devam ederken edindiğim teorik bilgileri Bağdat Caddesi’nde yer alan ofisimde siz değerli danışanlarıma aktarmaya devam etmekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale