X

HIIT antrenman yaparken dikkat etmeniz gerekenler

Son günlerde fitness dünyasının yıldızı olarak gösterilen bir egzersiz türü var; o da HIIT yani yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman. Bir şey popülerleşmeye ve daha çok ilgi görmeye başladıkça, insanların bu konuda yaptıkları doğrular ve yanlışlar da daha çok değerlendiriliyor. Biz de Uplifers olarak HIIT antrenman yaparken bilmeniz gerekenleri derledik:

1. Önemli olan yüksek yoğunluk, düşük volüm

Fitness eğitmeni Rachel Vaziralli, “İnsanlar genellikle yüksek yoğunluk dendiğinde yüksek volüm anlıyor. Oysa HIIT antrenmanda önemli olan yüksek yoğunluk, düşük volümdür” diyor. Eğer egzersizler arasındaki zaman aralıkları çok uzunsa, gerçek anlamda bir yoğunluğu yakalayamazsınız.

2. Gerçek bir HIIT’nin süresi ne kadar olmalı?

HIIT bazen 60 dakika veya daha uzun süreli antrenmanlar için kullanılıyor. Oysa uzmanlar, antrenman süresi 30 dakikadan fazlaysa gerçekten yeterince zorlayıcı çalışmadığınızı söylüyor. Bu antrenmanda önemli olan, sürdürmesi güç bir yoğunluğa ulaşmak. Bunu sürdürebilir hale getirdiğinizde, zaten o yoğunluğu kaybetmiş oluyorsunuz.

İlgili yazı: 10 dakikalık HIIT egzersiz programıyla yağ yakmanın formülü

3. HIIT antrenmanları kilo kaybında tek başına etkili değildir

Kardiyoloji uzmanı Dr. Paul Chiam “HIIT antrenmanları, kilo kaybı söz konusu olduğunda ortalama yoğunluktaki egzersizler kadar etkili değildir” diyor. Yüksek yoğunluklu antrenman, sıkı bir çalışma ve sağlıklı bir beslenme kilo kaybı getirir. Ayrıca, American Journal of Clinical Nutrition tarafından yapılan bir araştırma kapsamında yüksek yoğunluklu antrenmanlardan sonra insanların daha fazla yemek yeme eğilimi gösterdiği tespit edilmiş.

4. Kalp veya tansiyon sorunlarınız varsa dikkatli olmalısınız

Yüksek yoğunluklu antrenmanlar genellikle kalp sağlığıyla ilgili sorunları olan kişiler için önerilmiyor. Uzmanlar, bu tür antrenmanların mevcut kalp sağlığı problemlerini kötüleştirebileceğini söylüyor. Ayrıca, bu tür antrenmanlar kan basıncını yükselttiği için yüksek tansiyonu da tetikleyebiliyor.

İlgili yazı: En sevdiğim Tabata HIIT kombinasyonları: Squat ve Handstand Hold

Kaynaklar:
Simply Her
Wellandgood

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale