X

Herkesin hayatıyla ilgili söylemesi gereken 9 cümle

“Sadece bir kez yaşarsın fakat doğru yaşarsan, bir kez yeterlidir.” 
Mae West

Hayat engelli bir koşu, hatta maraton gibi. Emekleyerek başladığımız hayatta büyüyor, karşımıza çıkan büyüklü küçüklü engelleri aşıyor, yapacağımıza inanıyor, zaman zaman yoruluyor ama finale doğru devam ediyoruz. Koştukça alışıyor, hızlanıyor, yaşadıkça yaşamayı öğreniyoruz.

Öleceğimiz zaman hayatımızın bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçeceği söylenir. Böyle zamanlarda vermediğimiz hesapların, söylemediğimiz cümlelerin ve kendimizle ilgili gerçek düşüncelerimizin de aklımızdan geçeceğini düşünmüşümdür hep. Bu yüzden, hayatımızla ve kendimizle ilgili sarf etmemiz gereken 9 cümleyi okuduğumda, Uplifers okurlarıyla bunu paylaşmak istedim.

“Hayatım boyunca yeni fikirler ve deneyimlere açık oldum.”

Gemiler limanda güvendedir; ama orada durmak için yapılmamışlardır. Yaşam boyunca karşımıza çıkan fırsatları değerlendirmek ya da o fırsatları yaratmak adına bir miktar risk almak; her şeyin daha iyi olabileceği fikrine açık olmak demek. Tüm bilinmeyenler karşısında olumsuz bir yaklaşım benimsemek yerine, daha çok “evet” demekle başlayabiliriz.

“Kalbimi ve içgüdülerimi dinledim.”

Sorunların ağırlığıyla dibe batmaktan kurtulmak için hayal kurmak ve bu hayalleri gerçekleştirmek için uğraşmak gerekir. Akıllı davranmak, mantıklı olmak iyidir; fakat yeri geldiğinde içgüdülerimize ve sağduyumuza güvenmek bizi “işte bunu yaptım” dediğimiz hayata doğru yönlendirir. Olmak istediğimiz insana dönüşmek için, kalbimizi de dinlememiz gerekir. 

“Kendime karşı dürüst davrandım.”

Hayatta başkalarına karşı güveni yakalasak bile, en çok güveneceğimiz kişi kendimiz olmalıyız. İçgüdülerimiz bile neyin doğru olduğunu söylediğinde onu izlemek, doğru davrandığımız konusunda emin olmamızı sağlar. Doğru bir insan olduğumuza emin olduğumuz sürece de kendimizi kandırmamız gerekmez.

 

“Bir fark yarattım.”

Her şeyi bir anda yapmamız ya da kitleleri peşimizden sürüklememiz gerekmiyor. Bir tek çocuğun hayatını değiştirmek ya da ihtiyacı olan birine yardım eli uzatmak bile olsa, hayatımızı anlamlandıran bir fark yaratmış olduğumuzun bilinciyle, iç huzurunu yakalayabiliriz.

“Bir başkasının beni tamamlamasına ihtiyacım olmadı.”

Dürüst olmak gerekirse, hayatta ruh eşimiz diyebileceğimiz insanlar; sevgililer, arkadaşlar, dostlar her zaman karşımıza çıkmayabilir. Başka insanlara ihtiyacımız olması doğal. Ancak olduğumuz gibi, bu halimizle tam olduğumuzu ve bir başkasının hayatımızı ancak zenginleştireceğini, belki kolaylaştıracağını bilirsek; o kişi ya da kişileri bulamamamız durumunda sürekli “yarım insan” olma hissinden bizi kurtarabilir. Tek başımıza yaşayabilmeyi, eğlenebilmeyi, gezebilmeyi öğrenmek de “kendi ayakları üzerinde durmak” anlamında en az maddi ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek kadar önemli.

“Kırılabilecek kadar cesur oldum.”

Güçlü insan asla kırılmayan, egosu zedelenmeyen insan değil; böyle durumları kaldırabilen insandır. Kendimizi bir kibir duvarıyla korumak ise pek çok durumda kolay olan yol… Kendimizi, kimsenin bilmediği tuhaflıklarımızda yalnızmışız gibi hissettiğimizde hatırlamamız gereken, dünyada bizimle aynı tuhaflıklara sahip pek çok insan olduğudur. Sadece, insanlara bunları görebilecek ve gösterebilecek kadar yakın olmamız gerekir.

“Canımı yakan insanları affedebildim.”

İnsanlara yakın olmak zaman zaman canımızı acıtabilir ve acı çekerken tüm bunlara değip değmediğini sorgulayabiliriz. Evet değiyor; çünkü emek verdiğimiz her ilişki, her yakınlık canımızı acıtmıyor, bir kısmı da bize en büyük mutlulukları yaşatıyor. Hataların farkında olmak kadar, hatta belki de daha zor olanı insanları affetmek  olsa da, bu üzüntü ve iç sıkıntısından kurtulmanın en kısa yolu.

 

“Zor zamanların üstesinden geldim.”

Anka kuşu misali, zaman zaman ölüp küllerimizden doğmamız gerekir ve bunu yaptığımızda daha güçlü oluruz. Yılmadan ilerlediğimizi, karşımıza çıkan engelleri aşmada kararlı olduğumuzu bilmek büyük bir iç rahatlığı getirir.

“Keşke”lerim olmadı.

Mutluluğa erişmenin basit formüllerinden biridir keşke’lerin hayatımıza hükmetmesine izin vermemek. Herkesin ufak tefek hataları ve pişmanlıkları olabilir ama hayatımızın orta yerinde koca bir keşke; örneğin yanlış bir evlilik, hatalı bir meslek seçimi ya da basitçe, yaptığımız yanlış seçim her neyse onu değiştirecek bir şey yapmamak bizi içten içe yiyen bir olumsuz düşüncedir. İyi olmayı seçmek, bizi mutlu eden şeyleri yapmaya çalışmak, sevdiğimiz insanlarla beraber olmak ve insanların bizi sevmesi için değişmeyi reddetmek; hayatımızın her döneminde geri dönüp baktığımızda doğru şeyi yaptığımızı düşünmemizi sağlar.

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale