X

Herkes için ideal egzersiz programı: Sizin ihtiyacınız olan hangisi?

Hiç egzersiz yapmamanın iyi bir şey olmadığını hepimiz biliyoruz. Mümkün olduğunca her gün yürüyüş yapmanın iyi olduğu da genel geçer bilgiler arasında. Eğer maratona hazırlanıyorsanız, antrenörünüzün yönlendirmesine göre haftada birkaç defa uzun saatler boyunca antrenman yapmanız gerekebilir. Peki bu kulaktan dolma bilgileri bir kenara bırakacak olursak, yetişkin bir insanın sağlıklı olmak adına ne kadar egzersiz yapması gerekiyor?

Dünyanın önde gelen bütün sağlık örgütleri, yetişkin bir insanın egzersiz ihtiyacı için şu noktalarda hemfikir:

– Haftada 150 dakika yürüyüş gibi orta tempolu bir egzersiz yapmak ve bunu haftada 5 gün 30’ar dakikalık periyotlar şeklinde uygulamak

– Haftada 75 dakika koşu gibi yüksek yoğunluklu bir egzersiz yapmak ve bunu haftada 3 defa 25’er dakikalık periyotlar şeklinde uygulamak

– Hangi egzersizi yaparsanız yapın, her seferinde en az 10 dakika boyunca egzersiz yapmak ve tek bir seferde uzun süreli egzersiz yapmak yerine haftanın günlerine yaymak

Haftada iki veya üç defa her bir kas grubu için 60 saniye esneme süresi ayırmalısınız.

Eğer siz etrafta biraz gezinmeyi sevenlerdenseniz, ilk öneriyi yerine getirebilirsiniz. Eğer biraz daha yoğun egzersiz yapmayı seviyorsanız ancak ter içinde kalmaktan da hoşlanmıyorsanız ikinci öneriyi uygulayabilirsiniz. Ya da farklı önerileri birbiriyle karıştırıp kendi programınızı oluşturabilirsiniz. İşte kendinize uygun bir egzersiz düzeni oluşturmanız için size yardımcı olacak birkaç fikir:

  • Her gün evden işe/işten eve giderken 15’er dakika yürüyüş yapabilirsiniz. Böylelikle günde 30 dakika, haftada 150 dakika egzersiz hedefiniz yakalamış olursunuz.
  • Pazartesi/çarşamba/cuma günleri koşuya gidebilir ve her seferinde 25 dakika koşabilirsiniz. Böylelikle haftanın 3 günü orta yoğunluklu bir egzersiz yapmış olursunuz.
  • Haftada bir defa 90 dakikalık nabız hızınızı maksimuma çıkarmayı hedefleyen cycling dersine girebilir, geri kalan en az 3 günde de 15’er dakikalık yeme sonrası hafif yürüyüşler yapabilirsiniz.
  • Pazartesi günleri 30 dakika bisiklet sürebilir, çarşambaları 45 dakikalık fitness/aerobik dersine katılabilir, cumartesi günleri 30 dakikalık yürüyüş yapabilir, pazar günleri ise bir saat boyunca bahçe işleriyle uğraşabilirsiniz.
Atletik bir geçmişe sahipseniz kendinize daha farklı bir program seçin

Eğer siz atletik bir geçmişe sahipseniz, bu programlar size pek uygun olmayabilir. Aslında bu iyi bir haber! Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerisi bu durumda yukarıdaki programdaki egzersizleri ikiye katlamak. İşte atletik veya sporcu geçmişe sahip olanlar için haftalık egzersiz programı:

  • Pazartesi ve perşembe günleri, haftada iki defa 90 dakikalık yüksek yoğunluklu antrenmanlara katılabilirsiniz.
  • Her gün yaklaşık 5 km koşu yapabilirsiniz.
  • Haftada üç defa birer saatlik dövüş sporları dersine katılabilirsiniz.

Egzersiz programınızı düzenlerken burada önemli olan, kendi bedeninizin size ne söylediğini dinlemek. Eğer şimdiye kadar fırsat oldukça spor yapan, arada yürüyüşe çıkan biriyseniz, birden maratona hazırlananlarla aynı programı uygulamaya başlamamalısınız. Veya bir süredir maraton programı uyguluyorsanız ve bedeniniz artık isyan etmeye başladıysa, bir ara vermelisiniz.

Pazartesi ve perşembe günleri, haftada iki defa 90 dakikalık yüksek yoğunluklu antrenmanlara katılabilirsiniz.
Güç, esneklik ve daha fazlası

Aerobik egzersiz dendiğinde, devam eden hareketlerle nabız hızının artırılmasını hedefleyen egzersizler akla geliyor. Ancak bunun dışında da önemli egzersizle var. DSÖ ve diğer sağlık örgütleri haftada iki defa yüksek yoğunluklu kas güçlendirme egzersizleri de yapılmasını tavsiye ediyor. Yani setlerden ve tekrarlardan oluşan ve kas gücünü hedefleyen egzersizler. Bu, kaslarınızı zorlayan herhangi bir egzersiz olabilir. Bu tür egzersizlere ilk başlarda 10 tekrar yaparak başlayabilirsiniz. Ağırlık kaldırma, direnç bandı egzersizleri, beden ağırlığıyla yapılan egzersizler bunlara örnek olabilir. Yani haftada 3 gün koşuyorsanız ve daha fazla egzersiz yapmak için vaktiniz varsa, bunu daha fazla koşu yaparak kullanmayın. Onun yerine egzersiz programınıza haftada iki gün de kuvvet egzersizi ekleyin.

Dünyanın önde gelen sağlık örgütleri, egzersiz programınıza ek olarak şunları da unutmamanız gerektiğini söylüyor:

  • Haftada iki veya üç defa her bir kas grubu için 60 saniye esneme süresi ayırmalısınız.
  • Haftada iki veya üç gün nöromüsküler egzersiz yapmalısınız. Bunu el-göz koordinasyonu veya denge, tüm vücut koordinasyonu gibi düşünebilirsiniz.
  • Sağlıklı bir beden için uygulamanız gereken egzersiz programında nabız hızı, güçlendirme ve esnetme unsurlarının bir arada bulunması gerekir.

 

Kaynaklar:
Lifehacker
Huffington Post

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale