X

Her yara, içinde iyileşme olasılığını da taşır

Nasıl veda edersiniz?
Bir ilişkiyi bitirirken,
Bir şehirden giderken,
İş yerinden ayrılırken,
Nasıl veda edersiniz?

Dürüst olmak gerekirse nasıl veda ettiğimizin karakterimizin göstergesi olduğuna inanıyorum.

Karşındakinin gözlerinin içine bakıp, her şey için teşekkür edip gidebilmek varken, neden birbirimizi suçlayalım ki?

Neden yaşadığımız o güzel günleri yok sayalım?

Geçen gün bir öğrencim bitirmek üzere olduğu ilişkisinde sona geldiğini söyledi. O son konuşma yapılmıştı. Öğrencim uzatmayı oynadığını ve yapması gereken konuşmayı aylarca ertelediğini ve bu yüzden son konuşmanın geciktiğini söyledi.

Bazen o yara bandını hızlıca çıkartmak gerektiğine inanıyorum. Çünkü canım yanar diyerek çıkaramadığımız o yara bandı bedenimizin bir parçası haline geldiğinde yaranın iyileşme olasılığını da yok ediyoruz. Çünkü yarayı iyileştiren yara bandı değildir, ilk müdahaleden sonra yara, hava aldıkça iyileşir, saklandıkça değildir.

İlk müdahale ne demek?

Acının, durumun, kalbinize ilk işlendiği andır. Geçen kış yaptığım motor kazası üzerinden örnek verebilirim. Motordan düştüm ve deli gibi bacağımdan kan akmaya başladı ve söylememe gerek var mı bilmem ama canım çok acıyordu. Bacağımda yara alan yer, kanamaya ve şişmeye başladı. Bacağımın kanaması da, şişmesi de aslında iyileşmeye giden yolda ilk adım biliyor musunuz? Biliyorum insana öyle gelmiyor! Ama hayattaki yaralarımız da tam böyle! Ne yaptım? İlk yaptığım yaramın mikrop kapmasını ve yaranın başka yere bulaşmasını engellemek için onu temizlemek ve kapatmak oldu. Birini kaybettiğimizde, bir ayrılık yaşadığımızda ya da canımız yandığında da bunu yapmıyor muyuz? Önce onu sarıyoruz!

Sonra ufak bir operasyon geçirdim, çünkü durumum ciddiymiş! Bacağımdaki yara yeniden sarıldı ve birkaç hafta evde dinlendim. Ah, evet tıpkı yaşamdaki o derin acıların içinden geçerken olduğu gibi dinlendim. Sonra ne oldu?

Doktor yaramı açtı. Artık hiç acımıyordu ama evet bacağımda tüm bu hikayeyi hatırlatan bir iz bıraktı. Yavaş yavaş iz gidiyor. Bu yaşamda gittiğini görecek miyim bilmiyorum ama o izi gururla taşıyorum. Bana yapabileceklerimi hatırlatıyor.

Hep aynı arkadaşlar, hep aynı…

Her yara, içinde iyileşme olasılığını da taşır. Yaranın kanaması bizi hasta etmez, iyileştirir! Canımız yandığında başvurabileceğimiz ilk adım, onu sarmaktır. Ama yarayı iyileştiren onun sarılması değildir. Zarafetle o yara bandını çıkarıp, yarayı yaşama dahil etmektir. Yara, yaşama karıştıkça iyileşir.

İzi kalır mı? Kalmaz mı? Kalır tabii ki kalır. Ama ruhumda akıttığım her bir gözyaşının izini gururla taşıyorum. Tıpkı bacağımdaki ya da başımın arkasındaki yara izlerim gibi bana yapabileceklerimi ve yolumu hatırlatıyor.

Dolayısıyla uzatmayı oynamadan,

Cesaret ve zarafetle o yara bandını çıkarabiliriz.

Vadesi dolmuş ne varsa,

HAYDİ!

İlginizi çekebilir: Gerçek öğrenme, ancak kendinden bir şeyler ekleyerek gerçekleşebilir

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale