X

Hepimiz, her şeyden sorumluyuz: Lütfen birlikte insan olalım

Her şeyin karıştığı değişik zamanlardan geçiyoruz!

Gündem çok kalp yakıcı, neresinden tutarsanız elinizde kalıyor.

Tüm bunların yanına kendi kişisel gündemimiz de eklince her şey giderek zorlaşıyor değil mi?

O yüzden özellikle böyle zamanlarda ne yaptığımız daha da önem kazanıyor!

Bu ne demek?

Hepimiz her şeyden sorumluyuz! Sadhguru’nun bu sözü halen kulaklarımda çınlıyor! Evet, yapabileceklerim sınırlı ama sorumluluğumuz sonsuz!”

Biliyorum, insan çoğu zaman gündemdeki onca acıyı hissetmemek için sorumlu olmadığını düşünüyor ya da ben mi kurtaracağım diyerek kendini gündemden soyutluyor.

Oysa insanlığımızın en güçlü yanı hissedebilmek. Ama bu gücü kullanmamak için aşırılıkların kurbanı oluyoruz. Seksin, alışverişin, kahvenin, tatlının ya da benzerlerinin bu kadar peşinde koşma nedenimiz hissetmemek değil mi?

Başımızı çevirdiğimizde ne kendi gündemimizdeki sorunlarımız ne de bu ülkedeki sorunlar yok olacak.

Neden bu ülkede, bu isimde, bu etikette doğduk? İnanın bilmiyorum ve bilme isteğimi seneler önce bıraktım ama tüm bunlarla beraber biliyorum ki varlığımın kocaman yaşamda bir anlamı var.

Yolda gördüğüm yere atılmış çöp kadar duyduğum, gördüğüm, dokunduğum, gözümün görmediği, elimin yetişmediği her şeye kadar sorumluyum.

Hepimiz, her şeyden sorumluyuz!

Kesinlikle evet, hissettiklerimizle yapabileceklerimiz sınırlı ve tam da bu yüzden hepimiz kendimize göre insanlığımızı yaşıyoruz!

Kimimiz sosyal medyayı kullanmayı, kimimiz sokaklarda yürüyüşler yapmayı, kimimiz sessizce tüm acıyı kalbine çekmeyi tercih ediyor.

Hangisi doğru?

Hepimizin doğrusu kendi insanlığının izini taşıyor. Başımızı çevirmediğimiz sürece yanlış diye bir şey de yok.

Çok üzgünüm ama başımızı çevirdiğimizde insanlığımızı da kaybetmeye başlıyoruz.

Son dönemde hissettiklerim kalbime çok ağır geliyor, çok üzülüyorum ama bunları yok saymıyorum!

Arkadaşlar, iyi hissetmeme hakkımız var!

Ağlama hakkımız var!

Gülmeme hakkımız var!

İyi hissetmezken bunu iyi yapmak zorunda değiliz.

İyi olmamak, bütüne dair, yaşama dair!

Neden iyiyi kucaklarken kötüyü kovalım?

İyi de, kötü de, insana, bize dair değil mi?

Ben mi ne yapıyorum?

Bazen hissettiklerimle yataktan bile çıkmak istemiyorum. Olduğum yerde öylece kalmak istiyorum.

İyi hissetmemeye izin verirken, insanlığımın elini tutup, bana iyi gelen şeyleri yapmaya, paylaşmaya devam ediyorum. Kaynaklarımdan destek alırken, kırılganlığımın en narin yerinden güçlenmeyi deniyorum.

Hissettiklerimi güvendiğim dostlarımla paylaşırken, sessizce her gün yeniden ve yeniden sadhanama (düzenli yapılan spritüel pratik) oturuyorum.

Lütfen başını çevirme,

Yok sayma,

Kanıksama!

Lütfen insan kalalım,

Lütfen birlikte insan olalım…

Son söz Sadhguru’dan gelsin:

‘Sorumluluk, hayatınızda karşılaşabileceğiniz her türlü duruma en iyi şekilde yanıt verebilmek anlamına gelir. Sorumlu olmak, hayatınızın sorumluluğunu almaktır. Bu, tam bir insan olma yolunda ilk radikal adımı attığınız anlamına gelir; tamamen bilinçli ve tamamen insan. Sorumluluk alarak ve bilinçli yaşama doğru yolculuğa başlayarak, suçu dışarıya veya göğe atma gibi asırlardır süregelen kalıplara son veriyorsunuz. Hayatın sunabileceği en büyük maceraya başladınız: İçe doğru yolculuk.’

İlginizi çekebilir: 

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale