X

Hep geç kalanların bir yere erkenden varmamak için öne sürdüğü 4 sebep

İşte, okulda, arkadaşlarınızla ya da sevgilinizle buluştuğunuzda şu cümle size tanıdık geliyor olabilir: “Kusura bakmayın, geç kaldım.”

İstanbul gibi trafiğiyle ünlü bir şehirde yaşıyorsanız bahaneniz de hazırdır zaten. Çalmayan alarm, evde peşinizde dolaşan çoluk çocuk, aniden gelen telefonlar, kaza yapan otobüs, dersi bir türlü bitirmek nedir bilmeyen öğretmen… Listeyi daha da uzatmak mümkün.

Geç kalmak vurdumduymazlık mı, kurnazlık mı?

İnsanların kronik olarak neden geç kaldığına dair çok şey yazıldı, çizildi. Kimi bu davranışı vurdumduymazlık olarak yorumladı. Doğrusu, insanların bir yere vaktinde ulaşamamasının birçok nedeni var. Ancak, çoğu zaman göz ardı edilen bir gerçek de söz konusu: İnsanlar erkenden gidip ağaç gibi dikilmemek için geç kalıyor.

Kimsenin bırakın bir yarım saat, beş dakika bile beklemeye ne tahammülü ne de zamanı var.

Uplifers olarak bakış açımızı değiştirdik ve bir yere erkenden varmamak adına geç kalanların öne sürdüğü 4 nedeni sizler için sıraladık:

• Bir yere erkenden gitmek zaman ve enerji kaybı: Bir yere erkenden gitmek, yapacak hiçbir işin olmadan boş boş oturmayı gerektirir. Bekleme süresi belirsiz ve muhtemelen kısa olduğundan başka bir işle de uğraşamazsınız. Bir işe el atayım deseniz de vakit yetmez.

Erkenci davranmak huzursuzluk yaratır: Erkenden buluşma yerine varınca bekleme esnasında garip ve huzursuz hissedebilirsiniz. Hatta herkes işi gücü bırakmış, sizi izliyor, sizi yargılıyor gibi gelebilir. Bulunmanız gereken yere birkaç dakika önce varmanız size gurur ve güven duygusu verir. Ancak, çok erken gitmek, bir aptal gibi hissettirebilir. İnsanların sanki o buluşmadan başka bir hayatınız yokmuş gibi düşünmesinden korkarsınız.

• Bir yere erkenden gitmekle fırsat maliyeti arasında bir bağlantı var: Bir başkasının vakti değerli diye düşünerek dakik olmaya çalışırsınız. Ancak, unutmayın ki sizin de zamanınız en az onlarınki kadar değerli. Boş boş sağa sola bakınarak vaktinizi heba etmek yerine, siz de vaktinizi daha üretken bir şekilde değerlendirebilirsiniz.

• Bazen kibar olmak adına bir yere erkenden gitmek istemezsiniz: Bir arkadaşınızın davetine erkenden giderek onları rahatsız etmek istemezsiniz. Hâlâ hazırlıklar sürüyordur ve misafirlerin erkenden gelmesi ev sahibini huzursuz edebilir. Bu yüzden siz de biraz geç kalmayı tercih edersiniz.

Kaynak

Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale