X

Hedeflerinize ulaşmak için “Ne yapmalıyım” değil “Ne yapmamalıyım?” demeye ne dersiniz?

2018 yılına girmeden önce yeni yıl için yeni kararlar aldınız mı? Yeni yıl kararları her ne kadar motive edici olursa olsun, çoğunlukla ilk birkaç haftadan sonra kenara atılmaya mahkum olabiliyor. Kendinize karşı baskı oluşturmamak için 2018 yılında bu sefer yeni kararlar almak yerine, bakış açınızı değiştirip yeni yıl kararlarına karşıt kararlar almaya ne dersiniz? 

Çünkü hayatta yapmanız, sahip olmanız, izlemeniz gereken şeylere odaklanmak yerine, kendinizi sınırlandırmadan ilerlemeye odaklanmak daha iyi sonuçlar getirebilir. Kişisel gelişim koçu Kate Hanley, “Yeni yıl kararlarına karşıt bir liste hazırlamak, hayatta bazı şeyleri kendiniz için nasıl zorlaştırdığınızı fark etmenizi ve en azından bunlardan birkaçından vazgeçmenizi sağlayabilir” diyor.

“Yeni yıl kararlarını yıkan bir liste yapmak, hayatta bazı şeyleri kendiniz için nasıl zorlaştırdığınızı fark etmenizi sağlar”

Neden yeni yıl kararlarını alırken yapmak istediğiniz değil, yapmaktan vazgeçmeniz gereken kararların olduğu bir liste yapmalısınız? Aslında buna en güzel yanıt bir Çin atasözünden geliyor: “Özgür olmaya çalışarak özgür olamazsınız. Ancak kendinizi nasıl hapsettiğinizi fark ettiğinizde özgür olabilirsiniz.

Kendinizi özgür bırakmak, sizi sınırlandıran yeni yıl kararlarından kurtulmak aslında gerçekte ne istediğinizin daha iyi farkına varmanıza yol açar. Ayrıca kariyeriniz için de enerji ve ilham verir. İşte başlamanız için yardımcı olacak 9 fikir: 

“Düşüncelerimi kendime saklamayacağım” 

Paylaşmak istediğiniz bir fikriniz varsa, bundan vazgeçmeyin. Böylelikle fikirlerinizin duyulmasını sağlamak için kendinizi zorlamış olursunuz.

“Kötü bir ortamda çalışmayı bırakacağım”

Zamanınızı çok fazla çalan, size özen göstermeyen insanlarla çalışmayı bırakın. Sizi strese sokan ve anksiyeteye kapılmanıza neden olan insanlarla çalışmaktan vazgeçin. Hiçbir şey, sizin çalışma motivasyonunuzun yıkılmasından daha değerli değil.

“Sorumluluktan kaçmayacağım”

Rahatsız ettiğim için özür dilerim“, “Bir şey söylemek istiyorum“, “Bence” gibi sözlerle cümleye başlamaktan vazgeçin. Bunun yerine söylemek istediğinizi doğrudan söylemenin yollarını arayın.

“Bahaneler üretmeyeceğim”

Bir şeyleri neden yapamadığınızı açıklamaktan vazgeçin. Bunun yerine hatalarınızın sorumluluğunu üstlenin ve gerçeği söylemekten korkmayın. Uzun vadede, bahaneler üretmenin doğruyu söylemekten çok daha fazla enerjinizi sömürdüğü gerçeğini unutmayın.

“Kendimi suçlu hissetmekten vazgeçeceğim”

Suçluluk, bir şeylere sahip olma hakkımız olmadığında duyduğumuz öfkedir” derler. Belki o sevmediğiniz arkadaşınızı davet ettiğiniz için, işten çok erken çıktığınız için kendinizi suçlu hissedebilirsiniz. Suçluluk duygusu sizi ele geçirdiğinde, bir dakika durun ve bu duygunun sebebini inceleyin.

“Yapmam gereken işleri ertelemeyeceğim”

Yanıt vermeniz gereken mailler, zor konuşmalar her zaman olacak. Bu zorluklardan korkup kaçtıkça, onların sizin üzerinizde yarattığı yük daha ağır olur. Bazen zorlukları kabullenip gereken sorumluluğu almalısınız.

“Özgür olmaya çalışarak özgür olamazsınız. Ancak kendinizi nasıl hapsettiğinizi fark ettiğinizde özgür olabilirsiniz.”
“Yapamayacağım sözler vermeyeceğim”

Bazen “hayır” demenin sorun olmadığını, herkesin bunu yapmaya hakkı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Yapamayacağınız sözler vermek yerine hayır demeyi veya iş paylaşımı yapmayı öğrenin.

“Sosyal medyada çok fazla zaman geçirmeyeceğim”

Hayatınızı Facebook, Instagram, Twitter üzerinden yaşamak yerine dışarı çıkın ve gerçek insanlarla sohbet edip, gerçek konuşmalara dahil olun. Bir fotoğraf karesinin içinde yer almak yerine, gerçekten o anı yaşamaya bakın.

Kaynaklar:
Fast Company
Apartment Therapy

 

İlginizi çekebilir: 24 saatinizin tamamını kullanarak gününüzü çok daha verimli geçirmenizi sağlayacak 12 tavsiye

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale