X

“Hayır” Diyemeyenler Kulübü üyeleri için 10 adımda “Hayır” diyebilme sanatı

Herkes uyumlu, nazik ve sevilen biri olmayı ister, bu çok normal.

Ancak bu istek, “hayır” diyemeyen insanlarda, diğer insanları memnun etme çabasına dönüşüyor zamanla. Durum böyle olunca, bu kişiler “hayır” dediklerinde kendilerini huzursuz ve mutsuz hissediyor; hayır derken oldukça zorlanıyor.

“Hayır” dediğinizde kendinizi huzursuz ve mutsuz hissediyor; hayır derken oldukça zorlanıyor musunuz?

Bu duygular size de tanıdık geldiyse siz de Hayır Diyemeyenler Kulübü’ndensiniz. Ama hala emin olamıyorsanız aşağıdaki durumları okuyun. Eğer birçoğu sizi anlatıyorsa hiç şüpheniz olmasın, kulübün harika bir üyesisiniz!

  • Çatışmadan uzak durmak.
  • İnsanları geri çevirmekten, üzmekten nefret etmek.
  • Başkalarının mutluluğundan kendinizi sorumlu hissetmek.
  • Uyumlu olmayan insanlarla anlaşmaya çalışmak.
  • Yapmak istemediği şeylere evet demek.
  • Hayır demek isteseniz de evet demek zorunda hissetme.
  • Hayır dediğinizde suçlu hissetmek.
  • İstekleriniz sorulduğunda fark etmez demek.
Bu durum nelere neden oluyor peki?
  • Kimsenin yapmak istemediği işleri yapmak zorunda kalmak.
  • Stres, yorgunluk ve başka sağlık sorunları yaşamak.
  • Pasif-agresif davranışlar sergilemek.
  • Kendinize ayıracak zaman bulamamak.

Sevgili “hayır” diyemeyenler, hayatınız boyunca sürdürdüğünüz bu alışkanlığı 10 adımda değiştirmek ister misiniz?

1. Tek kelime “hayır”!

“Şu anda”, “Sanmıyorum”, “Emin değilim”, “Olabilir”, “Bir dahaki sefere” değil sadece HAYIR! Hayır tek başına güçlü bir kelime!

2. Pratik yapın!

“Hayır, hayır, hayır” demeye çalışırken istemsizce “evet” çıkıyorsa yanıt olarak, bu durum otomatik bir alışkanlığa dönmüş demektir. Oto-hipnoz tekniğini kullanarak “hayır” dediğiniz durumlar hayal edebilir; böylece sözcüğün üzerinizdeki gücünü kaybetmesini sağlayabilirsiniz. Bu sayede hayır demeniz gereken durumla gerçekten karşılaştığınızda hazırlıklı olur ve rahat hissederek “hayır” diyebilirsiniz.

3. Özür dilemeyin!

“Hayır” dediğiniz için özür dilemeyin. Ekstra bir açıklama yapmayın. Unutmayın, “hayır” demek için izne ihtiyacınız yok!

4. Net olun!

Net olmak, kontrolün sizde olduğunu hatırlatır. Karşıdakinin gözlerine bakın, mırıldanmayın, gevelemeyin. “Hayır” deyin!

5. Sürü psikolojisine kapılmayın.

İstemediğiniz bir şeye herkes “evet” dedi diye kendinizi “evet” demek zorunda hissetmeyin! Herkes uçurumdan atlıyor diye siz de atlayacak değilsiniz!

6. Ertelemeyin!

“Hayır” diyeceğinizden eminseniz, başka bir cevabınız yok ise karşınızdakine “bunu düşüneyim” deyip, onu bekletmeyin.

7. Kendinize zaman verin.

Bir önceki adımın aksine şayet vereceğiniz cevaptan emin değilseniz, düşünmek için zaman isteyin. Bir istekle karşılaştığınızda düşünmeden istemsizce “evet” demek yerine, “biraz düşüneyim, haber veririm” diyebilirsiniz.

8. Reddetme hakkınızı kullanın.

Nasıl insanların istekleri doğrultusunda soru sorma hakkı varsa, sizin de bu istekleri reddetmek hakkınız. Unutmayın, “hayır” dediğinizde kişiyi reddetmezsiniz, yapmanız istenileni reddedersiniz.

9. İnsanları memnun etmeye çalışmayın.

Çoğu zaman istekleri geri çevirememe nedeniniz, insanların hakkınızda olumsuz düşüncelere kapılmasını istememeniz. Ama bilmeniz gereken şey şu, ne kadar nazik ve düşünceli olursanız olun bazı insanlar hakkınızda olumsuz düşünecekler. O yüzden “insanlar hakkımda ne düşünür?” diye endişelenmeyi bırakın ve “hayır” deyin.

10. Alternatif bulun: “Mümkün değil”

Bu iki sihirli kelimeyi kullanarak “hayır” derseniz, yeterince kararlı olduğunuz anlaşılacak ve başka bir şey söylemenize gerek kalmayacak.

Hayırın etkili bir alternatifi: “Mümkün değil.”

“Hayır” demek ya da daha net tavırlarınızı ortaya koymak, sizi hoşlanılmayan bir insan yapmaz. Ya da bundan sonra her şeye “hayır” demenizi gerektirmez. Bu, bundan böyle yaptıklarınız ve yapmadıklarınızla ilgili seçim yapmanızı sağlar. Önceliği başkalarına değil, kendinize vermenizi sağlar. Böylece ilişkileriniz daha şeffaf ve dürüst olurken, kendinize olan öz güveniniz artar.

Bu adımları uyguladıkça, siz “hayır” dediğinizde çoğu insanın kabul ettiğini görüp şaşıracaksınız. Bazı insanların daha evvel “hayır” diyememenizden nasıl faydalanıp sizi nasıl manipüle ettiğini fark edeceksiniz.

Hadi o halde “hayır” demeye başlayın!

İlginizi çekebilir: Abur cubur yemekten kurtulmak ve pişmanlık hissetmemek için 5 öneri

Dilara Kuru: Örgütsel Psikolog, Bireysel ve Kurumsal Danışman 2011'den bu yana yaşadığı İngiltere'de, İkonik markalar üzerine hazırladığı tez ile Yüksek lisansını, Liderlerin Ego Yönetimi üzerine hazırladığı ve geliştirdiği Ego Ölçer ile de Örgütsel Psikoloji alanında doktorasını tamamladı. İngiltere’de bulunduğu sürede, UK College of Hypnosis & Hypnotherapy okulundan, İngiltere'nin tek ‘The British Psychological Society’ onaylı olan Cognitive Behavioural Hypnotherapy (Bilişsel-Davranışçı Hipnoterapi) diplomasını aldı ve Londra'da, takıntılar, bağımlılıklar, korkular, stres gibi çeşitli konularda hipnoterapist olarak çalıştı. 2014 yılında Londra'da düzenlenen 'Pozitif Psikoloji ile Çalışanların Performansı Artırma' sertifika programına katıldı. Aynı yıl, Londra’da bulunan The Coaching Academy’den aldığı Life Coaching (Kişisel Koçluk) eğitimi ile bireysel ve kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaya başladı. Epikürcü mutluluk fikrine dayanarak, mutlu olmak için kurduğu Epiküryen’de Kişisel Gelişim (Örn: Bilişsel-Davranışçı Yaklaşım ve Hipnoz tekniği ile Stres Yönetme, Bağımlılık; Fobi ve Takıntılardan Kurtulma, Performans Kaygısı ile Başa Çıkma); Academy of Management & Sales'de Liderlik ve Yöneticilik, Satış Becerileri alanlarında Örgütsel Psikolog, Bireysel ve Kurumsal danışman olarak hizmet veriyor. Epiküryen'den çalışma alanlarına, Instagram hesabından mutluluk üzerine paylaştığı yazılarına ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale