Hayır demenin gücü: Üretkenlik için hayır demeyi öğrenin

Dünyanın en başarılı insanlarını geri kalandan ayıran en temel fark zaman yönetimi, bir diğer deyişle üretkenliktir. Her gün onlarca talep, rica ve davet ile kuşatıldığımız bir dünyada özellikle ilk bakışta küçük görünen şeylere “evet” demeyi naziklik olarak tanımlarız. Oysa evet’lerin birikerek çığ gibi büyümesi, sadece omuzlarımıza yüklenen sorumluluk miktarını artırmaz. Aynı zamanda kişisel alanların daralmasına yol açarak gereksinim duyulan öz bakımı ve saygıyı alamamamızla sonuçlanır. Birilerini üzmemek adına verdiğimiz onaylar ve sözler, aslında kendimize ayırmamız gereken zamandan çalan tehditlerdir. Gün içinde zihni sürekli meşgul eden bu tür ufak görünümlü büyük sorunlar, yaşadığımız odaklanma ve motivasyon problemlerinin de tetikleyicisidir. Hayır demenin gücü ise kişinin kendine verdiği değerin yansımasıdır. Nitekim doğru kullanıldığında; zamanı, enerjiyi ve dikkati koruyan en etkili yollardan birine dönüşebilir.

Neden “hayır” demekte zorlanırız?

Sosyal hayatta veya iş ortamında birileri bizden bir şey istediğinde ilk tepkimiz genellikle olumlu olur. Doğrudan “evet” demediğimiz durumlarda bile karşı tarafa pozitif bir mesaj verir, hemen kestirip atmaktan kaçınırız. Çünkü “hayır” demek nettir ve karşı tarafa cevap hakkı tanımaz; “evet” ise özellikle kibarca yapılan isteklere verilecek en nazik cevaptır, bu nedenle doğru kabul edilir. Fakat istemediğimiz bir şeyi kabul etmenin baskısı ve o işe ayrılacak zamanın bizden çalınacak olması aklımıza geldiğinde, kendimizi bunalmış ve sıkışmış hisseder, neden hemen “evet” dediğimizi sorgularız.

Aslında sosyal varlıklar olarak hepimiz reddetmenin getirdiği suçluluk duygusundan korkarız. Bu nedenle birini hayal kırıklığına uğratma veya bir fırsatı kaçırma endişesine boğuluruz. Söz konusu başarı ve başarılı insanlara geldiğinde ise durumun onlar için böyle olmadığını görürüz. Örneğin; Steve Jobs ve Warren Buffett gibi isimlerin, kendi başarıları önündeki ufak ricaların tümünü kabul ettiğini düşünebiliyor musunuz? Elbette hayır. Çünkü çok başarılı insanların neredeyse hiçbiri “hayır” demekten korkmaz veya bunu kaba olarak adlandırmaz. Tersine, bunu gerçekten istediğimiz şeylere tam kapasiteyle odaklanmamızı sağlayan nadir bir güç olarak görür. Gerçekten de genel ortalamaya bakıldığında, çekinmeden “hayır” demek bir süper güç olabilir. 

Neyse ki zamanınızı ve üretkenliğinizi geri kazanmak için günlük hayata uygulayabileceğiniz etkili “hayır” deme stratejileri var:

1. “Şu an olmaz” mantığını kullanın

Bir talebi reddederken konuyu kendi içinizde değerlendirin ve kişisel sınırların önemini hatırlayın. Eğer karşı tarafı kırmaktan çekiniyorsanız neden istemediğinizi açık bir dille ifade edin. Örneğin; “Harika bir fikir gibi görünüyor ama şu an buna ayıracak vaktim yok” gibi bir cevap vermenin hiçbir sakıncası yoktur. Böyle bir davranış, karşı tarafın gereksiz beklentilere girmesini önleyerek size ve sınırlarınıza saygı duymasını sağlar.

2. “Kesinlikle evet” diyemiyorsanız yanıtın “hayır” olduğunu hatırlayın

Ne cevap vereceğinizi bilemediğiniz durumlarda iç sesiniz “kesinlikle evet” demiyorsa, “hayır” demeyi tercih edin. Çünkü hayatta bazı kararsızlıklar yaşamak normaldir. İlk bakışta iyi gibi görünen ama vaktinizden çalacağını bildiğiniz teklifleri kabul etmek, sonradan genellikle pişmanlık yaratır. Kararsızlık anlarında veya geçiştirmek için verilen “olabilir” gibi olumlu yanıtlar, konu üzerine sakince düşünme fırsatı bulduğunuzda sizi gereksiz bir yükün altına sokar. Bu tür durumların gelecekteki zamandan çalmaması için içinizin tamamen ısınmadığı konulara “hayır” demeyi deneyin. Bu tutum, ilk başta zor görünse de sonradan epey iyi ve öz güvenli hissettirir.

3. Karar yorgunluğunu azaltmak için sınırlar çizin

Hayatın içindeki bazı alanlara otomatik “hayır” yanıtları atayarak günlük karar yorgunluğunu azaltın. Mesela “Hafta içi akşamları müsait olmuyorum”, “Hafta sonlarını kendime ayırıyorum”, “Salı günleri yoga seansında oluyorum” gibi kurallar koyarak o aralıkta gelecek isteklerin tümünü toplu şekilde reddedin. Kişisel alışkanlıklar ve günlük rutinlerden doğan bu kural, sürekli yanıt verme çabasını ortadan kaldırarak anlık zihinsel yükü ortadan kaldırır. Bu da yaptığınız işe ve kişisel rutinlerinize daha iyi odaklanmanızı sağlar.

Hayır demek, beraberinde kaçınılmaz bir başarı ve odak getirir. Binlerce farklı fikri görmezden gelerek kendi alanlarını benimsemek ve kurallarına saygı duymak, güçlü karakterin göstergesidir. Bu durum hem profesyonel hem romantik ilişkilere denge getirerek, gereksiz iş ve duygu yükünün üzerinizde ek baskı oluşturmasını önler. Daha sağlıklı ve odaklı düşünerek, yapmak istediklerinize yönelecek zamanı ve enerjiyi de ancak bu şekilde bulursunuz. Gün sonunda başardıklarınız ise o an zor görünen “hayır”ların gücünü kesin olarak kanıtlar.

Kaynak: psychologytoday, jamesclear

İlginizi çekebilir: Aile içi iletişimde kuşak farklarını aşma yolları

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!