X

“Hayır” demek dünyanın sonu değil!

Türk toplumu olarak merkez odaklı değil çevre odaklı bir hayat yaşamaya meyilliyiz. “El alem ne der?” kavramı her evin kapısını çalmıştır. Kınanan komşu kızları, ayıplanan mahalle çocukları ve kıyaslanan, örnek gösterilen akraba çocukları ile büyür her Türk genci! Hal böyle olunca başkaları tarafından nasıl değerlendirildiğimiz ve görüldüğümüz de üst düzey bir önem teşkil ediyor.

Kendimizi nasıl gördüğümüz hiç önemli değil, esas olan o karşı komşunun bizim hakkımızda konuştukları. Gerekirse bir maske arkasında ömür geçirmeye razıyız, dışarıya sergileyeceğimiz o ideal imaj için. Cem Yılmaz’ın da gösterisinde söylediği gibi “bilmiyorum” kavramı bizde yok. Her şeyi bildiğimizi düşünürüz, bilmesek de bilir gibi yaparız. İşte “hayır” kavramı da aynen böyle, neredeyse sözlükten çıkarılacak. Herkesi memnun etmeye yönelik izlenimler ile büyüyen Türk insanı, hayır demenin ve bireysel olmanın ne olduğunu bilmiyor maalesef. Bunun rahatsızlığını duyan kişiler veya hayır demeyi bilmeyen kişilerin ortak özellikleri bencil olma korkuları.

Kişiler hayır demenin adaletsizlik olacağını ve kendisine de aynı adaletin sağlanması için hayır demediklerini ifade ediyorlar.

Fobi derecesinde olan bu korku tüm kişinin bireysel kimliğini ve hayatını yönetiyor. Aşırı bir adalet kavramı da söz konusu. Kişiler hayır demenin adaletsizlik olacağını ve kendisine de aynı adaletin sağlanması için hayır demediklerini ifade ediyorlar. Ötekini kırmamak veya ona karşı gelmemek adına kendinizi ne kadar kırdığınızı, incittiğinizi fark edebiliyor musunuz? Başkalarının gözünde iyi, merhametli, sevilen, onaylanan kişi olmak için kendinizi onaylamadığınız durumların içine sokuyorsunuz. Herkes tarafından sevilmek, iyi anılmak ve kabul görmek imkansız bir hayaldir. Hayır demeyi beceremeyen kişiler, bu imkansızlığın farkında değiller. Burada asıl sorulması gereken soru “neden herkes tarafından sevilmek, kabul görmek, iyi anılmak istiyorum?” olmalı. Belli bir ruhsal gelişimi tamamlayan ve sağlıklı kendilik algısı olan bireylerin böyle bir isteği yoktur. Onlar; sadece önem verdikleri kişilerce önemli olmayı tercih ederler, daha da ötesi; söz konusu kendi karakter yapıları veya hayat görüşleri olduğunda önem verdikleri kişileri bile karşılarına almayı göze alırlar. Çünkü bu bireylerde değer kaybetme korkusu yoktur, değerli olmalarını karşı tarafı memnun etmeye bağlamazlar.

Peki hayır diyememenin altında hangi nedenler yatıyor?

Hayır diyememenin temeline indiğimiz de birçok ruhsal problemin altında yatan özgüven problemi yer almaktadır. Bununla beraber; hayır diyemeyen kişilerin çoğunlukla boyun eğicilik ve fedakârlık şemaları bulunmaktadır. Fedakarlık şeması olan kişiler kendi ihtiyaçlarını ve istekleri yok sayarak öteki için her daim ve her durumda kendini feda etme eğilimindedirler ve bunu normal kabul ederler.

Hayır diyememek her anlamda hayatın kalitesini düşürüyor.

Boyun eğicilik şemasında ise kişi olası bir çatışmaya girdiğinde kendi haklarını, düşüncelerini savunamayacağına, karşı tarafça alt edileceğine veya bir çatışmaya girerse er ya da geç intikamının alınacağına inanarak karşısındaki kişilere hayır diyemez. Bu inanç çerçevesinden bakıldığında gerçekten hayır demek çok korkutucu olabiliyor. Ama sağlıklı bir hayat bu şekilde devam edemez, çünkü kişi her istemediği duruma maruz kaldığında ve hayır diyemediğinde, içinde kendisini yok saymanın yarattığı duygu ile öfke patlamaları yaşıyor olur. Aynı zamanda kişi pasif agresif tutumlar sergileyerek, nitelikli ilişkinin dinamiğini bozuyor. Somatik rahatsızlıklar (psikolojik kökenli fizyolojik yakınmalar) başlıyor. Yani hayır diyememek her anlamda hayatın kalitesini düşürüyor.

İlginizi çekebilir: Ruh sağlığımızı olumsuz etkileyebilecek 5 alışkanlık

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Nihal Tural: Nihal Tural; Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümünü ve Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü yüksek lisans mezunudur. Öğretim hayatının yanı sıra alanında uzman kişilerden terapi eğitimlerini de tamamlayarak Bilişsel Davranıçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi, şema Terapi ve Cinsel Terapi uygulamaya hak kazanmıştır. Mesleğini seven bir terapist olarak kendini geliştirmeye devam etmekle beraber, engelli bireyler ile çalışmalar yapmıştır. İstanbul'da özel danışmanlık merkezinde yetişkin bireyler ile çalıştıktan sonra Ankara'ya taşınarak Özel Arte Cerrahi Hastanesi bünyesinde çocuk, ergen ve yetişkinler ile psikoterapist olarak çalışmaktadır

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale