X

Hayatlarımızı şekillendiren çizdiğimiz sınırlardır

Hayatlarımız evet ve hayır dediğimiz şeyler tarafından şekillenir. Evet ve hayırlarımız ise sınırlarımıza bağlıdır. Peki sınırlar nedir? Bunları nasıl inşa ederiz? Ve sınırlarımız ihlal edildiğinde nasıl iyileşiriz?

Hayatımıza ve insanlarla ilişkilerimize sınırlar çizmek, sağlıklı bir ruhsal gelişimin ve iletişimin olmazsa olmazıdır. Sandığımızın aksine oldukça zor olabilen bu şeyi başardığımızda bunalmış, bitkin ve stresli olmaktan kendine güvenen, kararlı ve sağlıklı ilişkiler kuran bireyler olmaya doğru yol almaya başlarız.

Sınırları inşa etmek

Sınırları onlara en çok ihtiyaç duyduğunuz yere koymak için anahtar olan şey fırtınalı duyguları kontrol etmektir. Kendi ‘evet’inizi ve ‘hayır’ınızı dinlediğinizde diğer insanlar kızabilir ya da hayal kırıklığına uğrayabilirler. Ancak duygulara kimi zaman sınır koyulması gerekir. Evet ve hayırlar duygu değildir. Bu yüzden başkalarının duygularını ve bazı zamanlarda da kendi duygularınızı dinlemek yerine içinizdeki sesin evet mi hayır mı dediğine kulak vermelisiniz. Çünkü içinizdeki sesin, yani size evet ya da hayır diyen o pusulanın yapmaya çalıştığı tek şey size iyi bakmaktır. Ve size iyi bakacak pusulanıza ve sınırlarınıza izin verirseniz, bu stresinizi azaltacaktır.

İlginizi çekebilir: Duygusal sınırlar koymamız gerektiğini nasıl anlarız?

Sınırlar ve stres

Stres, yukarıda bahsettiğimiz evet-hayır pusulasının üzerinin bulutlarla kaplanmasına neden olur. Bir diğer ifadeyle karar verme yetimiz strese karşı oldukça duyarlıdır. Öte yandan iyi çizilen sınırlar, stresin azalmasını sağlar. Transform Your Boundaries kitabının yazarı Sarri Gilman, ironik bir şekilde sınır çizme işleminin de birey üzerinde stres yarattığını ifade etmektedir. Ancak bu stres  iyi çizilemeyen sınırların  yarattığının yanında çok küçüktür ve sınır çizmenin kısa stresinin bir kez üstesinden geldiğiniz zaman rahatlamayı iyice hissedersiniz.

Sınırları koruyabilmek

Duygularınızı sınırlarınızdan ayırdığınızda, evet ve hayırlarınıza kulak verip buna uygun davrandığınızda ve kendinize ait net sınırlar çizip buna göre yaşamaya devam ettiğinizde dahi işiniz bitmiş sayılmaz. Çünkü hayatta sınırlarınıza meydan okuyacak kişiler ve şeyler her zaman olacaktır. Aslına bakarsanız evet-hayır pusulanızı desteklemek için yapabileceğiniz üç şey var. Bunlardan ilki kendinize iyi bakmanızdır. Kendinize her ne şartta ve durumda olursa olsun mutlaka zaman ayırmalı ve kendinizle ilgilenmelisiniz.

Yapılacak ikinci şey kaynak ağına uzanmak ve onu inşa etmektir. Pusulanız, mücadele ettiğiniz zorlukta size rehberlik edebilmek için yeterli bilgiye sahip olmayabilir. Her alanda uzman değiliz. Bu yüzden söz konusu uzmanlığa sahip insanları bulun. Destek grubuna katılın, terapiste gidin, ders alın, ulaşın.

Yapılacak üçüncü şeyse, sorumluluklarınızı seçmeye ve mücadele ederken zamanı sınırlama konusuna gerçekten odaklanmanız olacaktır. Mücadele ederken, üzerimizde, tepeden aşağı gelen tonlarca sorumluluğumuz olur, bize ne kadar şey yüklenirse yüklensin, bunların hepsini yapabilmemiz mümkün değildir. Bu yüzden nelerden sorumlu olup olmayacağınıza karar vermek zorundasınız ve kalanını bırakmalısınız.

Sarri Gilman’ın sınırlar ve evet-hayır ile ilgili konuşması için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

 

İlginizi çekebilir: Hayır deme korkusu: İlişkilerimizde neden sınır çizemiyoruz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale