X

Hayatınızı değiştirecek kolay ve hızlı ezberleme teknikleri

Pi sayısının virgülden sonraki üçüncü basamağını hatırlayan birinin sizden ne farkı olabilir? Bunun doğuştan geldiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu doğal bir yetenek değil; teknik ve tekrar yaparak kazanılmış bir beceri.

Hızlı ezberleme teknikleri

Uplifers olarak sizler için hafızanızı nasıl geliştirip hayatınızı değiştirebileceğinizin yöntemlerini derledik:

1. Bölümlere ayırın

Bilginin depolanabilmesi için bir boyutu olması gerektiğini biliyor musunuz? Aslında çevrenizde bunun sayısız örneğini görebilirsiniz. Kredi kartlarının numaraları, seri numaralar, sayıların basamaklama sistemleri, telefon numaraları, otomobil modelleri…

Bilim insanları ve pazarlama uzmanları da bir bilginin hafızaya alınabilmesi için ideal bölüm sayısının 3-4 olduğu görüşünde. Sahip olduğunuz bir bilgiyi üç veya dört bölüme ayırarak hafızanızda daha kolay tutabilirsiniz. Bölümleme için birkaç sistem kullanabilirsiniz:

Kategorilere ayırma

En önemli bölümleme teknikleri arasında kategorilere ayırmayı sayabiliriz. Bunu, aslında nesneleri veya bilgiyi bazı ortak özelliklerine dayanarak yeniden gruplara ayırma olarak düşünebilirsiniz. Bu ortak özellik herhangi bir şey olabilir; renk, alfabetik özellikler, fiziksel büyüklük, tür, tutar, yaş, zorluk, vs.

Örneğin alttaki 15 hayvan ismini hafızanızda tutmanız gerektiğini düşünelim:

Fare, Bukalemun, Karga, Kedi, Somon, Köpek, Fil, Yunus, Yılan, Tuna balığı, Tavus kuşu, Zürafa, Güvercin, Su aygırı, Timsah

Listedeki hayvanları türlerine göre ayırarak daha kolay akılda tutabilirsiniz.

Evcil hayvanlar: Fare, Kedi, Köpek

Deniz hayvanları: Tuna Balığı, Somon, Yunus

Kuşlar: Karga, Güvercin, Tavus kuşu

Soğukkanlılar: Yılan, Timsah, Bukalemun

Büyük olanlar: Fil, Zürafa, Su aygırı

Böyle bir liste sayesinde hafızanıza almak istediğiniz şeyler arasında bir bağlantı kurabilirsiniz. Örneğin “fare”kelimesi gözünüzün önüne geldiğinde “evcil hayvanlar” kategorisini veya “kedi” kelimesini hatırlamanız daha kolay olur.

Bölümlere ayırma

Çok sayıda bilgiyi belli bir sıraya göre akılda tutmanız gerekiyorsa, daha sistematik bir bakış açısını tercih edebilirsiniz.

Örneğin yukarıdaki kategorileri numaralandırın ve ilk önce 1 numaralı kategoride yer alan evcil hayvanları ezberleyin. Ardından 2 numaralı kategorideki deniz hayvanlarını ezberleyin. Sonrasında ise 1 ve 2 numaralı kategorileri bir arada ezberlemeye çalışın. Aynı şeyi 3 ve sonraki kategorilere de sırasıyla uygulayın.

2. Aralıklı tekrar

Tekrarlama etkisi, bir şeyleri tek bir seferde akılda tutmaktansa zamana yaymanın daha başarılı sonuçlar verdiğini gösteriyor. Ancak bu kadar başarılı olmasına rağmen bazen bu teknik gözardı edilebiliyor. Aralıklı tekrar yönteminin uygulamasını kolaylaştıracak bazı teknikler var:

Aralıklı tekrar kartları

Belki de en kullanışlı yöntemlerden biri. Bilmediğiniz yabancı kelimeleri, bazı listeleri veya başka bilgileri hafızanızda tutmak için aralıklı tekrar kartları kullanabilirsiniz. Bu tekniği uygularken, anlamını bildiğiniz kartlarla vakit harcamak yerine bilmediğiniz kartlara ağırlık verin. Ayrıca, bu tekniği uygulamak için kart hazırlamakla uğraşmanıza gerek yok, bunun için üretilmiş mobil uygulamalardan yararlanabilirsiniz.

3. Hafızayı anlamak

Bir şeyi ezberlemeyi kolay ya da zor yapan şey nedir? Bir şeyin neden zor olduğunu tanımlayabilirseniz, kendi bakış açınızı da ona göre yönlendirebilirsiniz.

Bir şeyi hafızaya almanın neden zor olduğuna dair gerekçeler:

Yakınlık: Belli bir zaman diliminde ne kadar karşınıza çıkıyor?
Boyut: Büyülüğü nedir?
Sıra: Hangi mantığa göre oluşturulmuş?
Dikkat çekme: İlginç olan tarafı ne?
Karmaşıklık: Ne kadar zor?
İlgi: Sizin için ne kadar kullanışlı?
Önem: Hayatınızda nasıl bir değişiklik yaratabilir?
Aciliyet: Ne zaman ihtiyacınız var?
Soyutluk: İçinde bulunduğunu duruma ne kadar uyuyor?
İnsancıllık: İnsan tecrübesine ne kadar uygun?
Hissiyat: Duyularınız nasıl algılıyor?

Hafızaya alma stratejinizi geliştirmek için şu yöntemi kullanabilirsiniz:

Yakınlık: Daha sık görün
Boyut: Bölümlere ayırın
Sıra: Sizin için daha anlamlı olacak şekilde yeniden kurun
Dikkat çekme: Onunla ilgili eğlenceli bir hikaye bulun
Karmaşıklık: Daha kolay adımlar haline getirin
İlgi: Ne kadar kullanışlı olduğunu keşfedin
Önem: Bir hedef koyun
Aciliyet: Son tarih belirleyin
Soyutluk: Etrafınızdaki bir şeylerle ilişkisini kurun
İnsancıllık: Başrolde sizin olduğunuz bir hikaye yaratın
Hissiyat: Ona bir başka duyunuzla yaklaşın

4. Hazırlanma

Hafıza yeteneğinizi güçlendirmek için hazırlanma evresinin önemini gözardı etmeyin. Olimpik atletlerin tek bir performans için aylarca hatta yıllarca hazırlandığı göz önüne alınırsa, hazırlık evresinin önemini kavramak pek de zor değil. İşte hazırlanma evresi için birkaç ipucu:

Sözlü şarkılar yerine enstrümantal müzikleri tercih edin

Müzik dinlerken, sizinle konuşan birini ne kadar dinleyebilirsiniz? Müzik, özellikle de şarkı sözleri beyindeki dil merkeziyle etkileşim içindedir. Bu yüzden şarkı sözlerinin yoğun olduğu müzikler dinleyerek hafıza yeteneğinizi sabote etmiş oluyorsunuz. Hafızanız için müzik dinlemek istiyorsanız, şarkı sözleri olmayan enstrümental müzikleri tercih edin.

Bağlantınızı kesin

Facebook bildirimlerinin veya gelen maillerin sizi bölmesine izin vermeyin. 20 dakika her şeyi susturun ve sadece hafızanıza odaklanın.

Optimal hafıza zamanı belirleyin

Bir şeyleri hafızaya almak için en uygun zaman enerjinizin yüksek, zihninizin temiz ve bölünmediğiniz zamanlardır. Birçok kişi sabah çok erken veya akşam çok geç saatlerde, herkes uykudayken daha rahat ders çalışır.

Etrafta gezinin

Ayağa kalkmak ve yürümek kan akışını hızlandırıp, kasları harekete geçirip, tetikte olmanızı sağlarken oturmak kan akışını yavaşlatıp beyne daha az oksijen gitmesini sağlar. Eğer mümkünse ezberlemek istediğiniz şeyi alın ve ayağa kalkın, odanın içinde ufak turlar atın.

5. Ön izleme

Ezberlemenin en etkin ve kolay yöntemlerinden biri de ön izleme. Ezberlemek istediğiniz şeyi tekrar tekrar ön izleme yaparak, kavramı ve anlamını daha kolay içselleştirebilirsiniz. Bunun için de şu önerileri yerine getirebilirsiniz:

– Konuyla ilgili araştırma yapın.
– Videolu anlatımları araştırın.
– Göz gezdirin. Başlıklara, büyük veya daha koyu harflerle yazılanlara dikkat edin.
– Konuyla ilgili özet bilgileri araştırın.
– Konuyla ilgili sıkça sorulan soruları ve yanıtlarını araştırın.
– Grafiklerden yararlanın.

İlginizi çekebilir: Hafızanızı güçlendirmek için ne yapabilirsiniz: Beslenme, takviyeler ve yaşam pratikleri

 

Kaynak: Hack My Study

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale