X

Hayatınızdaki belirsizliklerle baş etmek için 5 etkin yol

Hangi duraklara uğrayıp duruyoruz gün boyu? Zihnimiz en çok nerelerde vakit geçiyor? Geçmişin pişmanlıklarında mı, yoksa geleceğin belirsizliğinde mi? Sanırım geçirdiğimiz bu çok uzun dönemin de etkisiyle, kendimiz başta olmak üzere birçok şeyin değiştiğini farkediyoruz. Kimi zaman kendimizi geride kalmış kimi zaman da belirsiz durumlarda sıkışmış hissediyoruz. Oysa sonsuz olasılıkların olduğu bir hayatta bilinmeyen durumları sadece negatif diye adlandırmak, düşünce şeklimizi çok kısıtlı bir duruma indiriyor ve onlarla baş etme gücümüzü en başından azaltıyor. Hayatımızın her alanındaki belirsizliklerle baş etmenin en etkili 5 yolunu senin için aşağıda paylaşıyorum.

1. Büyük resmi görmeye bak.

Karşılaştığın durum sana ne anlatıyor? Hangi mesajı verdiğini öğren. Yeterli bilgiyi topladığın takdirde mevcut durumla ne yapacağın ve ne tepki vereceğin bütün hayat duruşunu belirler aslında. O yüzden büyük resmi görmek, aynı durumla tekrar karşılaşmanı önleyecektir.

2. Esnek ol.

Hayat akışkan bir su gibidir. Sürekli akar. Bu sebeple doğru bildiklerine sıkı sıkıya bağlanmak yerine yeniliklere ve gelenlere açık ol. Yaşam nasıl değişim halindeyse bizler de sürekli bir değişim içindeyiz. Her durumun ve her kişinin hayatımızda belirli bir misyonu ve süresi vardır. En az gelenlere yer açmak kadar gidenleri de uğurlayabilmek hayatımızdaki gri alanları kendiliğinden azaltacaktır.

3. Limbik beyinden sıyrıl.

Beynimizde limbik sistem olarak adlandırılan, diğer adıyla duygusal beyin olarak geçen kısım belirsizliğe bizi korumak adına korkuyla yaklaşır. Oysa duygulardan sıyrıldığın vakit olaylara rasyonel düşünce dediğimiz mantık süzgecinden bakabilirsin. Bilinçli olarak belirsizlikle ilk karşılaştığında hissettiğin panik havasının ne kadarının gerçek olduğunu sor kendine. Bu soru şekli olaylara daha mantıklı yaklaşmana yardımcı olacaktır.

4. Pozitif düşünceden faydalan.

Belirsizlik her zaman negatif olasılıkları değil, aynı zamanda pozitif olasılıkları da içinde barındırır. Bir olayın gidişatını tam olarak bilemediğin durumlarda oradaki kötü senaryolara odaklanmak yerine fırsatlara odaklan. Konfor alanı diye tabir ettiğimiz alışkanlıklar, yeni olan her şeye şüpheyle yaklaşmamıza sebep olsa da unutma ki kriz olan her yerde mutlaka fırsat da vardır. Sen de her belirsizliğin içindeki fırsatı görmeye odaklan.

5. Kontrol edemediğin durumları kabul etmeyi dene.

Hayatta müdahale edemediğin olaylar karşısında bazen tek ihtiyacın olan ilahi akışa teslim olmaktır. O an göremeseniz de her şey kendi içinde bir düzen halindedir. Bizim kaos dediğimiz şey aslında bir ritimdir. Bu yüzden ritimden rahatsız olmak yerine olduğu haliyle kabul etmek bilmediğimiz durumlara karşı bizi anlayışlı kılar. Hayatın bizle beraber aynı yönde akışı tam olarak bu kabulle başlar.

Özetlemek gerekirse hayatımızın birçok alanında karşımıza çıkan belirsizlikler her zaman tehlikenin değil, bazen yeni fırsatların da habercisi olabilir. Bakış açımızı genişletip belirsizlikleri yönetmeye başladığımızda, sonsuz olasılıklarla dolu bir hayatın bizleri beklediğini göreceğiz.

Ne demiş Ömer Hayyam: “Huzuru ancak her türlü bilgiyi küçümseyip bir kenara attığımda tanıdım ve hiçbir şeyi onaylamanın ya da reddetmenin mümkün olmadığı sonucuna vardım.”

İlginizi çekebilir: Hepimizin aradığı kabul: Hayatla ve kendimizle dalga geçebilmek

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale