X

Hayatın inişlerini de çıkışlarını da kabul edebilirsiniz

Hayat ne yazık ki düz bir zeminde devam etmiyor, etseydi de ne kadar keyifli olurdu tartışılır. İnişler çıkışlar hep var, olmalı.

Yaşamla, her zaman size istediklerinizi vereceğine dair yaptığınız bir anlaşmanız da yok. Siz elma isterken bazen ayva da sunabililir. Ancak siz de çok iyi biliyorsunuz ki ayvalarla güzel bir tatlı da yapabilirsiniz, ağzınızı kekre yaptığı için atmayı da seçebilirsiniz.

Öyleyse olumlu olaylar kadar olumsuz durumlarla da karşılaştığımızda gösterdiğimiz tepkiler, tutumlar bize ait. Biz seçiyoruz nasıl davranacağımızı. Belki geçmiş yaşantılarımız, kaygılarımız, korkularımız bir parça şekillenmesine çanak tutuyor ama acımıza yapışıp kendimizi harap etmek de bizim seçimimiz, acının hissettirdiği duyguları göğüslemeyi tercih etmek de bize dair. Üstelik ne kadar kabul edebiliyorsak o kadar özgürleşiyoruz.

Bir düşünün belki olacakları göze alamadığınız için kaç kararınızdan geri döndünüz… Ya da daha bilindik sularda yaşamak uğruna kaç hayalinizden vazgeçtiniz… Oysaki ne olursa olsun acının içinden geçmeyi göze aldığınızda sizi çıkarttığı yer ve yaşattığı duygu tıpkı bir tepenin başından manzarayı izlemek gibi… Canlı ve özgür… Tabii orada ne kadar süre o duygu ile kalacağınızın da garantisi yok.

Bir süre sonra yakaladığınız bu huzur ya da elde ettiklerinizden aldığınız keyif artık sizi mutlu da etmeyebilir. Her zaman yaparken keyif aldığınız şeyler bir bakmışsınız ki içinizde istek yaratmaz olmuş. Enerjiniz düşmüş. Siz de kendinizi suçlamaya başlamışsınız. Oysaki o kadar varoluşsal bir duygu ki hissettiğiniz… Biz de hayatın getirdikleri ile sürekli gelişmek ve dönüşmek durumundayız. Seçimlerimiz bize ait ama zaman içinde değişebilir ve içinize döndüğünüz dönemlerden tıpkı bit tırtılın oluşturduğu koza gibi bambaşka yeniliklerle hayata tekrar karışabilirsiniz.

Ne yazık ki, “Ben tüm istediklerimi elde ettim, hayatla hiçbir sorunum yok” deyip ayaklarımızı uzatma gibi bir lüksümüz belki de hiç yok. Hayatı bu şekilde kabul edebildiğimizde başımıza gelenleri sadece bizi buluyormuş gibi görmez, yaşadıkça anlamlandırmakta zorlandığımız, zaman zaman da içinde kaybolduğumuz duygu ve deneyimlerin hep varolacağını fark edebiliriz.

İlginizi çekebilir: Semptomlarımız bize dair ne söyler?

Aslı Songün: Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2003 yılı mezunuyum. Aynı üniversitede yaptığım Psikoloji yüksek lisansını “Çocukların Sahip Oldukları Denetim Odağının, Algıladıkları Ebeveyn Çatışması İle İlişkisi” konulu tezimi tamamlayarak uzmanlık derecemi almış bulunmaktayım. 2005 yılı itibari ile çeşitli sağlık ve eğitim kuruluşlarında görev aldım. Sağlık alanındaki stajımı Balıklı Rum Hastanesi Anatolya Kliniklerinde gerçekleştirdim. Projektif Testler Derneğinden Rorschah, T.A.T testleri eğitimini aldım. Çocuk gelişim testleri eğitimini tamamladım. 2019 yılında Mindfulness Institute’de Mindfulness tabanlı stres azaltma eğitimi (MBSR) programına katıldım. Konuyla ilgili çalışmalarım devam etmektedir. İstanbul Psikanaliz Derneği’ne bağlı olarak Psikanaliz eğitimim sürmektedir. 2013 yılından beri Nişantaşı’ında eğitim veren United Kids Academy'nin kurucu ortağı olarak çocuklarla birlikte çalışmaya devam etmekteyim. Ayrıca özel bir klinikte danışan görmekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale