X

Hayatın görünmez bir hediyesi var: Can sıkıntısı

“Fırsatım bile olmuyor” diyor danışanlarım. Öyleyse trafikte beklerken, evde yalnızken, iş yerinde, boş vakitlerinde ansızın musallat olan nedir? Modern çağda hayatın gölgesi: Can sıkıntısı! Öyle ki insanları bir anda ağına alır ve gölgeli yanı ile bireyin kendisini varoluşsal sorunlarda bulmasına neden olabilir.

Ben can sıkıntısını hayatın görünmez hediyesi olarak tanımlıyorum. Görünmez diyorum çünkü görmek istemiyoruz. Neden mi görmek istemiyoruz ? Bireyin elde etmek istedikleri için çabası varken can sıkıntısının görünür olması pek de mümkün olmuyor. Belki de hayatın bu istekli tutkusuna karşı direnen yanımızdır can sıkıntısı…

İnsanlar yeri gelir her şeyi kaldırabilirler ama yaşarken var olmamayı kaldıramazlar, işte can sıkıntısı budur. İleri düzeyde psikosomatik bir hastalık olarak da tanımlanan kanseri düşününce can sıkıntısının ne kadar tehditkar olabileceği, hatta ölümcül olabileceği gerçeği ile yüzleşiriz. Aynı zamanda madalyonun öteki yüzüyle can sıkıntısı, eyleme geçiş için sebebimiz de olabilir.

Can sıkıntısından nasıl  kurtulabilirsiniz?

  • İnkar yolu ile yok etme: Birey can sıkıntısını alt etmeyi hedefler, ancak inkar ettikçe can sıkıntısını daha da kuvvetlendirme tehlikesi ile karşı karşıyadır.
  • Yalnızlığı tanıyarak onaylamak: Can sıkıntısının birey için anlam ve önemini kavramak. Yani ondan kaçmayarak, aksine onunla yüzleşerek mevcut tablonun konumunu değiştirebilirsiniz. Nasıl mı? Modern çağda muhabbet olarak tanımlanan fuzuli laflardan ırak bir sohbette, boşluğun ve sadeliğin arındırıcı etkisine ihtiyaç duymak gibi. 

Can sıkıntısının kardeşi: Aylaklık

Can sıkıntısı benliğe yapışan, istenmeyen sıkıntı halidir. Kimse bu duyguyu yaşamak istemez. Mevcut tablonun istenmeyen durumdan istenen duruma geçebilmesi için yaşanan o evreye aylaklık diyebiliriz. Benlik can sıkıntısı ile baş etmede kullandığı ikinci yolu, yani can sıkıntısını tanıyarak onaylama ile artık can sıkıntısını tanır veya kabullenir. Böylece kendi benliğine sunduğu bir hediyeye dönüştürür. Benlik, can sıkıntısını kuluçkaya yatırmayı öğrendikçe can sıkıntısı aylaklığa dönüşür. O yüzden, can sıkıntısı aylaklık ile özdeş değildir, ancak komşudur.

Can sıkıntısı aylaklığa dönüşünce ne olur?

Bireye meditasyon alanı açılır. “Nasıl?” dediğinizi duyar gibiyim. Aylaklık halindeki meditasyon birey için acil görünen her şeyi bir kenara itip kişinin bakışını derinleştirmesine neden olur. Felsefe de böyle doğmuştur zaten. Düşünce derinleşir, özgürleşir, ne olmak isterse, o olur. Düşünce öylece evrilir durur. Birey namevcut şeyleri düşünürken içinden, bazılarında mevcut içerikleri bulur ve bunlara mana kazandırmış olur. Derin düşünme, aykırı düşünme, farklı düşünme ve yeniden tekrar tekrar düşünme yaratıcılığı ile birey can sıkıntısının yol açtığı aylaklık alanını doldurur. En iyisi kendinize acımasız eleştirilerde bulunmadan aylaklığa izin verebilmek.

Gözdem Özdem: 2013 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olan Psikolog Gözdem Özdem, İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini Uzman Klinik Psikolog olarak 2016 yılında tamamlamıştır. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde çeşitli kliniklerde eğitim amacıyla bulunan Psikolog Gözdem Özdem, hastane çalışmasıyla eş zamanlı Psiko-Onkoloji derneğinde de aktif olarak; kanser hastalarının yaşadığı bu süreçte gerek hastaya gerekse hasta yakınlarına yönelik çalışmalarını yer almaktadır. 2013 yılında Çocuk Psikiyatristi Dr. Nuşin Bilgin ile birebir çalışma fırsatını elde eden Gözdem Özdem onkoloji ile eş zamanlı çocuk ve oyun psikoterapisi hizmetlerini de vermektedir. 2014 yılında Göztepe Medical Park Onkoloji Birimi'nde Onkoloji hastaları ile çalışma hayatına devam etmiştir. Uzman Klinik Psikolog Gözdem Özdem, 2015 yılından itibaren Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi'nde Tıbbi Onkoloji Birimi hastaları başta olmak üzere çalışmalarına devam etmektedir. Onkoloji hastaları ile grup terapisi deneyimi de gerçekleştiren Gözdem Özdem, aynı zamanda herhangi bir bedensel sağlık sorunu olmayan yetişkin bireylere de psikoterapi hizmeti sunmaktadır. İlgi Alanları: • Kanser • Sağlık Psikolojisi • Travma • Ölüm ve Yas Süreci • Çocuk Psikolojisi • Aile Danışmanlığı

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale