X

Hayatın anlamını keşfetmeye çalışırken yapılan en büyük hata: Zihne odaklanmak

Hayatın anlamını keşfetmek

Başkalarının hayallerini yaşamak herkes gibi sizi de yormuşa benziyor. Şu an bilgisayarınızın başında oturmuş; istediğiniz zaman uyanıp istediğiniz zaman işe geldiğiniz, istediğinizde yatağınıza gidip kestirebildiğiniz, hava güzelken dışarıda saatlerce dolaşabildiğiniz bir işin hayalini kurarak bu günü de bitirmeye çalışıyor olabilirsiniz. Ya da belki oturduğunuz yerden önünüze gelen linklere tek tek tıklıyor ve hayatınızın gerçeklerinden kaçabileceğiniz bir çıkış kapısı bulabileceğiniz ümidiyle saatlerce internette dolaşıyorsunuz.

Bir çoğumuzun yaşamı, şu an yaşadığımız hayatı geride bırakıp gittiğimizde neler yapabileceğimizi düşünerek geçer. İhtimaller sürekli zihnimizde dönüp durur ve bu ihtimallerle beyin fırtınası yapmaya çalışırız. Zamanımızın büyük kısmını başarılı olduğumuz alanları, hakkında bilgi sahibi olduğumuz konuları ve kişisel isteklerimizi dengeleyebilecek planlar yapmakla geçiririz.

Sonra içimizdeki o derinlerden gelen ses ortaya çıkar: ‘’Tüm bunları yapabilmem için gerekli olan paraya asla sahip olamayacağım.’’

Bu noktada tıkanır ve hayal kurmaktan vazgeçeriz. Gözümüzün önündeki pembe bulut birden kalkar ve günlük, sıkıcı işlerimize geri döneriz.

Bir çoğunuzun bu durumu en az bir kez yaşamış olmanız çok olası. Oturduğunuz masada, karşınızdaki bilgisayardan, etrafınızdaki insanlardan ve yaptığınız işten tatmin olmamanız çok normal. Çoğu zaman farkında olmadan saatlerce, aralıksız çalışıyor olsanız da, gün içinden boş kaldığınız anlarda ‘şu an burada olmak yerine başka bir yerde olsaydım’ ya da ‘bu şirketin CEO’su ben olsaydım nasıl bir hayatım olurdu acaba’ gibi düşüncelerin hayalini çok sık kuruyor olabilirsiniz. Eve gittiğinizde internete girip işinize alternatif olabilecek başka işleri, eğitimleri, akademik programları ya da çok uzaklardaki ülkelerde yaşayabilmenin yollarını keşfetmeye çalışabilirsiniz.

Tüm bunları yaparken, aslında farkında olmadan hayattan gerçekten ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Ancak hayatın amacını ararken bir çoğumuzun atladığı, küçük ama önemli bir nokta var: Hayat amacınızı sürekli zihninizi çalıştırarak, farklı alternatifleri zihninizden geçirerek bulabilmeniz mümkün değildir. Zihinsel süreçler sizin içinizden gelen, gerçekten arzuladığınız şeyleri harekete geçirmek üzerine odaklanmaz. Zihniniz ancak nereye gittiğinizi ve ne istediğinizi bildiğiniz noktada karar alabilmenize ve harekete geçmenize yardım edebilir. Hayat amacınızı bulmanın yolu zihne değil, kalbe odaklanmaktır.

Amacınız zihninizde değil kalbinizde yatar, oradan yükselir. Yaşama amacınız yattığı yerden kalkıp harekete geçtiğinde, bunu farklı şekillerde hissedersiniz. Bu hissin oluşması, evrenin size doğru yolda olduğunuzun sinyallerini göndermesinin bir yoludur. Sonrasında ise zihninizde bu amacı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynakları nasıl sağlayabileceğinize dair düşünceler belirmeye başlar.

Endişelerden tam anlamıyla kurtulabilmek hiç bir zaman mümkün olmayacaktır; ancak bu endişeleri azaltmak, bireyin kendi elinde olan bir şeydir. Çünkü her birey, ne olursa olsun bir şeyler yapmak zorunda olduğunun farkındadır.

Yaşadığımız süre boyunca hepimizin gerçekleştirmek istediği bir misyonu, bir tutkusu ve yaşama amacı var. Bu misyona bağlı kalarak ve ne istediğimizin farkında olarak yaşadığımızda, evren bizim için gerekli olan tüm desteği, farkında olmadan bize sağlıyor. Bu nedenle kendinizi tanıdığınız, ne istediğinizi bildiğiniz ve hayat amacınızı keşfedebildiğiniz sürece, evrenin size gönderdiği pozitif mesajların farkına varmanız çok daha kolay hale gelecektir.

Olasılıkları düşünmeyi bırakın ve bu zamanı hayatınızın anlamını keşfetmek için harcayın.

Arkanıza yaslanın ve rahatlayın. Sevdiğiniz ve sizi rahatlatan şeyler nelerse, o şeylere hayatınızda daha fazla yer verin. Yeni yerler keşfedin. Şarkı söylemeye, resim yapmaya başlayın. Geleceği ve geçmişi düşünmeden, şu an sizi mükemmel hissettirecek olan şey neyse, onu yapmaya çalışın.

Gerçek tutkularınızı ve amaçlarınızı keşfettikten sonra, geri kalan süreçte gerekli olan her şey kaçamayacağınız, dev bir tsunami dalgası şeklinde hayatınızın ortasına düşecektir.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale