X

Hayatımızdan memnunsak, neden yeni şeyler öğrenme çabasındayız?

Sevdiği işi bulup, emekli olana dek onu sürdürmeyi planlayan şanslı azınlıktansanız, daha mutlu olup olmayacağınızı bilmediğiniz bir sonraki adım için çabalamak, uğraşmak zor geliyor olabilir. İnsanoğlu her ne kadar meraklı bir varlık olsa da, tembelliğe de meyillidir. Her şey yolunda giderken ve ortama uyum sağlamışken, yeni şeyler öğrenmek bazen anlamsız, hatta nafile gelebilir. Peki bu durumda inat etmek neden?

Homo Sapiens’ten önceki türlerden bu yana insanlık, doğada hayatta kalabilmek için gerektiği şekilde evrildi. Kendisini koruma ve türünün devamlılığını sağlama içgüdüsüyle ilkel insan korunmayı, beslenmek için avlanmayı, ekip biçmeyi, dönemin ve coğrafyanın da etkisiyle kendisine en uygun yaşam tarzını edinmeyi öğrendi. Hem fiziksel, hem de ruhsal olarak gelişen insan, zaman içinde buluşlarını hayatta kalmanın bir adım ötesine, daha iyi yaşamaya ve dünyayı anlamaya adadı. İşte bizi cilalı taştan uzay çağına getiren bu azim ve çabaydı.

Teknolojik ve sosyal gelişmelerin hızına yetişmekte zorlandığımız günümüzde, yerimizde saydığımızda dünyanın gerisinde kalıyoruz. Üstelik bu geride kalmışlığımız her geçen gün üssel olarak artıyor. Son yüz yılda insanlık, önceki bin yılda ilerlediğinden daha büyük bir aşama kat etti. Dolayısıyla kendimizi zihinsel ve duygusal olarak geliştirmediğimiz her an, tıpkı doğada hayatta kalamayacağımız gibi, dünyada da ayakta kalamıyoruz. Ama bu kez, farklı bir şekilde.

Hızla otomatikleşen dünyada yerinde sayan insan olmak

Ünlü PriceWaterhouseCoopers firması tarafından yapılan ve birkaç ay önce yayınlanan bir araştırma, İngiltere genelinde beş iş kolundan birinin otomasyona kurban gideceğini öne sürdü. Diğer bir deyişle, yakın gelecekte şu an meslek sahibi olan beş kişiden biri işsiz kalacak, çünkü görevini bilgisayarlar üstlenmiş olacak.

Bir araştırmaya göre, yakın gelecekte her beş iş kolundan birini bilgisayarlar üstlenecek.

Bu çok uç bir örnek gibi geldiyse, daha güncel ve olası bir durum düşünelim. Uzun süredir çalıştığınız, bu süreç boyunca hep aynı işi yaptığınız şirketten ayrılmak zorunda kalabilirsiniz. Geldiğiniz noktada edindiğiniz tecrübeyle başka bir firmaya geçmenin zihinsel ve duygusal olarak zor gelebilir. Gelin görün ki gideceğiniz başka bir yol da yoktur, çünkü eski toprakların deyimiyle başka bir altın bileziğiniz yoktur.

Yukarıdaki örnek gerçek bir kişiyi ve durumu yansıtıyor. Bize, yarınımızı her zaman öngöremediğimiz hayatta kötü sürprizlerle karşılaşmamızın son derece olası olduğunu anlatıyor.

Kendinden ve hayatından memnun ve tatminkar olmak güzel, fakat yeni şeyler öğrenmek için engel değil. Çünkü öğrendiklerinizin ne zaman işinize yarayacağını bilemez, birkaç tane altın bileziğin dünyaya ve olabileceklere karşı ne denli dik durmanızı sağlayacağını tahmin bile edemezsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Çok potansiyelli (multipotentialite) kişilerin 3 süper gücü

 

Kaynaklar:
Life Hack
The Guardian
Brittanica / History of Technology

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale