X

Hayatımıza giren insanlarla tesadüfen mi karşılaşırız?

“Karşımıza çıkan insanlarla ne niyetle veya hangi erdemi öğrenmek için beraber olduğumuzu ve bu kişilerin hayatımızdaki rolünün ne olabileceğini düşünmek faydalı olabilir. En sevdiğimiz veya en nefret ettiğimiz kişilerin -ki, bunlar en yakınımızdakiler dahi olabilir- rollerinin farkında olmak hayatı geniş bir pencereden algılamamızı sağlayabilir. Örneklersek, siz değişime açık bir insansanız ve eşiniz, patronunuz vb. bir yakınınız değişime kapalıysa, çeşitli nedenlerle (işsiz kalma, yalnız kalma korkusu, toplumsal baskı, onaylanma-sevilme ihtiyacı, belki değiştiririm umuduyla vb.) onlardan ayrılamadığınızı görebilirsiniz. Bu yüzden, çoğu zaman durumu kabullenirsiniz ama yine de onların şikayetçi, kendinden başkasının fikrine onay vermeyen tavırlarından etkilenirsiniz. Daha ilginci, dominant oluşlarından dolayı, nasıl olduğunu anlamadan onlara uyum sağlayabilir, farkında olmadan onlar gibi değişime kapalı insanlar olmaya başlayabilirsiniz (!)”
Ben Ne Anlatıyorum Bilinçaltım Ne Anlıyor, Bilinçaltına Tesir Eden Dil Kalıpları, Sezaver Seçki

Hayatımız boyunca toplam kaç kişi ile tanışma şansına erişiriz? Kaç kişinin hayatına karışabiliriz? Veya kaç kişiyi hayatımıza dahil edecek zamanımız ve fırsatımız olacak? Peki, hiç düşündük mü, eğer belirli bir zaman aralığında, belirli koşullarda, belirli insanlarla tanışma seçeneğimiz olsaydı bu kişiler kimler olurdu?

Birçoğumuz zamanımızın ne kadar değerli olduğunu anlayamayız. Artık zamanımızı gerek fiziksel gerekse akıl olarak istediğimiz şekilde geçiremeyecek yaşa geldiğimizde zamanın değerini anlar, kaybolan yılların pişmanlığını yaşarız. Bugün bu yazımda zaman kadar değerli olan bir başka konuya değinmek istiyorum. Zamanımızı kimlerle etkileşim kurarak geçiriyoruz? Öğrenmek için mi karşımıza çıkıyorlar? Bize bir şey göstermek için mi? Bir duyguyu yaşatmak için mi? Hayret etmemiz için mi? Hayatta başka seçenekler de olabileceğini göstermek için mi? Bizi tehlikelere karşı uyarmak için mi? Bize kim olduğumuzu hatırlatmak için mi? Cesaretimizi toplamamız için bir dış ses olmak üzere mi?

Eğer seçme şansımız olsaydı daha fazla dikkat eder miydik? Bugün kiminle uyandığımıza, kiminle sohbet ettiğimize, kimden hangi sözleri duyduğumuza, kimi memnun ettiğimize, kim için kendimizden ödün verdiğimize veya kimin bize ihanet ettiğine? Bunlara tek tek daha fazla dikkat eder miydik? Eğer hayatımızda her bir kişinin bize vereceği bir ders, öğreteceği bir şey olduğunun farkında olsaydık harcadığımız her bir dakikaya daha fazla dikkat eder miydik?

İşte bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız bunu yeniden düşünmenizi dilerim. Hayat öyle bir kurgu ve akış halinde ki “denk gelme”, “öylesinelik” gibi bir şey yok. Bu durumda karşılaşmalarımız tesadüfi olabilir mi? Yolumuza çıkan insanlar, dünya üzerinde milyonlarca alternatif varken o sırada, orada tesadüfen bulunuyor olabilir mi?

Cevapları sizlere bırakıyorum… Her anınızın, her sözünüzün, her nefesinizin nasıl değerli olduğunu bir kez daha kendinize fısıldamanız dileğiyle… Yolunuz her daim yolunuzu aydınlatacak kişilerle kavuşsun. Bugün, ben sadece size ulaşacak bu kelimelere aracılık ederken, benim yoluma çıktığınız için sonsuz teşekkürlerimle…

İlginizi çekebilir: Kozmosun gizemi: Her şey ne sebeple varlığa gelmiştir?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale