X

Hayata dair endişelerden uzaklaşmanın yolları

Kendinizi durmadan bir şeyler için ya da birileri için kaygı duyarken veya kişisel endişelerinize kafa yorarken buluyorsanız ve bu durumdan yorulduysanız, öncelikle olumsuz bakış açınızı bir kenara bırakmalısınız. Kendinizle durmak bilmeyen savaşlar yaşamak, endişelerinizi azaltmanın aksine daha da artırabilir. Endişe ve kaygı yönetimiyle ilgili yapılması gerekenleri, sevgili Uplifers okuyucularımız için derledik.

Kaygılarınızla ilgili yapmanız gereken temel birkaç şey var:

• Hepimizin endişeleri ve olumsuz düşünceleri olduğunun farkına varın.
• İlk adım, bu düşüncelerin oluşabildiğini kabullenmekten ibaret. Bırakın ortaya çıksınlar. Daha sonraysa onlar hakkında kendinize sorular sormaya başlayın:

“Bunu kontrol edebilir miyim?” Cevap hayırsa, kafanıza takmadan geçin. “Böyle bir sonuca varması muhtemel mi?” Cevap hayırsa, yine kafanıza takmayın.

• Bunun bir süreç olduğunu unutmayın. Kendinize bu soruları ne kadar sık sorarsanız, bu soru sorma ve olumsuz düşünceleri yok etme işlemi o kadar kolaylaşır.
• Aynı zamanda yeni olumsuz düşüncelerin ya da endişelerin zaman içinde tekrar ortaya çıkacaklarını da aklınızda bulundurun.
• Eğer bu düşünceleri tetikleyen bir ortam içerisindeyseniz (ilişkiniz, işiniz, eviniz) o zaman belki de durumunuzu tekrar değerlendirmenin ve bu ortamları değiştirmeye çalışmanın vakti gelmiştir. Biliyoruz söylemesi kolay, ancak yapılmaya değer şeyler için bu hep böyledir.

Neden endişe duyduğumuzun daha derin nedenleri

Endişe ve kaygıların nereden geldiğini bulabilmek için derinlere inmek gerekir. Bunun için biraz geçmişe dönelim.

1960’lı yıllarda, nöropsikolog Paul MacLean, ayrı ayrı evrimleşen 3 tip beynimiz olduğunu ileri süren Üçlü Beyin Teorisi’ni geliştirdi. Teoriye göre bu beyinlerin her birinde, psikolojimiz ve kişiliğimizden sorumlu olan bölgeler var:

Sürüngen beyin: Saldırganlık, baskın olma, bölgecilik, temel hayatta kalma mekanizmaları.

Paleo-memeli beyin: Duygular, tepkiler, hafıza ve korku.

Neo-memeli beyin: Dil, soyut düşünme, planlama.

Şöyle bir eşitlikten bahsedebiliriz:
Duygular + Korku + Tepki + Hafıza + Dil + Soyut düşünme = Olumsuz iç konuşma ve endişe

Yani olumsuz iç konuşmaların muhtemel nedeni, bu 3 beyniniz arasındaki tepkiye dayanıyor. Bir de tabii, olumsuzluk ön yargısı adı verilen ve insanların daha çok olumsuz olana ilgi gösterip, ağırlığı pozitiften ziyade negatife verdiği psikolojik olgunun da bunda payı var.

9000 yıl önce, tarih öncesi çöllerde uyandığınızda, aklınızdaki ilk şey neydi? Hayatta kalmak. Bu içgüdü hepimizin işine yaradı. Nöro-psikolog Dr. Rick Hanson, olumsuzluk önyargısını çok iyi bir şekilde özetliyor:

“Atalarımızı hayatta tutabilmek için, Doğa Ana, onları sürekli olarak kandırıp şu üç hatayı yapmalarına neden olan bir beynin evrilmesini sağladı: Tehditleri gözde büyütmek, fırsatları ve kaynakları hafife almak (amaç tehditlerle baş edebilmek ve fırsatları değerlendirebilmekti). Bu, genleri aktarmak için harika bir yöntem olabilir, ancak hayat kalitesini artırmak için oldukça başarısız.”

Olumsuzluk ön yargısını, vadesi dolmuş bir bilgisayar programı gibi düşünün.

Hatırlanması gereken önemli noktalar:

• Endişelenmek, hepimizin zaman zaman yapmaya programlandığı bir durum. Dert etmeyin.
• Aslında olaylar üzerinde düşündüğümüzden daha fazla kontrole sahibiz.
• Kontrol edemeyeceğimiz şeyler hakkında endişelenmek, tamamen vakit kaybı.

Şu anda kaygılarla baş etmek için elinizde daha fazla araç var, bu durumda bir dahaki sefer endişelenmeye başladığınızda, kendinize hangi soruları soracaksınız?

Kaynak

Pick the Brain

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale