X

Hayat pusulamızı elimize alıp doğru yönü bulduğumuz dönem: Orta yaş

Oldukça kafa karıştıran bir dönemi ele alacağız bugün sizinle; “midlife / orta yaş”. Orta yaş dediğimiz dönemi iyi yönetirseniz aslında bir duraklama anıdır. Hayatınızı gözden geçirme dönemidir, hayat pusulanızı tekrar elinize alıp bakmak ve doğru yönü bulmaktır. Belki bir ara vermek, nefes almak, yaralarınız varsa iyileştirmek, aç susuzsanız açlığınızı susuzluğunu gidermektir.

Orta yaş / midlife nedir?

Bir gün mutlaka girecek miyim, kaçırmış olabilir miyim? Eskilerde vardı, belki bizlerde artık yok mudur? Çünkü biz eğitimliyiz, maddi olarak kendimizi kurtarmayı da biliyoruz, şimdi 1965 – 75 doğumlulara bakınca, kariyer sahibi insanlar, hatta tepelerdeler, oldukça fit görünüyorlar değil mi?

Midlife bir “kriz” ya da bir “hastalık” değil.

Yıllarca “orta yaş / midlife” bir rivayet gibi ortada kaldı, ya da sadece Teoman’lar, Cem Yılmaz’lar yaşarmış gibi magazinlerde gösterildi ama artık yüzlerce araştırma var. Bu “orta yaş / midlife” denilen şey ciddi tanımlanmış bir dönem. Birazdan daha iyi anlayacaksınız.

Midlife, “orta yaş”ı kendine has bir dönem olarak kabul edilmesi ve tanımlanması uzun sürdü ama artık yüzlerce araştırma var. Teşhisi yok, tıbbi değeri yok, uzman görüşleri çok farklı, standart bir ölçek ya da değerlendirme sistemi yok, ama belirtileri var. Ve bu belirtiler birden kırmızı Ferrari almaktan öte…

Orta yaş bir “kriz” ya da bir “hastalık” değil.

Peki, ne?

Orta yaş kaçınılmaz bir dönem. Genelde 35 – 45 arası başlar ve 2 – 5 yıl arası sürebilir. Her birimizi farklılıklarıyla birlikte üç boyutta etkiler:

  • Fizyolojik değişimler,
  • Duygusal çalkantılar,
  • Zihinsel sorgulamalar.

“Orta yaş”a hızlı bir giriş yaptık ve tanımlamaya çalıştık.

Şimdi biraz detaylara inelim. Orta yaş genelde çok sinsice, fiziksel değişimlerle başlar… bir süre görmemezlikten geliriz ya da inkar ederiz ama sonra öyle bir hal alır ki görmemek mümkün olmaz. “Aaaa bu göbek ne zaman çıktı, bu kadar çok beyaz saçım var mıydı” derken uzun bir liste oluşur! Orta yaşta kocaman bir fizyoloji sayfası var çünkü hormonlarımız değişiyor. Bunlardan bazılarına göz atalım.

Midlife kaçınılmaz bir dönem. Genelde 35 – 45 arası başlar ve 2 – 5 yıl arası sürebilir.
Orta yaşta hangi fizyolojik değişimleri yaşarız?
  • Saçlar beyazlaşır,
  • Yağlanma başlar,
  • Kas oranı azalır,
  • Gözler bozulur,
  • İşitme değişir,
  • Diş sorunları başlar,
  • Unutkanlık başlar,
  • Daha hızlı yorulma,
  • Kırışıklar görünmeye başlar,
  • Cortex küçülür,
  • Testosteron ve östrojen azalır.

Böyle alt alta okuyunca çok hoş bir tablo değil ama ne olur korkmayın bunlar hemen ve aynı anda olmuyor.

Uzun süre fark edilemeyecek kadar yavaş değişiyor, her birimizde farklı bir sıralamada ve şiddette olabiliyor. Biraz da son 30 – 40 yıldır vücudunuza nasıl davrandıysanız onun sonucu olarak da fark gösteriyor. Yani biraz genetik faktörü var tabi ama biraz da ne ektiysek onu biçebiliyoruz. Hayatımda hep sağlıklı beslenme ve spor bir şekilde vardıysa ya da varsa, yağlanma ya da kas kaybı gibi bir derdim pek de olmuyor tabi, diş bakımıma hep özen gösterip ağız mukozama uygun beslendiysem tabi ki diş sorunları yaşama riskim çok düşüyor gibi… Ama öyle ya da böyle bunlar insan vücudunun “yaşlanma” belirtileri ve bir şekilde oluyor.

Hayatınızın geri kalanında daha sağlıklı ve daha mutlu olmak istiyorsanız hayatınızda bazı değişiklikler yapmak zorundasınız.

Dolaysıyla, “bunlardan nasıl kaçarım” diye bir seçeneğimiz yok! O yüzden hemen en geç şu andan itibaren kendinize iyi bakmak zorundasınız. Artık “yapsam da olur yapmasam da” dönemlerini geçtik… Hayatınızın geri kalanında daha sağlıklı ve daha mutlu olmak istiyorsanız hayatınızda bazı değişiklikler yapmak zorundasınız.

Şimdi bu fizyolojik değişimler listesini okuyup da depresyona girmenizi istemem! Ama yapabilecekleriniz konusunda motive olmanızı çok isterim. Şöyle başlayabilirsiniz:

  • Önce yukarıdaki listeyi elinize alarak kendinizi iyice inceleyin! İnkar aşamasını geçmek ve kabul etmek için en uygunu bu.
  • Vücudunuzu bugüne kadar hangi konularda yorduğunuzu ve ihmal ettiğinizi düşünün lütfen. (sigara içiyorum, fazla kilolarım var, yıllardır spor yapmıyorum, diş temizliği yaptıralı iki yılı geçti gibi)
  • Az önce fark ettiklerinizin hayat planlarınızın içerisinde yer alması yetmez. Öncelikler arasına girmeleri zorunlu.

Yaşlanma belirtileriyle en kısa zamanda barışmanız  ve harekete geçmeniz dileğiyle.. Kendinize çooook iyi bakın!

Bu dönem ilginizi çekiyorsa diğer yazılarımı da okuyun lütfen:

Hayatın tadını çıkarmanın en güzel yolu: Savoring

Stresin zararlarını unutun, zararlı etkilerinden kurtulun

Stres sosyalleştirir! Nasıl mı?

Uzman Psikolog İlknur Üstünuçar: Uzman Klinik Psikolog İlknur Üstünuçar Freie Üniversitaet Berlin - Tıp Fakültesi’nde Psikoloji Uzmanlık eğitimini tamamladı. Yıllarca klinik deneyimleri yanı sıra bir çok ülkede çok sayıda eğitim ile hep kendini geliştirmeye devam etti. (Gestalt-terapi, Geliştiren Koçluk, Allen Carr terapisti, Nefes ve Gevşeme Teknikleri uzmanı) 2000 yılı itibariyle kendi Eğitim ve Danışmanlık şirketini kurdu ve binlerce insan ile çalışma imkanı buldu. Halen kendini ve çevresini iyi hissettiren ve geliştiren çalışmalar sürdürmekte. Bu kapsamda stresi yönetme, orta yaş krizlerini anlama ve fırsata çevirme, beynin yapısı ve duygu yönetimi, konularında 60 dakikalık pratiğe yönelik, keyifli ve interaktif seminerler verir. Evli ve iki oğlu var.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale