X

Hayat cesurları sever: Korku canavarına tokat atmak düşündüğünüz kadar zor değil

Her sabah uyandığınızda ilk olarak hissettiğiniz duygu nedir? Bir önceki gece yastığa başımızı hangi düşüncelerle koyduysak çoğu zaman gördüğümüz rüyalarla da etkili olarak genelde aynı duygu durumuyla uyanırız ve gün içinde kendimize pozitif anlamda dokunmadığımız takdirde aynı duygularla günü kapatırız. Ya kendimizi dipsiz bir kuyuda hissedip kaygı duymaya devam ederiz ya da kendi kendimizin süper kahramanı olup kafamızın içindeki küçük çocuğa kahkahalar atmayı öğretiriz.

Bir tarafta bilinen yüz bin yıllık gerçekler varken ve öğretilen onca şeye rağmen, yine de edinilen onca tecrübeden ders çıkarmak istemeyen milyonlarca insandan biriyiz sadece. Diğer taraftan baktığınızda ise herkes kendi doğrusunu kendi deneyimleriyle keşfeder durur. Kaosun bile içinde belli bir düzen mevcutken, neden korkuyoruz? Belki de korkularımızı saldığımız noktada puzzle taşları yerli yerine oturacaktır. Belki de renkler daha canlı ve gökyüzü daha mavi olacaktır. Zaman zaten hızla akmaya devam etmeyecek mi ki?

Duygularını tutkulu yaşayan insanlar bilir… Acı ve kederi en dibine kadar yaşamış olanlara dikkat edin, çok daha fazla gülümserler ve korkusuzdurlar. Çünkü artık insanoğlunun her zorluğun altından bir şekilde kalkabildiğini deneyimlemiş ve hiçbir şeyin ölümsüz olmadığını kabullenmişlerdir.

Hayatı en derin anlamda, her şeyi olduğu gibi kabullendiğiniz noktada keşfedersiniz ve her şeyin bir gün bitebilmesi, işlerin ters gidebilmesi, çok acıdır ama en sevdiklerimizin bile bir gün yok olup gidebilecek olması ihtimalini göz önünde bulundurarak yaşamaya başlarsanız, içinizdeki korku canavarına sağlam bir tokat atmış olursunuz.

Döngü hep aynı… Yüzyıllardır yaşanan tecrübeler, bilinen yanlışlar ve yine de yapılan hatalar hep aynıdır. Sadece roller değişir, ama oyunlarımız çok farklı değil birbirinden… Önemli olan cesaretle atılacak hiçbir makbul adımdan korkmamaktır. Kırdıysak özür dileriz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz bir şeye karşı boyun eğmeyiz. Önemli olan vicdan pusulamızı kaybetmeden, edineceğimiz hiçbir tecrübeden pişmanlık duymadan hep daha ileriye bakabilmektir.

En büyük korkumuz ise birinin hakkımızda ne düşüneceği gerçeğidir… Bu, yerine göre belki doğru bir korku olurken, bazı konularda ise ilişkilerimizdeki samimiyete taş koymaz mı? Ya da kendi içimizde öreceğimiz duvarlarla bizi yalnızlığa mahkum etmez mi? Eğer vicdanımızı sızlatacak bir yanlış yoksa, yani herhangi birine bir şekilde zarar vermemişsek başkalarının hakkımızda ne düşündüğü neden önemli olsun ki?

Düşünsenize içinizdeki tüm korkulardan arındığınızda hissedeceğiniz rahatlık ve özgürlük hissini… Ben düşündüğümde gözlerimdeki pırıltılar açığa çıkıyor, içimdeki çocuk şarkı söylemeye başlıyor…

Her zaman işler istediğimiz gibi gitmiyor diye umut etmekten ve şükretmekten vazgeçmeli mi insan? Şükür duygusu kadar insanı tatmin eden, bütünleyen, hayat akışına pozitif dalgalar yayılmasını sağlayan bir duygu bilmiyorum.

Ama yine de her zaman her şeyin olabilme ihtimali kulağımızda altın bir küpe olarak durmalı…
İnişleri de var, çıkışları da…
Bir bakmışsın tepeyi görmek için zirveye ulaşmışsın, sonra bir bakmışsın inmek zorundasın. 
Hayat bu! Hiçbir zaman düz bir çizgide yürüyemezsin. 
Sen düz yürüsen bile ne yaparsan yap dünya yuvarlak. 
Döner dolaşır, yine başa dönersin. 
Doğanın kanunu bu!
Başa dönmek mesele değil.
Önemli olan attığın her adımdan pişman olacak bir şeyler yapma. 
Varacağın nokta değildir zevk alman gereken kısım. 
Yolun bütünü hayattır, nefestir, dünyadır aslında. 
Hatalar yapsan da korkma. 
Ders çıkar ve ne olursa olsun ilerle. 
Bazen durup düşün, dinlen, soluklan ama hiçbir zaman adımlarını ileriye doğru atmaktan korkma. 
Topuklarını yere vura vura korkmadan ileri bak ve yürü. 
Yaşamak tutku ister, aşk ister, emek ister…
 Çünkü hayat yalnızca cesurları sever.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Hayatta doğru rolde olmak: Neden varız, neye hizmet ediyoruz?

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale