X

Hayat bizden ibaret: Yarını sözcüklerimizle çiziyoruz

“Sizler, inandıklarınızın mükemmel bir yansıması olan hayalinizi yaşıyorsunuz. Hayat öykünüzün yaratıcısı olarak bir kez farkındalık kazanıp sorumluluk aldığınızda bir mucize gerçekleşir ve gözlerinizin önünde olasılıklarla dolu bir dünya açılır…”
Ray Dood

Hayatımızı nasıl değerlendiririz? Sözlerimiz yapamadıklarımızla, şanssızlıklarımızla, bize kısmet olmayanlarla, hedefleyip de ulaşamadıklarımızla doludur değil mi? Her daim üzülecek, her daim ağlayacak, her daim “yok” diye kendimizi eksik hissettiğimiz şeyler vardır… Mesela “yeterince” zengin değilizdir, hayatımızda bir sevgilimiz yoktur, istediğimiz işi elde edememişizdir, herkes hayatına muhteşem bir şekilde devam edebilirken bizim hayatımız “hiç de” onlarınkine benzememektedir…

Bir kez daha sizlerle birlikte yakından bakalım istiyorum hayatımız neyi çağırıyor? Neden hayal kuramıyoruz? Bugün o çok istediğimiz zenginliğe sahip olmasak bile o zenginliğin dünya üzerinde olmasını kutsayarak, o sahip olmak istediğimizin hayalinden, onu yaşamaktan, onu içselleştirmekten neden kendimizi mahrum bırakıyoruz? Hak etmediğimizi düşündüğümüz bir şey sizce bize gelebilir mi? Örneğin elimizde bir tek elmamız olsun, bunu vermek istiyorsak, onu en çok isteyene, elmayı aldığında en çok sevinecek olana vermek istemez miydiniz? “Elmasının olmadığından” yakınan bir kişi yerine, elmanın güzelliklerini görebilen, belki onu başkalarıyla da paylaşmak niyetinde olan bir kişiyi tercih etmez miydiniz?

İşte hayatın akışı da böyledir. Akış negatif ve pozitifi kendiliğinden ayıramaz. Bu ayrımı yaratan bizleriz. İsteriz ve negatif cümlelerle yükleriz. Olmayanı büyütürüz… Bize gelmeyeni tekrar tekrar yineleriz. Bir çiçeğe su vermek gibi her daim “yok” sözü ile besleriz… Ne olur sonucunda? Evet, tahmin edeceğimiz gibi “yok” olanlar büyür, hayatımızı adeta bir sarmaşık gibi kaplar. Her nereye bakarsak verilmeyeni, olmayanı, eksik olanı görürüz ve ne yazık ki bu dünyanın muhteşem bolluğu ve bereketi artık gözlerimize görünmez olur!


Peki ya tam tersi olsaydı? Her an şükür halinde olsaydık? Tarafımızdaki güzellikleri küçük veya büyük ayırmadan kutsamaya devam etseydik? Her daim aldığımız her nefesle, bu dünyanın bolluğunu ve bereketini kabul ettiğimizi düşünseydik? Şu an sahip olmadıklarımızı bir kenara bırakıp onlar geldiğinde neler yapacağımızı düşleyebilseydik? Belki biraz olsun paylaşmayı, belki kocaman bir şirket kurmayı, belki bir aş evi açmayı, belki yeni bir yatırım yapmayı düşünseydik? Ama durum şu an her ne olursa olsun biz bolluk ve bereketi hayatın akışından ayırmasaydık? Her anımızda, gözümüze daha fazla varlık, bolluk ve bereket takılıyor olsaydı… Sizce akış bize neyi getirirdi?

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız hayallerinize, hayallerinizin yarını oluşturduğuna, bugün gözünüze takılanın, beyninizde dolaşanın, yarınınızı yarattığına ve tüm bu gerçekliğe yeniden bakmanızı dilerim. Sizin bugününüz ne söylüyor? Cevap yarınınızı etkiliyor. Sizin yarınınız ne söylüyor? Cevap bugünden kaynaklanıyor. Hala “olmayan” “gelmeyen” “verilmeyen” “ulaşılmayan” ile mi sınırlısınız? Veya çoktan olmasını istediklerinizi kabul edebildiniz mi, onları kocaman bir kucaklayışla beklemeye başladınız mı?

Çünkü hayat bizden ibaret, çünkü yarın bugünden kaynaklı, çünkü bugün yarının habercisi!

İlginizi çekebilir: “Sadece bana mı gelir tüm dertler?”: Hayat akışında kişiye özel olan bir şey var mıdır?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale