X

Hayat bir sunumdur

Sunum Konusundaki Özenin Gerçek Hayata Etkisi

Değerli hocam eğitmen, yazar Levent Şahin’in en can alıcı öğretilerinden biri…

Hayat bir sunumdur !

Diyelim ki yemek için bir restauranta gittiniz. Bu ortamda önemli olan şeyler nelerdir?

Temiz bir hava ve hoş kokular, düzenli şık bir masa, tebessüm eden ve “hoş geldiniz” diyen bir görevli, yanınıza gelen garsonun tabağı tutuş şekli, sunuşu, konuşma tarzı ve yemeğin tabağınızdaki görünümü. Sizi ilgiyle uğurlayan bir görevli. Müşteri memnuniyetini önemseyen, kaliteli hizmet sunmayı hedefleyen nezih bir yer.

 

Bunlara gösterilen özen bizi büyüleyip, yemeğin lezzetini artırmaz mı? Tıpkı kendimize, çevremize, işimize gösterdiğimiz özenin herkesi olumlu etkilemesi gibi.

Aynı yemeğin salaş tabir edilen, müşteri memnuniyetini başarı olarak görmeyen, sadece “insanlar karnını doyurmak zorunda” diye düşünen bir yerde olduğunu hayal edelim. Tıpkı “nasılsa iş bulurum” diye düşünen, mülakatları önemsemeyen adaylar gibi.

  • “Kötü kokan havasız bir restaurant”: Kişisel bakımı yetersiz aday.” Unutmayın, kendine özen göstermeyen kişinin işine de özen göstermediği düşünülür.

 

  • “Masa örtüsü lekeli ve kırışık, genel olarak düzensiz dekorasyon”: Bakımsız ya da dağınık saç, ütüsüz ya da temiz olmayan kıyafet, makyajsız ya da aşırı makyajlı yüz.

  • Suratı asık garsonlar”: Yüz mimiği yapmayan, heyecanını ya da sıkıntısını belli etmemek için kasılan, gülümsemeyen ya da gereğinden fazla gülümseyip abartılı bir beden dili kullanan aday.

  •  “Menüyü eksik ve öneri sunmadan birkaç kelimeyle anlatan garsonlar”: Sorulara yeterli doyurucu cevabı vermeyen ya da alakasız cevaplar veren aday.

 

  • “Tabağın özentisiz yemekle doldurulmuş olması, kenarlarının kirli olması, tepeleme doldurulması”: Adayın özgeçmişini özensiz hazırlanması, gereğinden fazla, ismini bile hatırlayamadığı eğitimlerin abartılması, eski bilgilerin yer aldığı bir özgeçmişi sunması.

 

  • “Masada oturan müşterinin sağına soluna çarparak pat diye masayı tabağa koyması”: Adayın sorulan sorulara “özgeçmişi verdim, orada yazıyor.” diye yanıt vermesi, sert beden dili kullanması, yanıtlayamadığı bir soru olunca ters davranmaya başlaması.

 

  • “Garsonun müşteriye çarparak servis yapmasından rahatsız olan müşteri tepkisini beden diliyle belirtince, garsonun dik dik bakarak, ”ne yaptım ki hayret bir şey” ifadesi”: Adayın mülakat sırasında soruya soruyla yanıt vermesi ve kendisini işe alan insanı küçümseyecek ifadeler kullanması.

 

  • “Hesap  ödendikten sonra iyi günler bile denmemesi”: Adayın kendisine zaman ayrıldığı için teşekkür etmeden ya da iyi günler demeden ayrılması.

 

Sanırım bu örnek, sunumun hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu anlatmak için yeterli olacaktır. O zaman, iyi bir iş başvurusu hazırlığı bize kendimizi doğru sunma fırsatı verebilir. Kaldı ki sosyal medyada iş görüşmeleriyle ilgili bir çok yardımcı kaynak bulabilirsiniz.

İyi bir özgeçmiş nasıl hazırlanır, mülakatlarda neler sorulur, nasıl giyinilir, nasıl konuşulur gibi konular, bir adayın iş başvuru sürecinde dikkat etmesi gereken noktalardır. Eğer kendinizi doğru ifade eder, sunumunuzu başarılı yaparsanız; işe alımcılar sizi doğru anlar ve olumlu sonuçlanan bir mülakat geçirebilirsiniz. Başarılarınızı ön plana çıkararak yetkinliklerinizle göz doldurabilirsiniz.

Böylece iyi hizmet alamadığınız restauranttaki hayal kırıklığınızı, işe alım uzmanının da yaşamasına engel olabilirsiniz.

Doğal olun; çünkü hiçbir şirket sizin dışınızda bir “hayal kahramanını” işe almayı hedeflemeyecektir. Özenli olun; ilk önce siz işinize saygı göstermelisiniz, iyi ifade etmelisiniz ki; karşıdaki de size saygı duysun.

Başarılı bir mülakat sonunda şu sorunun cevabını bırakın işe alımcılar versin:

“Peki neden sizi tercih edelim?”

Çünkü kendinizi çok iyi ifade ettiniz, sizi doğru tanıdık ve bizi başarılarınızla, sunumunuzla etkilediniz. Şirketimize çok şey katacağınıza inanıyoruz…

 Unutmayın hayat bir sunumdur!

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Saygı Günenç: Bir işletmenin en önemli kaynağı "insan" dır. Uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra , insanların mutluluklarını, hüzünlerini, heyecanlarını, başarılarını paylaşabilmenin güzelliğiyle, vizyonumu bu kaynağa daha yakın bir meslekte oluşturdum. "Bu dünyadan aldığının karşılığını yerine koymak her insanın zorunluluğudur." der Albert Einstein. Bu felsefeyle hareket ediyor, yazılarımla bir nebze insanların ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Mesleğimi seviyorum, çünkü insanları seviyorum. Tarihi yerleri gezmeyi, büyüleyici doğayı izlemeyi, denizi çok seviyorum. Binicilik, kayak, su sporlarını yapmaktan mutlu oluyorum. Okumaktan keyif alıyor, bu farklı kapıları açan dünyada uzun süre vakit geçiriyorum. Gözümün nuru blogumda emek harcamanın keyfini çıkarıyor ve paylaşmanın ayrıcalığını yaşıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale