X

Hayallerini gerçekleştirmek ve kim olduğunu bulmak için olduğun kişiden vazgeç

Kimsin sen? Bu hayatta ne yapmak istiyorsun? Şu anda olduğun yerden memnun musun?

Anne karnında minicik bir bebekken tüm ihtiyaçlarının karşılandığı zamanları düşün. Bu durum hiç aksamadan tam dokuz ay boyunca sürmüştü değil mi? Dünyaya geldikten sonra bile tüm ihtiyaçların karşılıksız olarak sağlanmaya devam etti. Acıktığında seni besleyen, ağladığında sakinleştiren ve sevgisini sunan kişiler vardı. Neye ihtiyacın varsa daha sen istemeden karşıladılar, gece gündüz demeden seninle ilgilendiler, tüm isteklerine cevap verdiler. Ta ki sen ergenlikle birlikte bilinçli bir birey olana dek.

Teslim olmak boyun eğmek değildir, olanı kabul edip yola devam etmektir.

Bilinçli bir birey olduğunda artık özgür iradenle kararlar almaya başladın. Belki o zamana kadar farkında bile olmadığın şeyleri sorgular oldun. Sonra özgür iradenin bir bedeli olduğu gerçeğini fark ettin: Sorumluluk almak. Öfkelendin. Bu durumdan ebeveynlerini, eğitim sistemini, yöneticileri kısaca “dışarıyı” sorumlu tuttun. Ve böylece tüm gücünü kaptırmaya başladın.

“İşlerin nasıl yürümesi gerektiğine” müdahale ettikçe, gücünü daha da çok kaptırdın. Sen kendi kararlarını aldığını sanırken “sen” olmaktan çıktın. Hayatın nasıl olması ve yaşanması gerektiği konusundaki sınırlayıcı inançların senin hapishanen oldu. İsteklerinin olup olmayacağı meselesine karışarak hayatını tam bir kaosa çevirdin.

Bu zamana kadar tüm ihtiyaçlarına cevap veren hayatın, bundan sonra da cevap vereceği gerçeğini göz ardı ettin. Her işini endişe ve korkularınla sabote ettin. İsteklerinin sadece “sen istedin diye” gerçekleşeceğine olan inancın yok oldu. Öz benliğinle olan bağlantının arasına dış dünyanın olguları girdi. Her şeyi kontrol etmeye çalıştın, isteklerinin oluşmasına ve sana gelmesine izin bile vermedin. Eğer isteklerin için savaşmazsan, onları asla elde edemeyeceğine inandırıldın. En büyük yanılgı da burada başladı. 

Beş yaşındaki sen, hayal gücünde istediği her şeyi oluyordu eminim. Ve bunların gerçekleşmemesi ihtimalinden korkmuyordun…

Şimdi sana hatırlatmak istediğim bir şey var: Sen bu dünyaya deneyimlemek, sevmek, paylaşmak yani yaşamak için geldin. Beş yaşındaki sen, hayal gücünde istediği her şeyi oluyordu eminim. Ve bunların gerçekleşmemesi ihtimalinden korkmuyordun bile. İşte sen bunu unuttun.

Tüm endişeleri serbest bırak ve akışa güven

İsteklerinle ilgili “nasıllar” üzerinde düşünmek, hayatın akışına güvenmemektir. Hayatın tümünde neler olup bittiğini bilmiyorsun. Sana düşen, tam bir teslimiyettir. Teslim olmak boyun eğmek değildir, olanı kabul edip yola devam etmektir. Sen düşünce ve duyguların vasıtasıyla isteklerine odaklanmaya devam et. Tüm isteklerin -sen “nasıl?”ına karışmadığın sürece- zaten gerçekleşecek.  

Hayata geliş amacımızın tecrübe etmek olduğunu unutma. “Öğrenmek” için tecrübe etmek çok önemli. Ancak öğrenmenin ilk koşulu da “hazır olmak”. Sen hazır olduğunda, eskiden seni endişelendiren tüm “nasıllar” da bir bir çözülecek.

Destek almak için bana www.ayselkeskin.net üzerinden ulaşabilirsiniz. Barış ve sevgi ile kalın.

 

İlginizi çekebilir: Hayatının istediğin gibi olmamasının sorumlusunu öğrenmek ister misin?

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale