X

Hastalıklar zihinde başlıyor: Hangi duygu hangi hastalığa neden oluyor?

“Birden çok hastalığınız olabilir; fakat benim ilacım bir tanedir; meditasyon, tanık olma hali. Bu sizi tüm hastalıktan iyileştirir ve iyileşen her şey sevgi işlevini görür.”
Osho

Gelin bugün biraz da hastalıklar ve bu hastalıklara sebep olan bilinçaltı sebepleri masaya yatıralım. Malum hepimizin çokça merak ettiği alanların başında geliyor hastalıklar. Bu yazının amacı da sizlerin hastalıklara ait bakış açınızı değiştirmek, tüm gücün sizin elinizde ve kafanızda taşıdığınız 1,5 kg ağırlığındaki o mucizevi beyninizde saklı olduğunu göstermek..

Öncelikle şunu belirterek başlayalım. İnsan bedeni başından itibaren “sağlıklı” olmaya programlanmış mucize ötesi bir makine, hatta bir makineden çok daha fazlası. Peki o halde neden hasta oluruz? Ben hastalıkları “uzun süre alanımızda tutulan ve bize hizmet etmeyen enerjilerin bedenlenmiş hali” olarak tanımlıyorum. Yani tüm hastalıkların en temel kaynağı ruhumuza yerleşen ve bize hizmet etmeyen duygular (kızgınlık, kin, nefret vb.), kayıtlar ve travmalar… Bu nedenle bizler hastalanmadan çok önce “ruhsal bedenimiz” hastalanıyor, yaydığımız frekans düşüyor.

Hayatınızdaki bazı şeylerin kontrolden çıkmaya başladığı zamanları düşünün (sorunlu evlilik, yakınını kaybetmek, yoğun iş temposu vb.). İşte bu dönemlerde yavaş yavaş kendimizi halsiz, sinirli, mutsuz, stresli ya da tükenmiş hissetmeye başlıyoruz. İşte bunlar ruhumuzun çığlıkları.

Bizler bu çığlıkları duymazdan, görmezden geldikçe ruhumuzun sesi biraz daha fazla yükselmeye başlıyor, artık bize tepkisini bedenimiz üzerinden göstermeye başlıyor. Örneğin; bağışıklığımız düşüyor, devamlı grip/nezle olmaya başlıyoruz. Bağırsak düzenimiz alt üst oluyor. En olmadık semptomlarla baş etmeye çalışırken buluyoruz kendimizi. Yine mi duymadık? Bu sefer blokajlarımızın olduğu organlarımızda daha ciddi rahatsızlıklar yaşamaya başlıyoruz.

Gelin bedeninizde hastalıklara sebep olan bu blokajlara hep birlikte bakalım;

Hastalıklara sebep olan blokajlar

Acı & Ağrı: “Suçluluk duygusu”dur. Suçluluk duygusu daima ceza peşinden koşar.
Akne: Kendini kabullenememek, kendinden hoşlanmamak
Arpacık: Yaşama öfkeli gözlerle bakmak, birisine kızgınlık duymak. Neyi görmekten hoşlanmadınız?
Bereler, kesik ve yaralar: Kendine öfkelenmek ve suçluluk duygusu
Boğaz ağrısı: Kendini ifade edememek; öfkeli sözcükleri içinde tutmak
Burkulmalar: Öfke ve direnme; hayatta belli bir yöne gitmek istememek
Miyopluk: Gelecekten korkmak
Hipermetropluk: Şimdiden (yaşanan andan) korkmak
Dudaktaki uçuk: Kime neyi söylemek istemediniz/söyleyemediniz ?
Zararlı bakteriler: “Suçluluk” duygusuna bağlanırlar.
Zararlı virüsler: “Değersizlik” duygusuna bağlanırlar. 
Zararlı mantarlar & maya: “Kızgınlık/kırgınlık” duygularına bağlanırlar.
Ağır metaller: Toksik düşünceler (başkaları & hayata karşı)
Parazitler: Kendini başkalarına kullandırma, sömürülme, insanlara “hayır” diyememe

“Hastalıkları kendimize, aynı diğer insanları çektiğimiz gibi paralel inanç sistemleri aracılığıyla çekeriz. Bir virüs, bakteri, maya veya mantar bile, aynı inanç sistemine sahip olduğumuzda bize çekilecek ve bize bağlanacaktır. Kendimize dikkatlice bakalım. Parazit enerjilerin insan karşılıklarını çekiyor muyuz?”
Vianna Stibal- Thetahealing tekniğinin kurucusu

Ben uygulayıcısı ve eğitmeni olduğum Thetahealing yöntemine “Koruyucu Sağlık Sistemi” diyorum. Çünkü bizler bize hizmet etmeyen inançlarımızı temizledikçe, organlarımızda ve bedenimizdeki blokajları şifalandırdıkça -gelecek bedenlerimizdeki- hastalık olasılığını azaltıyor; daha mutlu, daha sağlıklı bir hayata “Merhaba” diyoruz. Ve bunları yapmak tahmin ettiğinizden çok daha kolay..

Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye ve eğitimlerin içeriğine www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdanwww.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; ve info@esindemir.com mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Bir sonraki yazımda çağımızın önemli hastalıklarına yakından bakacak, onların bilinçaltı sebepleri üzerinde duracağız
O güne kadar sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Ruhunuzun yaşam enerjisine yol açın: Çakralar

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale