X

Harvard’dan sağlıklı çocuklar yetiştirme rehberi

Harvard Üniversitesi’nin tavsiyeleri doğrultusunda, sağlıklı çocuklar yetiştirmek için dikkat etmeniz gereken önemli noktaları sizler için derledim. 

1. Ekran süresi

Ekran süresi -TV seyretmek, tablet veya akıllı telefon kullanmak ya da bilgisayar, video oyunları oynamak için harcanan zaman- bunun yerine egzersiz yapmak, okumak, ödev yapmak ya da aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek hem fiziksel hem de zihinsel olarak sağlıklı bireylerin yetişmesinde büyük önem taşıyor.

Günde dört saatten fazla ekran karşısında olan çocukların fazla kilolu olma olasılığı yıllar geçtikçe daha da yükseliyor. Bu ekran karşısındaki hareketsizlikle de kalmıyor! Gösterilen reklamlar çocukların sağlık, güzellik, iyilik gibi kavramları algılarını değiştirirken aynı zamanda maruz kalınan mavi ışık hormon dengesi ve uyku kalitelerini olumsuz etkiliyor. Ekran süresini daha aktif oyunlarla ve doğayla iç içe olacak şekilde değiştirme stratejileri, çocukların ekran önünde geçirdikleri zamanı azaltmaya yardımcı olmanın en eğlenceli yollarından biri.

2. Fiziksel aktivite

Her çocuk her gün en az bir saat fiziksel aktivite yapmalı. Düzenli fiziksel aktivite, çocukların zihinsel gelişimine ve odaklanmasına da yardımcı oluyor. İleriki yaşlarda kalp hastalığı, diyabet, yüksek tansiyon, felç ve osteoporoz gibi hastalıklardan korumaya yardımcı oluyor.

3. Sıvı tüketimi

Çocukların beslenmesindeki gizli düşman: Şekerli içecekler. Yüksek şekerli içecek tüketimi, çocuklarda ve yetişkinlerde aşırı kilo riskini artırıyor, diş çürüklerine ve zihinsel tahribata sebep oluyor, kanser ve daha birçok hastalığa kapı aralıyor. Çocukların şekerli içecek tüketimlerini sınırlamanın en etkili yolları, rafine şekerli veya tatlandırıcılı içeceklerin olmadığı ortamlar sağlamak ve bu mesajları sağlık çerçevesinde çocuklara iletmenin önemini kavramak.

Su, çocuklar ve yetişkinler için en saf içecek! Su; soda, meyve suyu ve enerji içecekleri gibi diğer içeceklerden her zaman daha sağlıklı bir seçim. Suyu çocuğunuz için daha lezzetli bir hale getirmek için onun sevdiği meyve, sebzeleri suya eklemeyi deneyebilirsiniz.

4. Sağlıklı beslenme

Sağlıklı beslenme için en iyi tavsiye, aslında çoğu insanın düşündüğünden daha basit. Bazı önemli hususlar şunlar: meyve, sebze ve tam tahıllar (tam buğday, yulaf, esmer pirinç ve patlamış mısır vb.) açısından zengin bir beslenme tarzını benimsemek, trans yağ içeren gıdalardan kaçınmak, daha fazla su içmek ve şekerli içecek tüketimini sınırlamak. Çocuklara sağlıklı beslenme, sağlıklı atıştırmalıklar, yemekler için ipuçları öğretmek ve farklı ortamlarda sağlıklı yiyeceklere erişimi kolaylaştırmak, çocukların daha sağlıklı beslenmesini sağlamanın en temel adımları.

Copyright © 2015 Harvard T.H. Chan School of Public Health. For more information about The Kid’s Healthy Eating Plate, please see The Nutrition Source, Department of Nutrition, Harvard T.H. Chan School of Public Health, hsph.harvard.edu/nutritionsource/kids-healthy-eating-plate

Harvard tarafından hazırlanan ve görsel bir beslenme kılavuzu olan Çocuklar için Sağlıklı Beslenme Tabağı önemli ipuçları içeriyor:

  • Mümkün olduğunca çok, çeşitli ve renkli sebze yenilmesi
  • Meyve suyu yerine bütün meyveleri tercih edilmesi
  • Küçük tabaklar ve yeterli porsiyonlar kullanılması
  • Miktarı yerine tüketilen karbonhidrat türlerinin vurgulanması, mümkün olduğunca tam tahılların seçilmesi
  • Gerekli proteinin çoğunun kırmızı ve işlenmiş etler yerine fasulye, kabuklu yemişler, tohumlar, yumurta ve doğal yetiştirilmiş, biyo-birikimi az olan beyaz et kaynaklarından karşılanması
  • Trans ve doymuş yağların sınırlandırılması ve yerine sağlıklı yağlar (örneğin soğuk sıkım zeytinyağı) kullanılması
  • Süt ürünlerinin beslenmenin nispeten küçük bir kısmında; ideal olarak kefir, ayran, doğal yoğurt, aromasız süt veya az miktarda peynirden oluşması
  • Günde 2-3 litre su içilmesi
  • Her gün en az bir saat fiziksel aktivite yapılması ve gün boyunca aktif olunması

Sevgili ebeveynler, HSPH’nin görseli çocukları hedef almasına rağmen yukarıda belirtilen ipuçları her yaştan bireye (aksi bir sağlık durumu veya özel koşul olmadıkça) uygun tavsiyelerdir.

Kaynak:
Harvard T.H. Chan School of Public Health

İlginizi çekebilir: Yaşam standardımızı ne belirliyor: %20 genler, %80 seçimler

Seçil Sayhan: Yönetim Bilimleri lisans eğitimini Psikoloji yan dalı ile Sabancı Üniversitesi'nde tamamladı. National University of Singapore'da okuduğu dönemde Japonya, Günay Kore, Tayland, Endonezya, Hong Kong, Malezya ve Singapur’un sağlıklı yaşam kültürlerini deneyimleme şansını yakalayan Seçil Sayhan üniversite yıllarına denk gelen süreçte bir yandan Stanford University’den aldığı Nutrition Science ve University of Colorado Boulder'dan aldığı Science of Exercise dersleri; pozitif psikoloji ve nörobilim araştırmaları ile holistik yaklaşımı benimsedi ve ilgi alanlarını çeşitlendirmeyi ön planda tuttu. International Coaching Federation onaylı profesyonel uzman koç olarak bireysel ve kurumsal danışmanlıklar veren Seçil Sayhan lisans sonrası diploma eğitimine İngiltere’de beslenme ve yaşam tarzı alanında devam etmektedir. Beslenme danışmanlığı ve yaşam kalitesi yönetimi alanında uzmanlaşan Seçil Sayhan’a info@secilsayhan.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale