X

Hangi güneş kremini seçmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

Güneş kremi kullanmanın özellikle yaz aylarında çok gerekli olduğunu biliyoruz. Ancak piyasada pek çok türü bulunan bu ürünün hangisini kullanmamız gerektiği konusunda yeterince bilgi sahibi olmayabiliriz. Aslına bakarsanız piyasada bulunan güneş kremlerinin her birinin kendine özgü etkileri var. Peki bu kadar çok seçenek mevcutken kendimiz için en iyi güneş kremini nasıl seçmeliyiz?

Bu soruyu cevaplamak için öncelikle anlamamız gereken şey, güneş kremlerinin nasıl çalıştığıdır. Güneş ışığı elektromanyetik dalgalardan oluşur ve dünyanın temel ultraviyole kaynağıdır. Bu ışığın dalga boyu görünür ışıktan daha kısadır ve daha fazla enerji taşır. Güneş ışığı, dalga boylarına göre UVA, UVB ve UVC şeklinde sınıflandırılır. Kısa dalga boyuna sahip UVC yeryüzüne hiç ulaşmazken, UVB ışınları cildimizin yüzeysel tabakalarına, uzun dalga boyuna sahip UVA ışınları ise cildin daha derin katmanlarına geçebilir.

UVB, küçük miktarlarda alındığında D vitamini üretmemize yardım eder. Ancak uzun süreli maruz kalındığında her iki ışın türü de DNA yapısına zarar verebilir, cildi yaşlandırabilir ve hatta deri kanseriyle sonuçlanabilir.

Güneş kremleri, deriyi ya UV ışınlarının yönünü saptırıp fiziksel olarak — çinko oksit ya da titanyum dioksit gibi bileşenler sayesinde – ya da UV ışınlarını emen karbon bazlı bileşenlerle kimyasal olarak korur. Emilen ışınlar sonrasında ısı olarak zararsızca dağılır.

İlginizi çekebilir: Cildimizi güneşin zararlı etkilerine karşı koruyan 6 besin

Peki bir güneş kremini diğerinden ayıran nedir?

Güneş kremi seçerken uygulama metodunu, koruma faktörünü ve aktif bileşenlerini kıyaslamalıyız. Spreyleri kullanmak özellikle ıslakken kullanışlı olsa da, araştırmalara göre pek çok insan tam korumaya yetecek kadar kalın bir tabaka sürmüyor. Üstelik sprey güneş kremlerini solumanın zararlarını da hesaba kattığımızda losyon kullanmanın daha sağlıklı olduğunu düşünebiliriz.

Koruma faktörü söz konusu olduğunda ise en az 15 faktörün kullanılması gerektiğini, ancak 30’un daha iyi olduğunu aklınızda bulundurmalısınız. Koruma faktörü, ya da diğer adıyla SPF, korunan derinin yanması için ne kadar UVB ışını gerektiğini anlatır. Örneğin; 15 faktörlü bir krem, UVB ışınlarının yüzde 93’ünü engellerken, 30 faktörlü yüzde 97’sini, 50 faktörlü ise yüzde 98’ini engeller.

Eğer cildiniz tahriş olmaya yatkınsa karbon bazlı kimyasal güneş kremleri yerine çinko oksit ya da titanyum dioksit içeren mineral bazlı formülleri tercih etmelisiniz. Üstelik karbon bazlı kimyasal güneş kremlerinin deniz yaşamına zarar verebileceğini de unutmayın.

Konuyla ilgili daha fazlasını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

 

İlginizi çekebilir: Güneş yanığı nedir? Nasıl geçer? Güneş yanığına ne iyi gelir?

Kaynak

TedEd

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale