X

Hamilelikte ağrıları hafifleten ve doğumu kolaylaştıran 4 egzersiz

Hamilelikte hem sizin hem de bebeğinizin konforu  oldukça önemlidir. Bu dönemde konforunuzu bozan sırt ağrıları ile baş etmenizde yardımcı, doğum anında da kolaylık sağlayan 4 etkili egzersize göz atmaya ne dersiniz?

1. Kegel egzersizi

Vajina, üretra, serviks, mesane, rahim, ince bağırsak ve rektumu içine alan, pelvik organları destekleyen kaslara pelvik taban kasları denmektedir.

Kegel egzersizleri, pelvik taban kaslarını hamilelikte çalıştırmanın en iyi yoludur. Pelvik organları destekleme, doğum kaslarını aktive etme, idrar inkontinansını (kaçırmayı) önleme, doğumdan sonra da vajinayı daha kolay toparlama  gibi pek çok avantajı vardır.

Sık tekrar ile doğum sırasında pelvik taban kaslarını aktif tutarak bebeğin doğum kanalından kolayca geçmesini sağlayabilirsiniz.

Bu egzersizin bir avantajı da yaptığınızda fark edilmemesidir. Şöyle ki gün içinde TV izlerken, kitap okurken hatta otobüste herkesin içinde bile fark etmeden egzersizinizi yapabilirsiniz.

Yapılışı ise oldukça kolay:

  • Önce pelvik taban kaslarınızı hissedin. Bunun için küçük tuvaletinizi tutmaya çalışırken yaptığınız kasılmayı yapın. İşte hissettiğiniz çalışan kaslarınız pelvik taban kaslarınızdır.
  • Sonraki aşama pelvik kaslarınızı nasıl kontrol etmeniz gerektiğidir. Yine aynı hissi (küçük tuvaleti tutma hissini) yakalayarak tekrar kaslarınızı rahatlatmayı deneyin. Bu uygulamayı içinizden beşe kadar sayıp kaslarınızı beş saniye kasılı tutup tekrar beş sayıda yavaşça bırakarak tekrarlayın.

Zaman ilerledikçe egzersizdeki beş saniyelik süreyi yedi ve on saniye gibi uzatabilirsiniz.

  • Pelvik taban kaslarının daha derindeki kısımlarını çalıştırmak ve egzersizi biraz zorlaştırmak isterseniz kasılıp bırakmaların süresini kısaltın, sıklığını arttırın. Yani pelvik kaslarınızı tuvaletinizi tutma hissi ile bulun, üç saniye kasılı tutun üç saniyede bırakın ve bunu on ya da yirmi  kez tekrarlayın. Bu şekilde pelvik kaslarınızı daha da güçlendirebilirsiniz.
2. Kedi – deve egzersizi

Hem hamilelikte hem de doğumda sırt kaslarınızı etkili bir şekilde esneten, ilk yaptığınız andan itibaren rahatlama hissedeceğiniz etkili bir egzersiz de kedi-deve egzersizidir.

Yapılışı oldukça kolay olan bu egzersiz için öncelikle dizleriniz ve elleriniz ile dört ayak posizyonuna gelin, kedi duruşunu alın. Kalça ve karın kaslarınızı kasılı tutun. Karnınızı içeri çekerek başınızı öne eğin ve sırtınızı yukarı kaldırın. Daha sonra başınızı yukarı kaldırıp belinizi aşağı doğru çukurlaştırın.

Bu iki duruşu ardı ardına on kez tekrarlayın, hareketi yaparken nefesinizi kontrol etmeyi unutmayın.

3. Pelvik tilt

Bel kaslarında etkili olduğu kadar karın kaslarında da etkili, bebeğin büyümeye başladığı yer olan karnınızı da rahatlatan kolay bir egzersizdir.

Sırt üstü uzanın, dizlerinizi bükün ve ayaklarınızı yere basın. Nefes verirken kaslarınızı kasın ve sırtınızı yere bastırın. Böylece pelvik kemikleriniz yere tam paralel hale gelecektir. Nefes verirken sırtınızı eski haline, doğal konumuna getirin. Bu şekilde beşe kadar sayarak beş kez tekrarlayın.

4. Squat

Doğum başlangıcında bile uygulayabileceğiniz, faydasını çokça göreceğiniz bir egzersiz türüdür.

Ayaklarınızı kalça genişliğinden biraz daha fazla olacak şekilde hafif dışa dönük halde açın. Ayakta durmakta zorlanıyorsanız bir sandalyeden de destek alabilirsiniz.

Karın kaslarınızı, omuzlarınızı ve göğsünüzü rahatlatın. Dengenizi koruyun ve tıpkı bir sandalyeye oturur gibi çömelmeye başlayın, durabildiğiniz seviyede durun, derin bir nefes alın ve nefesi verin. Sonra yavaşça bacaklarınızdan destek alarak omurgayı dikleştirin ve egzersizi tamamlayın.

Düzenli uyguladığınızda hem hamilelik döneminde hem de doğum sırasında sizi rahatlatan bu dört egzersizi hayatınıza geçirmelisiniz.

 

İlginizi çekebilir: Anne adaylarının sağlık formülü: Hamilelikte yoga

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale