X

Hamburg’ta yaz: Elbe Nehri’nin kıyısındaki eğlence şehri

Bir insanın şehre dair beklentilerinin büyük bir kısmını büyük ölçüde karşılayan bir şehir Hamburg…

Almanya’nın kuzeyi olması ve deniz yerine kocaman bir nehre sahip olması, yaz şartlarını biraz -benim algımda ise epeyce- zorlasa da, seviyorsanız o şehri, yaz mevsimi yine anlamlı olacaktır.

Keza, benim algımda bile yaza dair bir şekilde yer edinebilmiş bir yer. Nehir diyerek geçilmemesi gereken Elbe, Avrupa’nın ikinci büyük limanına ev sahipliği yapıyor.

Bununla birlikte, nehir şehrin içinde uzun bir sahil şeridi oluşturuyor. Plajının var olması, kimisi için yüzme imkanı da sağlıyor. Kimisi için diyorum, zira biz temizlik açısından tereddütte kaldığımız için plajını kullanmakla yetindik. Ama Ankara gibi bir şehre kıyasla bizim için bu bile yeterliydi. Plajı vardı, plaj anlayışı vardı, güneşlenmenin, sere serpe yatan insanların normal karşılanması durumu vardı.

Aynı zamanda benim The OC’ye benzettiğim, yazlık evlerin cephe aldığı yazlık muhitleri de mevcut. Plaj partisi yapan gençlere de kapıları açık.

Bunun yanı sıra, Elbe Nehri’ne paralel uzanan şehrin metropolitan bölümü için de alternatif çözümler oluşturulmuş, ‘beach cafe’ler gibi.

Kapısından girdiğinizde zemin; kum, oturma alanları; şezlong, içecekler; pipetli, buzlu kokteyler ve kostümler; bikini-mayo olarak değişiyor.

“Bizim plajımız yok doğru düzgün, deniz yok çünkü…” anlayışından çok uzaklar yani anlayacağınız.

Üzerine bir de geceler boyu parti imkanı sağlayan, geceleri de değerlendiren, “gün bitti hadi yatalım” rutinliğinden bezdiren gemi konseptleri de oluşturmuşlar.

Hayatın değerini, keyiflerinin kıymetini, eğlencenin önemini bellemiş ahaliler sonuçta.

Yazması bile güzel. Bir de yaşadığınızı düşünsenize!

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale