X

Haftanın tiyatro önerisi ve oyuncularla röportaj: Masanın Altında

Herkese yeniden merhaba! Bu hafta yine bir tiyatro oyunu ile karşınızdayım: Masanın Altında.

Çevirmenlik yaparak geçimini sağlayan Florence, ek gelir elde etmek için, yaşadığı evdeki çalışma masasının altını ayakkabı tamirciliği yapan bir göçmene kiralamıştır. Zaman geçtikçe, bir “kiracı kiracısı” olan Dragomir ile Florence arasındaki bağ güçlenmeye ve Florence’in hayatı değişmeye başlar. Kara mizah türündeki oyun, sınıf farklılıklarına getirdiği eleştirinin yanı sıra göçmenlik kavramına da alışılmadık bir perspektiften bakarken, giderek küçülen ve yalnızlaşan bireyin sıkışmışlığını, kadın-erkek ekseninde anlatıyor.

Bizim Tiyatro’nun bu sezon ilk oyunu olan Masanın Altında oyuncularıyla çok keyifli bir röportaj yaptık. Oyunu bizzat izlemiş biri olarak; oyuncular oynarken eğleniyorlar ve biz de izleyici olarak çok eğleniyoruz. Gidip izlemenizi tavsiye ediyorum.

Beni Instagram hesabımdan takip ederek hemen hemen her hafta yaptığım yarışmalara katılabilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, hoşça kalın!

İlginizi çekebilir: Haftanın tiyatro önerisi ve oyuncularla röportaj: Vahşi Batı

Aslı Aybars: Sanatçı bir aileye doğduğum için olsa gerek kendimi bildiğimden beri hep tiyatrocu olmak istedim. Tüm arkadaşlarımı toplar kendimizce oyunlar çalışır tüm komşulara gösterimizi duyurur üstüne birde bilet satar sergilerdik oyunlarımızı büyük bir heyecan ve gururla . Ailem bunun geçici bir heves olduğunu düşünsede konservatuara girip tiyatro okumak ve oyuncu olmak istediğimi söyleyince anladılar nekadar kararlı olduğumu. Aklıma koymuşmuştum ben sadece Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro bölümünde okumak istiyordum. Ve bu hayalimi de gerçekleştirdim. Okulu kazandım. Benden mutlusu yoktu. 4 senenin sonunda çok sevdiğim okulumdan mezun oldum ve hikayem başladı. Birçok dizi reklam ve sinema filminde oynadım. 2005 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarına girdim. Yüksek lisans yaptım. Mesleğimle alakalı merakım beni nefes terapisine yönlendirdi hocam Jost'la çalışmaya başladım. Ve nefes terapisti oldum. Eğitimler vermeye başladım. Farkettim ki bildiklerimi aktarmak ve geri dönüşlerini görmek de ayrı mutluluk. Kısaca hep kalbimin sesini dinledim. İnsanın hayatta istediği işleri yapmasından daha büyük bir mutluluk yok bence. Hayallerinize sahip çıkın lütfen. Benimle ilgili tüm merak ettiklerinizi www.asliaybars.com adresinde bulabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale