X

Güven ikamesi olmayan bir duygudur

Güven duymak, şüphesiz insanlığın en önemli ihtiyaçlarından biri. Öyle ki, Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nde su, yemek gibi temel fizyolojik ihtiyaçların hemen ardından “güvenlik ihtiyacı” geliyor. Buradaki bağlamda, hem tehlikelerden uzak güvenli bir alan ihtiyacı, hem de kişinin kendini güvende hissetmesi, yani duygusal bir ihtiyaç söz konusu. Günümüzde ise, birçok tehlikeden uzakta olabildiğimiz bir alanı daha kolaylıkla yaratabiliyoruz kendimize, ancak belki de daha önce hiç olmadığı kadar “güven duygusundan” uzaktayız.

Güven duygusunun bir ikamesi yoktur esasen. Ancak, yeni çağda insan, güven yerine koyduğu birçok başka duyguyla bu boşluğu doldurmanın peşinde koşabiliyor. Mesela, bitmek bilmez bir macera arayışı, kişiyi güven duygusundan uzakta, sürekli bir heyecan peşinde olmaya itebiliyor. Hızlıca tüketilen merak, macera hevesi ve heyecanın yerini yeni merak, macera ve heyecan alabilsin diye oradan oraya savrulabiliyor kişi. Gerçekten ne aradığını kendisine hiç sormadan oradan oraya savrulduğunda da, güven ihtiyacını gidermeye yaklaşamadığı gibi tam tersi giderek ondan daha uzakta bulabiliyor kendini.

Bazen de güven duygusunun yerine kayıtsızlık geçebiliyor. Güvenin kişiye verdiği huzur ve rahatlık hissi, kimi zaman konfor alanının kişide yarattığı rahatlık ve tembellik hissiyle karışabiliyor. Mesela, bir ilişkide “kişiler birbirine güvendiği için” yanılgısıyla yapılmayan konuşmalar, harcanmayan çabalar aslında kayıtsızlıktan ileri gelebiliyor. Gerçek bir güven değil de, güven illüzyonu aslında konfor alanına bağımlı hale gelen kişinin kayıtsızlığından doğuyor. Kayıtsızlık çabayı ortadan kaldırıyor ve güvenin devamlılığı için aslında çaba gerekiyor.

Sürekli bir uyarana maruz kalınmasıyla oluşan yüksek duygularla, kayıtsızlıktan ileri gelen adeta bir hissizlik arasında bir yerde duruyor aslında güven duygusu. Dolayısıyla ona yaklaşmak için hem kişinin konfor alanını sorgulaması, hem kendini sorgulaması, hem de kendinden çıkıp çevresini anlamaya çalışması gerekiyor. Ve kişi hayatında eksik olan güven duygusuyla arasındaki bağı yeniden kurmadan birçok alandaki tatminsizliği de bitmiyor. Güvensizlik beraberinde aidiyetsizliği de getiriyor. Ait olduğu bir alan, bir ilişki, bir iş bulamayan kişi arayışına devam ediyor. Ancak gerçekten ne aradığını da bilmeden hayatındaki eksikleri göremiyor.

Hiçbir yeni heyecan, rahatlık hali ya da kayıtsızlık güven duygusunun verdiği huzuru ve doygunluğu kişiye sağlayamıyor. Bizlere gereken, güven olmaksızın devam etmenin yollarını bulmaya çalışmak değil, tam tersi, önce hayatımızda hangi alanlarda güven eksikse bunu keşfetmek ve nasıl güven inşa edilirdi, nasıl korunurdu, bunları hatırlamak.

İlginizi çekebilir: İnsanın mutluluk arayışı: Hedonik adaptasyon ve eudaimonia

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale