X

Günümüzün Barok Işığı: Mavi Işık

Son dönemde farklı ışıklarda, farklı resimlere dönüşen resimleriyle dikkat çeken Ressam Burçin Erdi, MassMoCa, MCLA gibi Amerika’nın en büyük ve önemli çağdaş sanat müzelerinin bulunduğu sanat şehri Massachusetts’in, North Adams bölgesinde 8. kişisel sergisini açıyor.            

ECLIPSE MILL GALERY’de, 04 Temmuz – 02 Ağustos 2015 tarihleri arasında açık olacak serginin adı: “Düşüş / Fall Down”

Bireyin ve toplumun arayışlarını, dönüşümlerini ve sorgularını farklı bakış açılarıyla tuvale yansıtan Burçin Erdi, son dönemde insanı doğanın dönüşümü içinde, daha tepeden bir bakış açısıyla ve farklı tekniklerle bütünleştirerek irdeliyor.

Amerika’nın en büyük görsel ve performans sanat müzelerinin bulunduğu, her yıl yaz aylarında büyük bir sanatçı ve sanatsever kitlesini ağırlayan North Adams’da, global bir sanatsever kitlesi ile buluşacak olan 8. kişisel sergisi “Fall Down / Düşüş” sergisinde yine insanoğlunun ruhsal arayışlarını ve bu arayışın doğanın dönüşümü içindeki yerini ele alıyor.

Sergi, günümüz hayatının yüksek temposunda, ideal olana ulaşma hırsıyla sınırları zorlayan, ama bu süreçte kendi gerçekliği ile peşinden koştukları arasında, ruhunun hızla boşluğa düştüğünü hisseden bireyin bedensel ifadelerini yansıtıyor.

Yüzyıllardır dönüşen doğa içinde, kendi dönüşümünü de tamamlamaya çalışan, ama aslında bu doğal dönüşüme adapte olamayan insanoğluna daha çıplak bakmak isteyen Erdi, resimlerinde özel bir teknik de kullanıyor. Bazı resimler gün ışığında farklı, mavi ışıkta farklı iki resime dönüşüyor. İki farklı boyut taşıyan tuvaller izleyicinin gördüklerini de dönüştürerek teknikle anlamını bütünleştiren bir deneyim sunuyor.

Burçin Erdi, mavi ışıkta başka bir resme dönüşerek, izleyiciye şaşırtıcı ve düşündürücü bir deneyim sunan bu seride neden mavi ışık kullandınız sorusuna ise yine sürprizli bir cevap veriyor: “Mavi ışıkta transformasyonun bir parçası… Barok resimde ışık kaynağı resmin içindedir ve o dönemde bu mum ışığıdır. Bugün cep telefonu ve bilgisayar ışığının yüzümüze vuran mavi ışığıyla insanoğlunun dönüşümüne kadar uzanıyor… Mavi ışık, bence günümüzün barok ışığı…”.

Burçin Erdi Hakkında

2003 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim bölümünden Sakıp Sabancı Özel Sanat Ödülü’nü alarak üçüncülükle mezun olan Burçin Erdi, yüksek lisansını ve sanatta yeterliliğini de bu üniversitede tamamladı. Sanatta yeterlilik için tez çalışmalarını İspanya Sevilla Üniversitesi’nde yaptı ve bir dönemini İspanya’da geçirdi. 33. DYO Resim Yarışması, T.C. Orman Bakanlığı Resim Yarışması, 3. Şefik Bursalı Resim Yarışması gibi bir çok yarışmada önemli derecelerin sahibi oldu. Bir çok uluslarası ve yurtiçi sergi, fuar, bienallere katıldı. Eserleri özel koleksiyonlar, banka koleksiyonları, müze ve galerilerde yer alan Burçin Erdi, şu anda İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdürürken, bir yandan Namık Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak da görev yapıyor.

Önceki Kişisel Sergileri;

2014 ‘Transformasyon’, Summart Sanat Merkezi, İstanbul, Türkiye

2014 ‘Transformasyon’, M1886, Ankara, Türkiye

2013 ‘Diyaloglar-Dialogos’ Casa de la Provincia, Sevilla, İspanya

2011 “Konuşmalar” Terakki Vakfı Sanat Galerisi, İstanbul

2010 “Perception”, Colorida Art Gallery, Lizbon, Portekiz

2010 “Noches de Fabulas” Ateneo de Sevilla, Sevilla, İspanya

2010 “Gece Masalları” Ziraat Bankası, Beyoğlu Sanat Galerisi, İstanbul

Ödülleri:

2011 ‘’Certamen Andaluz de Bellas Artes 2011’’, finalist

2011 İzmir Sanat Bienali özel sanatçı ödülü

2009 33.Dyo Resim Yarışması, Birincilik

2007 TC Orman Bakanlığı 1.Resim yarışması, Birincilik

2005 “İstanbul” Konulu Resim Yarışması, Birincilik

2005 “Yılın Genç Ressamı” Yar., Rh+sanat Dergisi ve Antik Sanat Galerisi, Finalist

2003 3. Şefik Bursalı Resim Yarışması, Birincilik

2003 10. Sakıp Sabancı Sanat Ödülleri, MSÜ Mezuniyet, Okul Üçüncülüğü

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale