X

Günlük hayatta size pozitifliği anımsatacak 3 pratik yöntem

Kimi zaman günün stresi, geleceğin endişesi, hatta bazen sosyal medyada gördüğümüz bir paylaşım üstüne kafamızda kurduğumuz türlü senaryolar, yepyeni bir güne başlarken bile üstümüze gri bulutları toplayabiliyor. Anda kalmanın değerini bilsek ve çaba göstersek de bazen çevremizin kaygılı enerjisinden etkilenip bizi etkileyen doğrudan bir sebep olmasa bile negatif bir moda kayabiliyoruz.

Ben bu gri bulutlardan sıyrılabilmek için, genelde sakin ve dingin bir alanda kendi kendime kalıp meditasyon ve odaklanma çalışmaları yapmayı tercih ediyorum. Yine de bazen yoğun bir koşturmanın içinde sükuneti bulmak için kendime 15 dakikalık bir zaman yaratmakta zorlanabiliyorum. O yüzden bugün sizlere hayatın aktif akışı içerisinde pozitifliği hatırlatan ve bende işe yaradığını gözlemlediğim 3 seçenekten bahsetmek istiyorum.

Geçiciliği hatırla

Canını sıkan her ne ise, emin ol ki, kocaman evrende ve zamanın yüceliğinde kaybolup gidecek. Tepenin tasını attıran durumun da, düşük enerjili insanın da, gelecek kaygısının da etkisi hem senin hem de evrenin toplam döngüsü içinde ufacık bir zerrecik. Karşılaştığın benzer kaygı ve stres oluşturan durumlar asırlar boyunca yaşandı, atlatıldı, yine yaşanılacak ve yine atlatılacak. Bu, hayatın bir parçası ve her şey gibi geçici. Bu basit gerçeği hatırlamak günün geri kalanını keyifle yaşamak için kapıları açık tutuyor.

Birine bir iyilik, bir jest yap

Gri bulutlar seni karamsarlığa, karamsarlık seni düşük enerjilere ve duygulara doğru çekebilir. Etrafındaki her şeyin, kötü, ters, aksi gittiğine dair türlü türlü örnek aklına üşüşüp yenilerini doğurmaya başlamadan hızlıca ufak bir adım atmaya ne dersin? Çoğu zaman otobüs şoförüne edeceğin kibar bir teşekkür, hapşıran birisiyle o sormadan çantandaki mendilini paylaşmak ya da tanımadığın birine yanına aldığın ara öğün kuru yemişlerinden ikram etmek kadar basit şeyler o anı dönüştürebilecek güçteler. Birine tatlı ve kibar bir harekette bulunduğunda hem kendi iyiliğini, hem de başka insanların iyiliğini hatırlamak kalbine dokunabilir ve nasıl bir fark yarattığını gözlemleyebilirsin.

Gülümse

Bazen zorlayıcı koşullarla çevrelenmiş olsan da gülümsemekten vazgeçmemeyi denemek ister misin? Tabi bunu söylerken samimiyetsiz gülücüklerden bahsetmiyorum; içten bir his oluşturacak bir stok oluşturmaya ne dersin? Mesela telefonuna hatırladıkça güldüğün şeyleri sana hatırlatacak notlar alabilir veya bir pinterest board’u yaratabilirsin. Benim favorilerim arasında şemsiyeyle uçan adam ve Cüneyt Özdemir’in “zorunda mıyım” gafı var mesela. Bunu denerken lütfen gülümsemenin bulaşıcı etkisini hatırla!

Derin çalışmaların, entelektüel birikimlerin, spiritüel yolculuğun yanı sıra günlük hayatımda bana destek olan basit yöntemlerimden bazıları bunlar. Senin de benimsediğin başka önerilerin varsa yorumlarda okumaktan çok mutlu olurum. 

İlginizi çekebilir: İçinizdeki “ben”i tanımak için fırsat yaratın: Günlük hayatta kendinize yer açmak

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale