X

Gün içerisinde bunları yaşıyorsanız yeterince uyumuyor olabilirsiniz

5 gün ve ortalama 40 saatlik çalışma maratonundan sonra birçok insan hafta sonunu, iş rutinini kırmak ve biraz olsun rahatlamak olarak görüyor. Her ne kadar biraz çalışmamayı ve eğlenmeyi elbette hak etmiş olsanız da, birçok insan bu rahatlamayı gece dışarı çıkma veya arkadaşlarıyla geç saatlere film izleme olarak görüyor. Eğlenmek her zaman istenilen bir şey olsa da, hafta sonları akıl sağlığınızı korumanız adına yeterli uykuyu almanız ve uyku döngünüzü takip etmeniz gerekiyor.

Yeterli uyku uyumamanın sonrasında birçok yan etkisi bulunuyor: Geçici hafıza kaybı, beyin fonksiyonlarında bozulma, kötü ruh hali bunlardan sadece bazıları. Bu yazıyı okuduktan sonra, eminiz ki bir daha asla hafta sonunuzu uykusuz geçirmeyeceksiniz. Hafta sonunuzu neden uykusuz geçirmemeniz gerektiğini bilimsel araştırmalarla inceledik:

Uykusuzluk ruh halinizi kötü etkiliyor

Uyku, ruh halinizi düzenlemeniz adına büyük önem taşıyor. Uykunuzu almadığınız zaman negatif ve her şeye aşırı tepki gösteren bir ruh hali içinde bulunma ihtimaliniz de yükseliyor. Araştırmalara göre, yeterli uyku uyumama beyindeki serotonin seviyesini etkiliyor. Yani uykusuz kaldığınızda, saldırgan bir ruh haline sahip olma ihtimaliniz oldukça yüksek.

Her ne kadar bilim insanları hala uyku ile öğrenme arasındaki bağlantıyı çözememiş olsalar da, birçok araştırma uykunun uzun dönemli hafıza için oldukça önemli olduğunu iddia ediyor. Yapılan bir araştırmaya göre, 45-60 dakika arası değişen kısa uykular öğrenmeye katkı sağlıyor ve yeni bilgiyi normalin 5 katına kadar saklamanıza yardımcı oluyor.

Uykusuz araç kullanmak kaza riskini artırıyor

Eğer yeterli uyku uyumazsanız, araba kullanırken alkollü araç kullandığınızdaki kadar kaza yapmaya meyilli oluyorsunuz. The National Highway Traffic Safety Administration’un raporlarına göre her yıl 100.000 kaza uykusuzluk nedeniyle gerçekleşiyor.

Cinsel sağlığa olumsuz etki ediyor

Uykusuzluk, erkeklerde cinsel sağlığa olumsuz etki etmektedir.

Araştırmalar gösteriyor ki, erkekler uyuduklarında vücutlarında testosteron üretimi gerçekleşiyor. Bu durum sağlıklı bir cinsel hayat için oldukça önem taşıyor. 1 hafta boyunca her gün ortalama 5 saat uyursanız testesteron seviyeniz %15 düşüyor. Uyku, genel olarak hormonlarınızın düzenlenmesine yardımcı oluyor. Bu yüzden normalden az uyku hormonlarınızın seviyelerini etkiliyor.

Metabolik sendrom riskini artırıyor

Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü’ne göre yetersiz uyku; kalp krizi, yüksek tansiyon, diyabet ve felç riskini artırıyor. Bu yüzden uykunuz geldiğinde mutlaka uykunuzu almalısınız.

İlgili yazı:  Uyku bozuklukları yaşıyorsanız bu hastalığın tehdidi altında olabilirsiniz 

Yaşlı ve yorgun bir görünüme neden oluyor

Size hiç çok yorgun göründüğünüzü söyleyen oldu mu? Yeteri kadar uyumadığınızda, yorgun görünmeniz oldukça doğaldır. Sleep dergisinde yapılan bir araştırmaya göre uykunuzu almadığınızda, gözleriniz kanlanıyor, göz altında torbalar oluşuyor, solgun görünüyorsunuz ve yüzünüzde kırışıklıklar meydana geliyor.

Hafta sonlarındaki uyku düzeniniz de büyük önem taşıyor. Eğer sabaha karşı 4’te yatıp 8 saat uyursanız, akşam 10’da yatıp 8 saat uyuduğunuzdaki kadar uykudan verim alamıyorsunuz.

Yatağa girme zamanınız beslenme alışkanlığınızı etkiliyor

Yapılan bir araştırmaya göre, akşam 11’den sonra uyumak sağlıksız beslenmeye davetiye çıkarıyor.

Daily Mail’in çalışmasına göre, akşam 11’den sonra uyuyan insanlar abur cubur yemeye ve alkol tüketmeye meyilli oluyorlar. Bunun anlamı akşam 11’den önce yatan insanlara göre en az 200 kalori daha fazla almak demek.

Geç yemek yiyip, geç uyumak kilo almaya neden oluyor 

Bir araştırmaya göre, akşam 8’den sonra yemek yiyen, 3:45 civarında uyuyup 10:45 civarında uyanan kişilerin vücut kütle endeksi yüksek oluyor.

Bu noktada yapılan araştırmalar ise, kilo verme adına en iyi yolun uyku döngüsünü ve sirkadiyen ritmi takip etmekten geçtiğini dile getiriyor.

O yüzden, bu hafta sonu vücudunuza ihtiyacı olan uykuyu verin.

Kaynak:

lifehack.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale