X

Gülmek veya kahkaha atmak insanları gerçekten öldürebilir mi?

Çeşitli komedyenlerin gösterilerini izlerken ya da sevdiklerimizle sohbet ederken samimi kahkahalar atıyoruz. Farklı durumlar karşısında sergilediğimiz bu davranış, kendimizi iyi hissetmemize yardımcı oluyor. Ayrıca, ağız dolusu güldüğümüz zaman kan dolaşımımız hızlanıyor, vücudumuzda virüslerle savaşan hücrelerin sayısı artıyor ve kan şekerimiz düzenleniyor. Kısacası kahkaha attığımız zaman hem fiziksel hem de psikolojik açıdan pozitif bir şekilde etkileniyoruz. Peki, bu pozitiflik arkasından büyük bir negatifliği getiriyor olabilir mi? Yapılan araştırmalar sonucunda aşırıya kaçan gülme eylemi yüzünden çeşitli zararlarla karşılaşılabildiği kanıtlandı. Bu zararları sizler için bu yazımızda kaleme aldık.

Aşırı kahkaha boğulmaya ve astım krizine neden olabiliyor

Gülme eşiğinin üzerine çıkıldığı zaman çeşitli solunum problemleri ortaya çıkabiliyor ve solunum sistemi hasar alabiliyor. Kahkaha atılırken nefes alışverişi hızlanıyor veya bu alışverişin bir süreliğine durması söz konusu olabiliyor. Kahkahayla birlikte hava alışverişinin hızlandığı durumda astım başta olmak üzere çeşitli solunum sorunları doğabiliyor. Bazı insanlar çok fazla güldüğü zaman küçük çaplı bir astım kriziyle karşılaşırken bazı bireylerin kritik bir krizle karşılaşabildiğini belirtmek istiyoruz. Aşırı kahkaha sonucunda ortaya çıkan astım krizleri çoğu zaman çok önemli görülmese de bu krizler sonucunda solunum yetmezliği veya kalp durması gibi risklerin ihtimali artıyor.

Aşırı kahkahayla ortaya çıkan kesintili hava alışverişi ise boğulma durumunun ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Nadir de olsa bazı zamanlarda çok fazla gülünmesi sonucunda yeteri kadar nefes alınamıyor. Bu durumun sonucunda da insan vücudu gerekli oksijeni içeriye alamıyor. Oksijensiz kalma durumu da beraberinde boğulmayı getirebiliyor.

Aşırı kahkaha bayılmaya neden olabiliyor

Çok fazla kahkaha atan bazı insanlar, geçici olarak bilinçlerini ve duruşlarını kaybedebiliyorlar. Bu kayıp durumu, kısaca senkop veya bayılma olarak tanımlanıyor. Sıcak çarpması, düşük kan şekeri veya kan görme gibi durumlar sonucunda gerçekleşebilen bayılma, aşırı kahkahayla nadir de olsa kendisini gösterebiliyor. Uzmanlar, aşırı kahkaha sonucunda gerçekleşebilen bayılmanın kalp durmasına yani ölüme sebep olmayacağını belirtiyor. Her ne kadar kahkahayla gelen bayılma büyük bir ciddiyet taşımasa da bu durum sonucunda önemli fiziksel problemler dolayı yoldan açığa çıkabiliyor. Örneğin, bir insan fazla gülmesi yüzünden güvenli olmayan bir ortamda baygınlık geçirirse başını sivri köşelere çarpabilir veya yüksekten düşebilir. Bu yüzden, kesici ve delici cisimlerin bulunduğu ortamlarda ve balkon gibi yerden yüksekte bulunan mekanlarda kahkaha atarken dikkatli olmak önem taşıyor.

Aşırı kahkaha çeşitli ağrılara neden olabiliyor

Gülme eylemi esnasında pek çok kas aynı anda çalışıyor; bu kasların başında da karın kasları ve yüz kasları geliyor. Çok fazla efor sarf edilerek atılan kahkaha sonucunda karın kaslarında ve yüz kaslarında baskı hissedilebiliyor. Bu baskı sonucunda da özellikle hassas bir bünyeye sahip insanlar karın ağrısı ve yüz bölgesinde ağrı ile karşılaşabiliyor. Kas ağrısına ek olarak, çok fazla gülme beraberinde baş ağrısı ve boyun ve omuz kaslarında gerginliği getirebiliyor. Ayrıca, vücudun farklı bölgelerinde hissedilen bu ağrılardan ve kas gerginliğinden ötürü yorgunluk hissiyatı da açığa çıkabiliyor.

Aşırı kahkaha stres ve anksiyeteye neden olabiliyor

Her ne kadar gülme eylemiyle mutluluk açığa çıksa da bazı zamanlarda yoğun kahkaha stres ve anksiyete seviyesini yükseltiyor. Özellikle kahkaha atmayı çeşitli sosyal ortamlarda bir savunma mekanizması olarak kullanan bireyler yüksek stres ve anksiyete durumu ile karşı karşıya kalıyor. Bu yüzden, gerçekten keyif alındığı zaman gülme eyleminin gerçekleştirilmesi büyük bir önem taşıyor.

Gülme eylemi çeşitli sıkıntıları beraberinde getirip nadiren ölümü açığa çıkartsa da bu eylemin faydalarını küçümseyemeyiz. Dozu kaçırılmadığı zaman gülmenin kalpten akciğerlere kadar pek çok organın çalışmasına katkı sağladığını belirtmek istiyoruz. Son olarak, bu eylemin mutluluk ve rahatlama hissi yaratan endorfin hormonunun salgısını artırdığını ve insan psikolojisine fazlasıyla iyi geldiğini vurgulamalıyız.

İlginizi çekebilir: Kahkaha meditasyonu nedir, nasıl yapılır?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale