X

Güçlü kadınların başrolünde yer aldığı ilham veren yapımlar

Cinsiyet eşitliğinin olduğu bir dünya hayal edin… Toplumsal cinsiyet rollerinden, klişelerden, önyargılardan, ayrımcılıklardan sıyrılmış; eşitlikçi, kapsayıcı, kadın-erkek ayrımı yapmayan, farklılıkları kucaklayan, her iki cinsiyet için de aynı hak ve fırsatları sunan; tüm coğrafyanın cinsiyet eşitliği ile sıvandığı, en doğudan en batıya en kuzeyden en güneye her kız çocuğunun eğitime eriştiği, her kadının kendi ayakları üzerinde durduğu, her annenin finansal özgürlüğe sahip olduğu bir dünya! Düşüncesi bile içimizi kıpır kıpır etmiyor mu?

Geçmişten günümüze büyük adımlar atılmış olsa da hala cinsiyet eşitliği konusunda dünyanın birçok yerinde geri kalmış toplumlarda seslerini duyuramayan kadınlar var. Tıpkı gelişmiş ülkelerde de seslerini çıkaramayan, baskı gören, güçleri hiçe sayılan kadınlar olduğu gibi… Ama mevcut koşullar ne olursa olsun kadınların, kadınlardan öğreneceği çok şey var! Bazen bir çizgi film karakterinden, bazen tamamen kurgusal bir kadın başrolden, bazense dünyaca ünlü bir kadın komedyenden…

Erkeklerin egemen olduğu bir toplumda kadın gücünü gösterme cesaretinden kadın kadına dayanışmanın önemine, cinsiyet rollerine, toplumun beklentilerine meydan okuyarak kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış kadınların hayat hikayelerinden biraz sarkastik, biraz feminist, biraz duyarlı ama kesinlikle gerçekçi bir bakış açısıyla ele alınmış toplumsal konulara farklı hususlara parmak basan yapımları sizler için bir araya getirdik. Her kadının en az bir defa izlemesi gereken ilham dolu yapımları yazımızın devamında bulabilirsiniz.

The Queen’s Gambit

The Queen’s Gambit, döneminde kadınlara söz hakkı dahi verilmezken, yarışmadan yarışmaya koşan, dünyaya adını duyurmayı başaran satranç dahisi genç bir kadının hayatını anlatıyor. 1950’lerde yaşayan, bir yetimhanede sevgisiz, ilgisiz büyüyen, kendine zarar verici birçok alışkanlığa sahip olmasına rağmen parlak zekasını kullanarak kendini bir bataklıktan çıkarıp yıldızlara ulaştırmayı başaran Alice’in erkeklerle dolu turnuvalarda tek başarılı kadın olarak yer alması şüphesiz ki büyük bir ilham kaynağı.

Workin’ Moms

“Çocuk da yaparım kariyer de!” deyişini en iyi anlatan, tüm kadınlara ve özellikle annelere ilham olmayı başaran Netflix’in sevilen dizilerinden biri: Workin’ Moms. Evdeki sorunlara, çocuk sahibi olmanın getirdiği sorumluluk ve zorluklara, zamansızlığa, uykusuzluğa ve daha nice probleme rağmen hayallerinden, kimliklerinden, kariyerlerinden vazgeçmeyen kadınların ilham verici yaşamları, kesinlikle kadın gücünün en güzel örnekleri arasında.

Gillmore Girls

Tek başına ayakları üzerinde durmayı başarmış bir anne ve genç kızının hikayesini anlatan, izlerken yüzümüzü güldüren, içimizi ısıtan ama en çok da kadın gücünü her bölümde hissettiren Gillmore Girls, her kadının izlemesi gereken bir yapım. Ailesinin varlıklı ve güçlü pozisyonuna rağmen ebeveynlerinin değil kendi hayallerinin peşinden koşan ve çocuğunu tek başına yetiştiren başarılı bir kadının, güçlü sevgisiyle her şeyin üstesinden gelişini ve kızının da kendi hayallerine ulaşabilmesi için her şeyi yapışını anlatan bu seri, kesinlikle izlenecekler listenizde yer almalı.

Chelsea Handler Revolution

Dünya üzerindeki birçok kadının çoktan idolü olmayı başarmış başarılı komedyen Chelsea Handler’ın Netflix’te yer alan programlarına denk gelmiş olabilirsiniz ama henüz izleme fırsatınız olmadıysa Revolution’ı listenize ekleyebilirsiniz. Erkeklerle olan flörtleşme deneyimlerinden çocuk sahibi olmakla ilgili görüşlerine, kendi ayakları üzerinde durarak kendi tanımlarına göre yaşadığı hayatından almış olduğu kararlardan gurur duymasına birçok farklı konuya değinen Handler, yakın bir kadın arkadaşla sohbet edercesine gösterisini sürdürüyor. Zaman zaman sert dili ve keskin feminist tavrı okları üzerinde toplasa da o duruşundan vazgeçmiyor.

Big Little Lies

Efsane bir kadro ile efsane ödüllere aday gösterilmiş bir seri; Big Little Lies: Avustralyalı yazar Liane Moriary’nin aynı adlı çok satan romanından uyarlanan; dışarıdan bakıldığında harika bir hayat yaşıyorlarmış gibi görünen ama derinlerde birçok acı barındıran üç kadının güçlü hikayesini anlatan bir HBO dizisi. Mükemmel ilişkilerin ardındaki sorunları başarılı bir şekilde kadınların üzerinden kurgulayan seride, kadınların nelere göğüs gerdiğini, nelerin üstesinden geldiklerini hayretle izlerken kadın gücüne defalarca tanık oluyorsunuz.

Gracie and Frankie

Netflix’in sevilen yapımlarından ve kadın gücünü başarılı bir şekilde yansıtan bir diğer yapımı; Gracie and Frankie. Dizinin her bölümünde yaşın yalnızca bir sayıdan ibaret olduğunu, herhangi bir şeyi yapmak için ‘çok geç’ söyleminin aslında bir şey ifade etmediğini görürken, aynı zamanda iki kadının birbirlerine her zaman arka çıkan güçlü duruşlarına tanık oluyorsunuz.

One Day At A Time

One Day At A Time, iki çocuklu bekar bir annenin emektar duruşunu kimi zaman güldürerek kimi zamansa hüzünlendirerek gözler önüne seriyor. Bekar bir anne olmanın zorluklarını, annenin çocuklarıyla birlikte verdiği yaşam mücadelesini ve ev-iş dengesini kurmak için türlü türlü hokkabazlıklar yapmanın ne kadar stresli olduğunu gösteren bu dizide, başarılı annenin çabasını takdir etmemek imkansız.

Sweet Magnolias

Karmaşık aşk ilişkileri, bitmeyen aile dramaları, kariyer sorunları ve çocukların sorumlulukları ile uğraşırken, her şeyi dengelemeye ve hayatlarını yaşamaya çalışan üç kadının dostluklarını konu alan Sweet Magnolias, kadınların kendi ayakları üzerinde başarılı duruşlarını sergilemesiyle ilham kaynağı haline geliyor.

Period. End of Sentence.

Her kadının mutlaka izlemesi gereken bir belgesel: Period. End of Sentence. Hindistan’daki feminist devrimi konu alan Akademi Ödüllü bu kısa belgesel film, hala bir tabu olarak görülen adet dönemine ilişkin ilham verici bir farkındalık uyandırmayı başarıyor. Hindistan’ın kırsal bir bölgesinde yaşayan kadınlar yeni bir makine tasarlayıp düşük maliyetli hijyenik ped üreterek finansal bağımsızlık mücadelelerini tüm dünyaya duyurmayı başarıyor.

Amy Schumer Growing

Başarılı oyuncu, komik ve sevimli karakteriyle milyonların sevgilisi Amy Schumer’i bu kez bir filmde değil, kendi stand up şovunda izliyoruz. Evlilik, hamilelik, kişisel gelişim, kadın olma, cinsiyete bağlı toplumsal beklentiler, kalıplaşmış cinsiyetçi klişeler ve daha nicesini zaman zaman sert eleştirilerle zaman zamansa komik bir tutumla ele alan Schumer’in Growing gösterisini kaçırmamanızda fayda var.

Moana (2016)

Evet, Moana! Animasyon deyip geçmeyin, Disney’in en feminist yapıtlarından biri olarak kabul edilen sevimli karakter Moana, kadınların kurtarılmak için bir prense ihtiyacı olmadığını göstermeyi başarıyor. Bir peri masalı romantizmiyle değil, başarılı, güçlü kadın rol modellerin desteğiyle yoluna devam Moana, her yaştan kadına güçlü duruşu ile ilham veriyor.

Thelma and Louise

Harika bir macera filmi olmasının yanı sıra iki kadının birbirlerine olan sonsuz desteğini başarılı bir şekilde gözler önüne seren Amazon Prime’ın sevilen içeriklerinden biri: Thelma and Lousie. Zaman zaman sert feminist vurguları, zaman zaman esprili diyalogları, birbirinden etkileyici mekanları ve kahkahalara boğan sahneleriyle geçen filmde bu iki güçlü kadından öğrenilecek çok şey olduğu kesin.

Wonder Woman

‘Süper kahramanlar’ hakkındaki tüm cinsiyetçi kavramlara elveda demeye hazırlanın. Kim demiş süper kahramanlar erkek olmalı diye! En iyi feminist aksiyon filmleri arasında gösterilen Wonder Woman, sürükleyici hikayesi ve benzersiz güç gösterici şovlarıyla toplumun beklentisindeki tüm tipik cinsiyet rollerine veda ediyor.

Sizin de ‘her kadın bunu izlemeli’ dediğiniz yapımlar varsa bizimle yorumlarda paylaşabilir, kadınların ihtiyaç duyduklarından ilham alabilecekleri kaynakları hatırlamalarına yardımcı olabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Her kadının mutlaka okuması gereken ilham verici kitaplar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale