X

Güçlü bir iradenin sırrı: Yüksek yaşam enerjisi

Birkaç sene önce, 1,5-2 sene boyunca ne olursa olsun her gün mutlaka yürüdüğüm, su içtiğim bir dönem vardı. O zaman aldığım notlara bakınca hep aynı şeyi yazmışım kendime: “Hayattaki altın kural: İrade, disiplin, süreklilik!”

Ve bunu harika bir şekilde de hayatımın her alanında uyguluyordum, ta ki merkezimden sapıp dış dünyada kaybolduğum noktaya kadar. Sonrasında bir süre de kendimden emin bir şekilde: “Ben zaten yaptım bunu, başardım, istesem yine yaparım” ile geçti.

Fakat öyle olmadı. Sürekli başardığım döneme tutunma halindeydim. Örnekler verdiğimde sürekli hayatımın o iradeli, disiplinli zamanlarından örnekler veriyordum ama içinde olduğum zaman dilimine baktığımda aslında ellerim bomboştu. (İşin aslı içinde olduğum döneme bakmamayı tercih ediyordum çünkü eskisi gibi değildim ve bunu kabullenmek benim için hiç kolay değildi.)

Daha yeni yeni kabul edebiliyorum ki o dönem geçti ve şu an ben istediğim gibi irade sahibi değildim ve hayatımda disiplinin d’si yoktu. Kabul etmek: Her şeye kapıyı açan ışık hali. Evet, böyle tanımlayabilirim kabullenmeyi. Aslında kabullenme noktasına kadar geçtiğimiz süreç, bizi sıkıştıran, çıkış yolu yokmuş gibi çaresiz hissettiren. Hayatında çözemediğin konularda ise konuyu kabul ettiğin an, sonsuz yolların gözünün önüne serildiği an.

En büyük adım fark etmek

Hayatımızdaki bir durum artık bize fayda sağlamıyorsa, sıkıştırıyorsa ve dönüştürmek istiyorsak, ilk adım bu durumu fark etmek tabii. Neyin bize iyi gelip gelmediğini görmek. Bu ilk adım, büyük bir adım çünkü birçoğumuz hayatımızda neler olup bittiğini; daha doğrusu içimizde neler olup bittiğini anlayamayacak kadar dış dünyayla meşgulüz. Fark ettiğimiz noktada ise elimizde kocaman bir bilgi oluyor kendimizle ilgili. Bilgi harika bir şey! Fakat bilgi kadar, o bilgiyi kullanıp kullanmadığımız ya da nasıl kullandığımız da önemli.

Eğer ki fark etme, kabullenme ve kendimizle alakalı bilgi sahibi olma seviyelerini geçmişsek ve artık amacımız kendimizi olmak istediğimiz insana doğru evirmekse sıradaki basamağı söylüyorum: İrade!
Ben hayatımın bu döneminde eksik olduğum noktayı keşfettim: İrade!

O kadar zorlanıyorum ki iradeli olmak konusunda ve yapmaya çalıştıkça yapamamak beni o kadar başarısız, beceriksiz hissettiriyordu ki anlatamam. Yorulmuştum. Hatta çok yorulmuştum. Ben de harekete geçmeye çalışmak yerine, bu kelimenin en başından tutmaya karar verdim ve sormaya başladım:

İrade nedir? İrade nasıl var edilir? İrade nasıl çalışır ve kuvvetlendirilir?

Kardeşlerime bir sabah bu soruları mesaj attım ve yardım istedim. Belli ki tek başıma işin içinden çıkamayacaktım ve göremediğim bir şeyler vardı. Onlar da bana kendi tecrübelerine ve öğrendiklerine dayanarak bana bilgiler aktardılar. 

“İrade nedir?” sorusu üzerine düşünmek

• İrade, senin için aşırıya kaçan konularda durabilmek, sınırını bilmek.
• İrade genelde sadece hayatımızdaki negatif konularda kullanılıyor ama insan iradesini kullandığı zaman ise pozitife dönüyor.
• İrade, kendi iyiliğini istemekle, öz saygı ile alakalı.
• İrade, yüksek yaşam gücü ister.
• İradenin çalışması için deneme, pratik gerekiyor. Fakat bu noktada kendi üzerine gitmenin dozu önemli. Kendine şefkatli yanın her zaman olacak, onunla beraber üzerine gideceksin.
• İnsan, iradesine sahip çıkamadığı konularda ufak ufak başlamalı. Bir anda mükemmeli yakalama kaygısı içerisinde olmamalı.
• İradeyi anlamak ve geliştirmek istiyorsan: İnsan, iradesini kaybettiği anları gözlemlemeli. Duygu durumunu not etmeli. İrade ne zaman güçlü ve ne zaman güçsüz gözlemlenmeli.
• İrade, bir hırsa dönüşmemeli!
• İradeyi tutamamanın sebebi hatalı inanışlar da olabilir. Mesela balıketi bir kişiysen, zayıflamak istiyorsan ama yemek yemeyi bir türlü azaltamıyorsan bilinçaltın sana şöyle diyor olabilir: “Benim yapım zaten balıketi ve ben kilo veremem. O zaman yemek yememeye uğraşmak benim için zaman kaybı.”

Ve nerede noksan olduğumu görmüştüm. Bir anda “irade yüksek yaşam gücü ister” cümlesi beni çok etkilemişti. Hiç böyle düşünmemiştim. İradeli bir insan gerçekten yaşamayı çok seviyor, yaşadığı hayattan keyif alıyor ya da almak istiyor demekti. Bu dönemime baktığımda gerçekten yaşam gücüm, enerjim eskisi gibi değildi. Böyle olunca, daha da geriye gitmek durumunda kalmıştım. “Hayatımda ne/neler yaparsam yaşam enerjimi yükseltebilirim?” sorusuyla baş başaydım ve bundan memnundum. Nereden başlayacağımı bulmuştum sonunda.

Doğru sorular müthiştir. Doğru sorular insanı harekete geçirir, kendini anlamasını sağlar, büyütür, dönüştürür. Hayatınızda bir konuda kafanız karışıksa, işin içinden çıkamıyorsanız kendinize sorular sorun. Düşünmeden, ardı arkası kesilmeyen sorular. Bir noktada fark edeceksiniz ki ihtiyacınız olan soruyla göz göze gelmişsiniz.

Ben bu noktaya sorularla, sorguyla geldim ve yine soruyla bitiriyorum. Soru soruyu, cevap cevabı açıyor ve hayat yeniden başlıyor.

Kendinizi bulduğunuz hayatlara.

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Gerçekten yaşadığını hissetmek için: Gör, anla, fark et

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale