X

Gördüğünüz cinsel içerikli rüyaların uyku pozisyonunuzla bir ilgisi olabilir mi?

Yatma Şekline Göre Cinsel İçerikli Rüyalar

Cinsel içerikli rüyalar hem kadınlarda hem erkeklerde yaşanabilen, normal olaylardır. Yapılan araştırmalar, erkeklerin %93’ünün, kadınların ise %86’sının daha önce hayatında en az bir kez cinsel içerikli rüya gördüğünü söylüyor. Bazı kişiler diğerlerine göre bu rüyaları daha sık ya da daha farklı yoğunluklarda görüyor olabilir. Aslında bu durum, bazı topluluklarda bu rüyaları görmenin normal olarak karşılanması, bazıları içinse normal olmamasına kadar giden çok farklı dinamikleri altyapısında barındırıyor.

Peki, rüyaların kişiden kişiye, hatta kültürden kültüre farklılık göstermesinin sebebi tam olarak ne?

Yapılan yeni bir araştırmaya göre, rüyalarda yaşanan bu farklılığın sebebi kişilerin uyurken farklı pozisyonlarda yatıyor olmaları. Yani, uyku pozisyonunuz gördüğünüz rüyanın içeriğinde etkili olabiliyor.

Hong Kong’da yapılan araştırma, %34’ü erkek, %66’sı kadın olan 670 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleşiyor. Katılımcılara cinsel içerikli rüyaları ne sıklıkta ve ne yoğunlukta gördükleri soruluyor. Ayrıca katılımcılardan uyku pozisyonlarıyla (yan, sırtüstü, yüzüstü) ilgili bilgi de vermeleri isteniyor.

Katılımcıların %71’i uyurken hep aynı pozisyonda yattığını, gece boyunca bu pozisyonda pek değişiklik olmadığını belirtiyor. Bu kişilerden %72’si genelde yan olarak yattığını, %23’ü sırt üstü yattığını, %5’i ise yüzüstü yattığını belirtmiş. Yan ya da sırtüstü yatan bireylerin rüyalarında kayda değer bir fark görülmezken, yüzüstü yatan bireylerin erotik rüyaları daha sık gördüğü rapor ediliyor.

Yani araştırmanın sonucunda, yüzüstü yatan katılımcıların cinsel bir deneyim ya da çıplaklık içeren rüyaları daha sık gördüğü ortaya çıkıyor. Daha sonra konuyla ilgili bir literatür taraması yapan yazar, yüzüstü yatan insanlarda cinsel içerikli rüyaların yanı sıra bir yere kapatılma ya da bağlanma, boğulma ve UFO görme gibi farklı içeriklerdeki rüyaların da görüldüğünü keşfetmiş.

Burada sorulması gereken soru, yüzüstü yatmanın cinsel içerikli rüyalarla ne gibi bir ilgisinin olabileceği.

Bu çalışma neden-sonuç ilişkisi açıklayan bir yöntemle yapılmadığı için bilimsel verilere dayanarak yorum yapmak oldukça zor. Fakat konu üzerine üretilen teorilerde, yüzüstü yatarken genital bölgeye yapılan baskının insanların rüyalarına etki edebileceği varsayılıyor. Aynı şekilde, bu konuda üretilen diğer bir teoriye göre, yüzüstü uyumak göğüste baskı yaratarak kişilerin uyurken nefes almasını zorlaştırıyor. Bu durum da bireyin rüyada boğulma ya da sıkışma hissi yaşamasına sebep oluyor.

Bu araştırmanın sonucuna bakarak yüzüstü uyumanın cinsel içerikli rüyalar görmemize yardımcı olacağı sonucuna varmak çok da sağlıklı bir çıkarım değil. Böyle bir şeyin kesinliğinden emin olabilmek için birçok farklı araştırmanın yapılması ve bu hipotezin kesin olarak doğrulanması gerekiyor. Sonuç olarak, bu sonuçlardan çıkarabileceğimiz tek yargı, uyku pozisyonumuzun gördüğümüz rüyalarla bir ilişkisinin olabileceği ihtimali.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale