X

Giysileri atmak yerine yapabileceğiniz 3 şey

Amerikalıların, her sene ortalama 36,7 kg ağırlığında giysi, perde, çarşaf vb tekstil ürünlerini çöpe gönderdiğini biliyor muydunuz?

Yeniden kullanılabilir tekstil ürünlerinin atık olarak değerlendirilme oranı gerçekten çok ama çok fazla. Öyle ki Tekstil Geri Dönüşüm Konseyi’nin açıkladığı rakamlara göre, yeryüzündeki katı atık alanlarının %5’ini bu ürünler kaplıyor! Ayrıca bu ürünlerin üretimi sırasında salınan sera gazları ve kullanılan kimyasal tekstil boyası atıkları, ekolojik dengenin bozulmasında son derece etkili bir rol oynuyorlar.

En sıradan tekstil ürününü üretmek bile doğal kaynakların harcanmasına sebep olurken biz de Uplifers olarak bu kirliliği ve enerji sarfiyatını engellemek için neler yapabiliriz biraz kafa yorduk:

İlginizi çekebilir: Zen ve minimalizm sanatına giriş: Zen psikolojisi

Elbiselerinizi satın

“Ne yani eskimiş elbiselerimi satmakla mı uğraşacağım?” demeyin çünkü biraz eskiyen elbiselerinizi çöpe atmak yerine satarsanız hem doğaya saygı göstermiş, hem kendinizi tüketim çılgınlığından bir nebze kurtarmış hem de bütçenize katkı sağlamış olursunuz. Bunun için şehrinizde bulunan 2. El eşya dükkanlarının kapısını çalabileceğiniz gibi, satışınızı lokal pazarlarda, eğlenceli garaj satışı etkinliklerinde veya internetteki 2. El giysi satış platformlarında da yapabilirsiniz.

Bağışlayın

Çok eskimemiş, nispeten iyi durumda olan fakat uzun süredir giymediğiniz kıyafetleri biraz elden geçirdikten ve kategorize ettikten sonra sivil toplum kuruluşlarına bağışlayabilirsiniz. Çünkü özellikle evsizler, göçmenler ve devlet yardımıyla geçinen yoksul insanların en büyük gereksinimlerinden biri de daima 2. Plana atmak zorunda kaldıkları tekstil ürünleridir.

Eski tişört kumaşlarıyla örülmüş hoş bir halı

Değerlendirin

Satmaya ya da vermeye kıyamadığınız ya da artık sağında solunda yırtıklar / delikler olan elbiseleriniz varsa bunları değerlendirerek daima gözünüzün önünde olmalarını sağlayabilirsiniz. Örneğin eski tişörtlerinizi şeritler halinde keserek bir kilim dokuyabilir ya da farklı renk ve desendeki gömleklerinizi patchwork bir yatak örtüsüne dönüştürebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Evdeki kullanılmayan malzemeleri dekoratif objelere dönüştürmenin yaratıcı yolları

 

Kaynak:

upworthy.com

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale