X

Gidenin ardından, geride kalan: Geçmişi onurlandırarak vedalaşmak

Çok kıymetli bir dostumla sohbetteyiz. Birbirimizi hiç yargılamadan sohbet edebilmenin rahatlığını ve keyfini yaşıyoruz. Arkadaşım yıllar önce eşinden boşandı, güzel mi güzel bir kızı var.
 
Aşk, evlilik, aldatma, boşanma, ayrılık… Konuştuğumuz konular bunlar. Onun şu sözlerini, noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istedim. Bir deneyimi, bir farkındalığı, onu yaşayanın duygu ve his dünyasından dinlemek, algılamak bence çok kıymetli. Özellikle boşanma yaşayanların okumasını ve şifalanmasını diliyorum.

“Evlilik de boşanma da iki kişi arasında olan bir şey. Ama bazen bir taraf yolunu çoktan çizmişken öteki bazı şeylere yeni uyanıyor olabilir. Ki bu çok acı verici bir şey. Uzun evliliklerde ve beklemediğin kopuş ve gidişlerde… Ben hep bunları yaşarken tek bir şey hayal ederdim. Bana şöyle diyebilse diye hayal ederdim:
 
‘Sen değerlisin, önemlisin, seni hiç ama hiç böyle kırmak, incitmek istemedim. Ama olaylar, yollar bizi bu şekile soktu. Senin incinmeni, acı çekmeni hiç istemiyorum. Ve sen acı çektikçe ben de çekiyorum. Beni anlamanı bekleyemem. Ama ben seni anlıyorum. Elimden ne gelir sana bu duyguları hissettirmemek için? Senin bu kızgınlığı, kırgınlığı, incinmişliği yaşamanı ve bunu yaşatanın ben olmasını hiç ama hiç istemezdim. 
 
Seninle yaşanmış bir dolu güzel yıllarımız var. Seni bu duygularla kavrulurken görmek benim içimi çok acıtıyor. Bana içindekileri söylesen daha mı rahatlarsın? Ben buna da, sana iyi gelecekse hazırım. Yeterki sen bu öfke ile kendine zarar verme. Sen önemlisin benim için… Her şeyden önce bir insan olarak.'”

Geçmişi onurlandırarak vedalaşmak

Arkadaşlar bu sözler tam bir onurlandırma. Peki bizleri; onca güzel zamanı paylaştığımız insana kalbimizi açıp bu sözleri söylemekten alıkoyan nedir? Onu onurlandırmaya ne engel olur?

 

 
Yıllarca birlikte aynı yastığa başınızı koyduğunuz kişinin, hayatına başka bir partnerle devam etmesi zor geliyor, ağrımıza gidiyor olabilir. Doğal olarak insanız, duygularımız var. Şunu fark etmek yaşamımızın devamında ve sağlığımız için önemli. Geçmişi, ilişkilerimizi, partnerlerimizi onurlandırmadığımız sürece aynı enerji sarmalının içinde hapisiz. Bir sonraki ilişkiye de benzer duyguları, korkuları taşıyoruz. 
 
Ayrıca öfkede kaldıkça kendimize acı veririz, acıdan besleniriz, o kişiye enerjisel olarak bağlı kalırız. Acı, öfke, suçluluk duygularıyla kendinizi pişiriyor olabilirsiniz, isterseniz küllerinizden yeniden doğabilirsiniz.
 
Sakın ola ki “Ben bu kadar acı çekerken mutlu olmazlar” diye düşünmeyin. Bilinçaltı boyutta kendinizi kötü ederek, kötü hissederek almaya çalıştığınız intikam sadece size etki ediyor. Çünkü hayat devam ediyor. 
 
Şimdi, şu an ayrıldığınız eşinizi onurlandırabilirsiniz. Her ne olduysa oldu, AŞKla yaşayabilirsiniz.
 
Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Huzura ve mutluluğa ulaşmanın anahtarı: Gölge yaralarımızla çalışma

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale