X

Getirdikleri yorumlarla sanata bakış açımızı değiştiren 7 sanatçı

Sanatın ne olduğu sorusuna verilebilecek bir sürü cevap var. Hepimiz çevremizi saran güzellikleri farklı şekillerde yaşıyoruz. Dolayısıyla hepimizin sanatçı tanımı da farklılıklar gösteriyor.

Ancak bu yazıda yer verdiğimiz sanatçılar, siz fark etmiş olun ya da olmayın, sanata dair yorumlarınıza farklı etkilerde bulundular. Her biri eserlerini üretmek için genele tamamen aykırı, çok farklı işlere imza attılar. İşte onlardan 7 tanesi:

Banksy

Gerilla sanatçıların çoğu için sanatla uğraşmak, eserlerinin yapılır yapılmaz yıkılması veya zarar görmesi anlamına geliyor. Ne var ki İngiliz grafiti sanatçısı Banksy için durum öyle değil. Banksy’nin sahip olduğu siyasi tutumla şekil verdiği eserleri, oldukça övgü alıyor ve korunuyor.

Milyonların görmek için akın ettiği eserlerinde önemli toplumsal konulara değinen Banksy, yeni bir alt kültür yaratarak sokak sanatının yaygınlaşmasını sağladı. Ancak sanatçının kimliği hala bilinmiyor.

Andy Warhol

21.yüzyılın en etkili sanatçılarından biri olan Andy Warhol; güzel sanatlar, fotoğraf, yazı ve sinema alanında birçok şahesere imza attı. Eserlerinde sıklıkla tüketici ürünlerini kullanan Warhol, kendisi de çoğu zaman işlerinin fabrika benzeri üretimini gerçekleştirdi. Aynı zamanda ünden, paradan ve statüden de çok hoşlanan sanatçı, genellikle diğer sanatçıların kar gütmeyle ilgili endişeli tavırlarından da çok uzaktı.

Lars von Trier ve Thomas Vinterberg

Danimarkalı film yapımcıları Lars von Trier ve Thomas Vinterberg, sinemada yarattıkları yeni çerçeve ile büyük stüdyoların benimsediği sinema araçlarının kullanımını kabul etmeyerek, geleneksel film çekimine odaklanan yönetmenlere meydan okudular. Ortaya koydukları bu yeni film tekniğine verdikleri isim ise “Dogme 95” idi.

Film yapımcılığıyla ilgili bir dizi sınırlamalar yaratan von Trier ve Vinterberg, sade bir film yapımından çok daha büyük bir şey başardı: Sinemayı büyük stüdyolardan çıkararak sanatla birleştirdi.

Dogme 95 film kolektifi dağılmasına rağmen, bu manifestoyla üretilen 100’den fazla sinema filmi mevcut ve çok daha fazlası da yolda.

İlginizi çekebilir: Sıra dışı bir kolaj sanatçısı: Eugenia Loli

Jamie Beck ve Kevin Burg

Bir fotoğraf çektiğinizi ve sonra buna bir kıvılcım eklediğinizi düşünün. Fotoğrafçılar Kevin Burg ve Jamie Beck’in yaptığı işte tam olarak bu. Cinemagraph olarak adlandırdıkları yeni sanat türünde, Burg ve Beck, çektikleri video ve fotoğrafları birleştiriyorlar. Bu yeni sanat türü, bugün özellikle reklam kampanyalarında kullanılıyor.

Chris Milk

Kanye West ve Modest Mouse gibi yıldızlarla çektiği klipler sayesinde tanıdığımız Chris Milk’in sanal gerçeklikle ilk buluşması, kulaklık ve 360 derece kamera kullanarak ürettiği yeni tür bir teknolojiyi kullandığı Beck’in ‘Sound and Vision’ performansıydı. Sanal gerçekliğin hikaye anlatımında ne denli güçlü olabileceğini anlayan Milk, daha sonra teknoloji ve sanatı birleştiren bir şirket kurdu.

İlginizi çekebilir: Doğayla sanatı birleştiren proje: Sanata geri dönüşüm

Kaynak:

patreon.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale