“Geri döndüm, evimdeyim”: Varılacak yer neresidir, olmamız gereken an hangisidir?

“Vardım, evimdeyim. Buradayım, şimdideyim. Sağlamım, özgürüm. Mükemmeli yaşıyorum.”
Vietnamlı Zen üstadı, yazar, öğretmen, şair ve aktivist Thich Nhat Hạnh

Zamanımızın büyük kısmını bir şeyleri arayarak veya peşinden koşturarak geçiriyoruz. Sürekli yapma halinde geçirdiğimiz için çoğu zaman sanki zaman aleyhimize işliyor. Bazı anlar zaman ne çabuk geçiyor, bazı zamanlar çok yavaş geçiyor diye hayıflanabiliyoruz. Oysa istediğimiz zaman durabilir ve şimdiki anın eşsizliğini yaşayabiliriz. Anda olamadığımız için ya geçmişle ilgili keşkelerde ya da gelecek ile ilgili acabalardayız. Tam “Her şey istediğim gibi oldu” dediğimiz bir gün her şey bir anda tersine dönebiliyor, beklediğimiz şey olamayabiliyor veya beklediğimizin dışında bir şey gerçekleşip tüm planlarımızı alt üst edebiliyor. İşte o an kızıyoruz olana, belki de oldurana. Kızıyoruz, öfkeleniyoruz, çabalıyoruz, zorluyoruz. Yaşamın en kıymetli anlarını belki de bu süreçte kaçırmış da oluyoruz.

Yapmak halinden varolmak haline geçmek kat edilmesi gereken bir yol değil. Şimdi ve burada varolmak bir oluş hali. Sadece hatırlamamız gerekiyor. Zen üstadı Thich Nhat Hạnh’ın ilham veren sözü “Vardım, evimdeyim” burada, şimdide olmayı bize hatırlatan, varoluşumuzu onurlandıran bir söz ve aslında gitmek zorunda olduğumuz bir yerin olmadığını fark ettiriyor.

Son haftalarda yaşadığım olayların etkisinde kendime yaptığım bu hatırlatmayı sizlerle de paylaşmak istedim: “Gerçek evimiz şimdiki an; her ne oluyorsa şimdi ve burada oluyor.” Mart ayından itibaren başlayan pandemi dönemi Haziran ayı ile beraber “eski” düzenimize kavuşma, beklediğimiz ve planladığımız şeyleri hayata geçirebilmemiz demekti. Fakat benim gibi birçoğumuz aslında durumun hiç de bu şekilde olmadığını Ağustos ayına girerken keşfettik. Yoga uzmanı olarak çalıştığım stüdyoların bir çoğu hala kapalı. Açık olanlarda da eskisi gibi bir çalışma düzeni yok. Hala ne olacağı belirsiz bir durumun içindeyiz. Yapma haline geçme niyetlerimizin önüne engel çıkıyor ve yine olma haline zorlanıyoruz gibi geliyor. Alıştığımız hallerden uzaklaştırılmak ise huzursuz ediyor.

Cevaplanmasını beklediğimiz sorular içinde en temeli: “Ne zaman normale döneceğiz?” Çoğu uzmanın belirttiği o normal olma halleri belki de eskisi gibi olmayacak. Yine de bünye bunu kabul etmekte zorlanıyor. Ve tabii stres halleri de peşimizi bırakmıyor. Acabalarla kaybolduğumuz ve ulaştığımızı sandıklarımızın aslında olmadıklarını fark etmek de hayal kırıklıklarımızın arasına ekleniyor. Yapılacak tek şey kalıyor, şu an yapacak bir şeyin olmadığını kabullenmek. Sadece şimdi ve bu anda kalmanın farkındalığını keşfetmek dışında herhangi bir şeyin boşa kürek çekmek olduğunu görmek…

“Gerçek evimiz şimdiki an. Gerçek evimiz ayrımın olmadığı, nefretin olmadığı yer. Gerçek evimiz arayışta olmadığımız, acaba veya keşke demediğimiz yer. Gerçek evimiz geçmiş değil; haykırışlarımız, takıntılarımız, vazgeçemediklerimiz veya olmasaydı dediklerimiz değil. Gerçek evimiz gelecek değil; endişelerimiz, umutlarımız veya korkularımız değil. Gerçek evimiz bu anda. Buddha’nın öğretilerine göre yaşamı pratik edersek kaybolduğumuzu sandığımız her an şimdi ve buraya dönebiliriz. Farkındalık enerjimiz gerçek evimizin bu anda oluşmasına yardımcı olur.”
Thich Nhat Hanh

Durmak da hareket etmek kadar özel bir meziyet. Buddha, ilk okuldan itibaren bizden sürekli beklenen yapma hallerinin dışında bir şeyi öneriyor. Olma halini keşfetmemiz için araç olarak meditasyonu sunuyor. Kendimize, evimize dönebilmek için olma haline geçmemizin yeterli olduğunu anlatıyor. Bu olma halinde ise yaşamla randevumuzdan keyif alabiliyor, huzur ve mutluluk içinde olabiliyoruz.

Yoğun bir günün ardından evinin kapısından içeri girmenin sana hissettirdiği his gibi tüm o keşkeler, acabalar, hayal kırıklıkları, öfkeler, kaoslar, bilinmezler sonrasında kendi evine geri dönmek…

Meditasyona oturduğumda bazı zamanlar zihnimin konuşmaları durmak bilmeyebiliyor. Bedenimde rahatsız edici hisler oluşuveriyor. Gidecek bir yerim olmadığını fark ettiğimde, o düşüncelerin bir sonu olmadığını anladığımda işte o zaman evime dönmenin huzurunu yaşamaya başlıyorum. İşte tüm pratik bundan ibaret.

Bazı zamanlar zihnim yapılacak olanları, planlarımı, gelecekle ilgili endişelerimi bana hatırlatıyor. Ve yine meditasyona oturuyorum ve gülüyorum. Yapma halimden olma halime geçmenin yarattığı huzuru keşfederek artık tepki vermenin bana yarar sağlamadığını keşfediyorum. Bedeninle bağ kurabildiğin her zaman, zihin ve beden hizalandığı her an burada, şimdide, evindesin. Bu linkteki meditasyon ile beden farkındalığı çalışması ile sen de bu deneyimi yaşayabilirsin. Ayrıca Uplifers Instagram sayfasında yaklaşık 2 aydır her çarşamba akşamı sizlerle beraber meditasyona oturuyoruz. Geçmiş meditasyonları ise IGTV sayfasından bulabilirsin. 

İlginizi çekebilir: Zihninizde hiç susmayan biri mi var: İçinizdeki negatif sesi dönüştürmek mümkün

Meltem Fakabasmaz
İstanbul’da doğdum. Anaokulundan lise sona kadar okuduğum FMV Işık Lisesi’ni tamamlayarak Endüstri mühendisliği okumak için rotamı Kıbrıs’a çevirdim. 4 sene sonunda okul ikincisi olarak ... Devam